30 Haziran 2011 Perşembe

Bilirkişi

Az önce kötü haberi anneme verdim: Bir buçuk ay sonra gidiyorum. Benden yapmamı istediği her şeyi unutup bütün gün ağrılı ve hüzünlü bir şekilde duvara, pencereye bakan babamın yanına gidip bahaneler uydurarak sataşmaya başladı. Hepimiz başka türlü yansıtıyoruz.
Ben ise günlerdir herkesi kırıp üzmekten vazgeçtiğim için gerginliğimi azaltacak bir şeyin peşindeydim. Starbucks tumblerı konusunu karara bağlayacak olan bilirkişiyi ararken de gerginlikten kopmak, içime atmaktan çatlamak üzereydim.
-Merhaba Erol Bey, ben Seyyarat.
-Merhaba. Ben bilirkişiyim. Sizin bir meseleniz varmış, ben ilgileneceğim; ben bilirkişiyim.

Sair zamanda konuşmanın bu kısmında ya sessizce, dudaklarımı ısırarak gülerim ya da tıslama gibi hafif bir ses çıkarıp telefonda olduğum için sevinerek devam ederim. Bu kez öyle olmadı.
-Ahahahahhahahahahahah! (İnternet gülüşünün seslendirilmiş hâli) Bilirkişi demek!

5 yorum:

Etka dedi ki...

Birde oradaki yetkili biri ile görüşebilir miyim dersin,tırsak olan karşı taraf da yetkili kişi benim buyurun der :)

mavi dedi ki...

Seyyarat yine nereye gidiyorsun? hoş şuan tam olarak nerde olduğunu da bilmiyorum ya... merak ediyorum nasılsın keyfin nasıldır.. neredesin ne yapmaktasın :)

seyyarat dedi ki...

Yine almadın mı mektubumu yoksa? Eyvah! Acilen görüşmemiz lazım o zaman.

A-H dedi ki...

yolculuk nereye ben birseyler kacirmisim sanirim

seyyarat dedi ki...

Burada söylemedim, o sebeple kaçırmadın.
Geldiğim yere dönüyorum diyeceğim de o da açık olmayacak. Amerika'ya.