18.30-19.50 arası İstanbul'un sanırım dörtte biri metrobüse biniyor Mecidiyeköy'de. Kavga çıkıyor tren istasyonlarında. Treni bekletiyorlar. Herkes kavgayı seyredip söyleniyor. Söylenerek seyrediyorlar. Eve gelmek gitgide daha zor olmaya başlıyor. Yaslandığım yere göz koyan kadınlar beni omuz ve kalça darbeleriyle otobüsün, trenin ortasına savuruyorlar. İnsanları sevmek zorlaşıyor. Ama bazıları şahane. Mesela:
tavalı fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tavalı fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Aralık 2010 Cuma
Tatlı yiyelim
Mesai saati biterken, göz ucuyla MR sonucumu arayan adam bulamıyor. Çıkmamış daha, diyor. İkimiz de biliyoruz çıktığını. Ben de bu yüzden kızıyorum, o da. İkimiz de açık sözlüyüz. Ben ne düşündüğümü söylüyorum, o da uğraşamayacağını.
18.30-19.50 arası İstanbul'un sanırım dörtte biri metrobüse biniyor Mecidiyeköy'de. Kavga çıkıyor tren istasyonlarında. Treni bekletiyorlar. Herkes kavgayı seyredip söyleniyor. Söylenerek seyrediyorlar. Eve gelmek gitgide daha zor olmaya başlıyor. Yaslandığım yere göz koyan kadınlar beni omuz ve kalça darbeleriyle otobüsün, trenin ortasına savuruyorlar. İnsanları sevmek zorlaşıyor. Ama bazıları şahane. Mesela:
18.30-19.50 arası İstanbul'un sanırım dörtte biri metrobüse biniyor Mecidiyeköy'de. Kavga çıkıyor tren istasyonlarında. Treni bekletiyorlar. Herkes kavgayı seyredip söyleniyor. Söylenerek seyrediyorlar. Eve gelmek gitgide daha zor olmaya başlıyor. Yaslandığım yere göz koyan kadınlar beni omuz ve kalça darbeleriyle otobüsün, trenin ortasına savuruyorlar. İnsanları sevmek zorlaşıyor. Ama bazıları şahane. Mesela:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

