3 Mayıs 2010 Pazartesi

O giden trende bir şey unuttum durun!

İki kez karşıdan karşıya arabaları durdurarak geçip yetiştiğim trene bindim. Bileti okuttum, bir yer bulup oturdum. Sonra bir ses duydum "Washington Street son durak, lütfen inip sonraki trene binin" diyen. Bana verdiği sözleri tutmayan tüm insanlara duyduğum kızgınlığı gidip makiniste haykırmak istedim. Şimdi inip sonraki trene bineceğim ama bu yaptığını asla unutmayacağım, demek istedim. Onun yerine, geçerken yanından beni çok üzdünüz anlamına gelen bir bakış attım. Anlamadı.

Bir süre bekledikten sonra eve döneyim de eşyalarımı alıp kütüphaneye gideyim, diye düşündüm. Trene koşarken gördüğüm zenci teyze duvarın üzerinde oturmuştu elindeki poşetleri yere bırakıp. Yardım edeyim, dedim tabii. Birden yüzü aydınlandı. Poşetler hakikaten ağırmış ve konuşmakta zorlanan bu teyze yürümekte de hayli zorlanıyormuş meğer. Kapısının önüne bıraktığımda poşetleri bir süre uğraşıp "Thank you" diyemeyince omzuma dokundu. Gülümsedim. Anladı. 

Hava o kadar güzeldi ki hep geçerken gördüğüm o çiçeklere yakından bakmam gerekiyor diye girdim o sokağa. Kapının önünde sigara içen adam başıyla selam verdi. Ben de karşılık verdim, gülümsedim. Ne güzel gülümsediğimi fark etti. Bir de bunu söyledi. Daha çok gülümsedim. Nasıl olduğumu sordu, düşündüm, gülümsedim, iyi dedim. Biraz konuştuktan sonra ben gözümü ayıramadığım merdivenlere oturma isteğiyle yanıp tutuştuğum için dünyanın en saçma sorularından birini sordum: "Merdivenleriniz çok güzel. Biraz otursam, kitabımı okusam, arada karşıdaki ağacı seyretsem, olur mu?"  O kadar güldü ki boynumu bükmüş gidiyordum.  Duyduğu en güzel istekmiş bu. Oturdum, karşıdaki ağacı seyrettim, öten kuşları dinledim. Onun telefonu çaldı. Telefonda Mark diye birine bir dakika içinde yaklaşık yirmi kere "f word" ile değişik kombinasyonlar deneyerek küfretti. Kalktım, "Nereye?" dedi. Eve, dedim. 

Eve geldim.


6 yorum:

metin dedi ki...

insanın içini açan bir yazı... duyduğu en güzel istek olduğu o kadar belli ki adamın...

seyyarat dedi ki...

Teşekkür ederim Metin Bey. Bundan böyle insanlara duydukları en güzel şeyleri ben söylemeye karar verdim. Güzel anlayışımız pek örtüşmeyebilir.

Elestirel Gunluk dedi ki...

Ben de itiraf etmeliyim o denli yalin ve kimsenin soze dokmeyi denemdigi/denemeyecegi guzel bir istek ki bu... Ah insanlari insanlara yabancilastiran bu yasamda sen antidot ol Seyyerat.

seyyarat dedi ki...

Oluyorum EG oluyorum da sonuçları hep bu kadar iyi olmuyor.

vedide yalınayak dedi ki...

arada buraya da gel. güzel merdivenler tanıyorum.

seyyarat dedi ki...

Yaşasın! Gelirim tabii.