28 Nisan 2009 Salı

elma mı armut mu?

İnsan hayatını külliyen değiştirecek bir kararı ne kadar zamanda verebilir? Birkaç günde verenini hatta tek günde bir saatte verenini ve hemen uygulayanını biliyorum. Buralarda olanlar V'nin hızlı kararından bilirler.
Kendimi düşündüm:
-Kahve içsem mi? bugün kafein aldım içmeyeyim. Ama canım istiyor. O zaman kafeinsiz alayım. Yok yok ben bitki çayı alayım en iyisi. Bir dakika hangisini daha çok istiyorum? Kahve. Ama onu içmesem daha iyi şimdi......( Seçenek 1: Bir şey almadan çıkarım. 2: Kasaya kadar kahve diyerek gider orada hibiscus derim.)
-Etek mi giyeyim pantolon mu? Okuldan sonra bir yere gidecek miyim? Gidebilirim henüz karar vermedim. Gidersem etek giyeyim. Ama gitmezsem bunu giyeyim. Peki gidecek miyim? Bilmiyorum. (Son anda elime ne geçerse onu giyerim)
- Mavi mi mor mu? (Kırmızı)
-Şimdi uyuyup gece mi kalkayım gece yarısına kadar çalışıp sonra mı uyuyayım? ( Bu soru 3000 kez tekrarlanır saat hayli ilerlemiştir uyurum gece değil sabah bile kalkamam)
-(Kahvaltıda) Portakal suyu mu içsem süt mü? Tuzlu da var tatlı da. Önce tuzlularla portakal suyu içeyim sonra da süt içerim. Ama midem bulanır öyle. Ama tuzlu yerken de süt içemem ki. Tatlı bir şeyle de portakal suyu. (Su içerim)
-Önce postaneye sonra derse gideyim aklımda kalmasın. Ama ya derse geç kalırsam. Dersten sonra göndereyim. Ama o zaman unutuyorum önce göndereyim. Öyle de geç kalabilirim. (Derse geç kalırım ama posta sebebiyle değil. O posta da bir aydır gönderilmedi zaten)

Bütün bunlara rağmen otobüste giderken aklıma gelen bir şeyle aldığım bir telefonla mesajla o günkü bütün planlarımı iptal edip otobüsten inip gidebilirim. Yada otobüse binebilirim :)
Bu küçük bir örmek biliyorum. Büyüklerini yaptım ama burada anlatamıyorum. Her seferinde kendime şaşırıyorum. Bu kadar küçük bir şey için saatlerce düşünürke bunu nasıl yaparım diye.

V gibi bir kararı bu kadar hızlı alır mıyım? Belki. Sanırım. Evet evet olabilir :)

1 yorum:

yoLcuvincent dedi ki...

bende de vardı bu planlılık ve sürekli düşünme hali. bu sorulara ek olarak şunları da sormuştum:

bu sürekli düşünme hali, beynimi çok kullandığımdan onu olumlu yönde etkiliyor mu acaba ? yoksa gereksiz yere fazla program çalıştıran bir bilgisayar gibi beni kasıyor, verimimi mi düşürüyor ?

su anda düşünmeyi düşünmenin üstüne düşünüyorum. bu nasıl bir kısır döngüdür ? hersey üzerine bu kadar düsünmesem ve süreç planlaması yapmasam hayatım daha değişik ya da ne bileyim eğlenceli olabilir miydi ?...

sonuç olarak bi nevi yesman deki adam gibi her teklife evet demeye başladım. şuraya gidelim mi ? gidelim. şunu yapalım mı ? yapalım.

ve de fikir yürütmeleri bir kademeye indirdim. mesela ayakkabı alacağım zaman; seçenekleri hemen 2 ye indirip, rastgele birini seçtim vs.

yine de sonuç olarak kurtulamıyorsun :) bu sefer de mağazaya girmeden, seçenekleri ikiye indirip sağdakini seçecem gibi planlar yapıyorsun vs.

sonraları hiçbir seçimin hiçbirşeyi değiştirmeyeceği gibi bi hissiyata kapılıp ''farketmez''cilerden oldum. vurdumduymaz oldum bi nevi. az biraz rahatladım.

ama yine hala dolmuşa binmeden bozuk paramı hazırlarım. para üstünü, dolmuşta hangi kitabı okuyacağımı vs. düşünürüm. bu lanetten kurtuluş yok gibi..

sonuç olarak hızlı bir karar alabilirsin ama 10-20 saniyelik karar anında bile çoğu insandan çok fikir geçer aklından :)

sonraları yine aldığın karar üstüne düşünürsün.....[loop]...

mesela bu postu gönderiyim mi göndermeyim mi diye düşündüm şimdi. yazının ortalarına geldiğim de düşünmüştüm aslında bunu, sonra ''biraz daha devam edersen çok yazmış olacak, silmeye kıyamayacak ve gönderceksin'' ona göre karar ver dedim kendi kendime.

yani aslında şu anda vereceğim kararı önceden biliyordum. bunun üstüne düşünmüştüm. yazmaya devam edeceğim an gönderme kararını vermiştim. mesela şimdi sırf bu sebepten, inat uğruna bu postu göndermekten vazgeçebilirim.

bu postu silme düşüncesi belki şu an aklıma geldi, ama emin ol bir kez daha böyle bir yazı yazacak olsam, ve yazının yarısına gelsem yine, ''biraz daha devam edersen çok yazmış olacak, silmeye kıyamayacak ve gönderceksin'' düşüncesinin yanında, son raddede silip silmeme durumu da aklıma gelecekti.

neyse efenim daha fazla uzatmayayım. bu ''dert'' bazı durumlarda olası senaryolara karşı uyanık olmak gibi getiriler sağlasa da, herşeyin belirli olduğu bir dünyaya yol açar en ileri aşamada. bunu da istemem ben şahsen. bu durumda en iyisi üzerinde çok düşünmeden rastgele kararlar vermek, farklı deneyimlere açık olmak, cesur olmak kanımca. konudan saptım sanki.

sonuç olarak ''into the wild'' en sevdiğim filmlerden biridir.(sonuca gel)..

orda şöyle bişi der christopher mccandless kardeş: ''insan ruhunun
özü, yeni deneyimlerden oluşur''

yorum alanını bir nevi beynimden fırlayanlar çöplüğü olarak kullandığım için özür dilerim. böyle olacağını en baştan düşünmemiştim. cidden :)