26 Mart 2010 Cuma

Sanatın ve sanatçının dostu benim de dostumdur

Eğer sizi bir dans gösterisi varmış, gidelim seyredelim diye çağıran arkadaşınızın aylarca yanınızada Müslüm Gürses, Bülent Ersoy dinleyen biri olduğunu ve hayallerinden birinin Bülent Ersoy'u gazinoda en öndeki masada oturup dinlemek olduğunu biliyorsanız gitmeyin. Ben gittim. Üç kişi zaten sucuklu tost yemek için yolda vakit kaybedip geç kaldığımız üstelik biletsiz girdiğimiz salonda balkonda bir yere oturduk sessizce. Jiri Kylian'ın Black and White'ından bir parça seyredecektik. Ben güzel güzel sakince seyrediyordum ki yanımdaki iki arkadaşımın ses çıkarmasalar da koltuğu sallayacak kadar güldüklerini fark ettim.

Geçmişim çok temiz değil diye bir şey diyemedim. En son film seyreden insanları seyrettiğimiz bir filmde uyumuş sonra da hangisi İranlı hangisi değil tahlili yapmıştım arkadaşımla. Daha önce Yansımalar ve bir Ortodoks Yunan müzik grubunun konserinde kafamı arkaya yaslayıp uyumuş, bana gülen arkadaşlarım yüzünden uyanınca rahatsız etmeyin bakışı atıp tekrar uyumuştum. En azından ben çaktırmadan uyuyorum. Geçen akşam durmayıp gülen arkadaşlarıma buna dayanarak önce dirsek atıp susturmak istesem de sonra soru cevap kısmında salondan çıkanlara pis cahiller hiçbir şeyden anlamıyorlar diye bakanları görünce oturup verilen cevaplara gülmenin en mantıklı davranış olduğunu gördüm.
-Koreografiniz böyle böyle böyle. İçinde hüzün var, sevinç var, kızgınlık var. Neden?
-Tıpkı hayat gibi. (Burada cevabı veren kişi iki kelimelik cümlesine başlamadan evvel salona şimdi şahane bir cevap vereceğim ve hepinizin ağzı açık kalacak hayretten bakışı atar, dudağının ucuyla gülümser, bir omzunu biraz ileri götürür ve cevabı verir. Salondakiler de dünyanın en komik cümlesine duymuş gibi gülerler.)

Çıkarılması gereken dersler: Konserde, sinemada sessizce uyumanızda bir mahzur yoktur yalnız horlamayın, gülüyorsanız da koltuğu sallamayın rica ederim. Öğrendiğiniz dans figürlerini sokakta birbirinize göstermeyin. Her an karşınıza kocaman arabasıyla partiye giderken araba içinde dans eden, sakız çiğnerken boğazının derinlerini görebildiğiniz Türkler çıkıp "napıyosunoauszz" diyebilirler.

7 yorum:

kareemoff dedi ki...

Almanya'da bir adam yolu karşıdan karşıya geçerken ilk 2 şeritte arabalar adama yol vermişler. 3cü (ve son) şeridi tam da biritmek üzereyken bi araba (üüüüüüü....diye fren sesiyle) yakınında durmuş ve arabayı kullanan adam arabadan çıkıp şöyle demiş (bağırmış daha doğrusu) "yaa kardeşim önüne baksana yaa..!"

Adsız dedi ki...

gerçekten çok sanat dostuymuşsunuz.

seyyarat dedi ki...

Kareemoff ne demek istediğini anlamadım sanırım.

Adsız ne oldu sen hep güzel şeyler söylerdn bana?

Eleştirel Günlük dedi ki...

Sen ani ya da deneme yazmalisin bence. Zevk veriyor okumak...

Mehmet Hayri Zan dedi ki...

sanırım benim aklım sucuklu tostta kaldı. nerden buldunuz ya?

seyyarat dedi ki...

EG onu ben ani diye okudum önce. Teşekkür ederim. Çok da ilginç anılarım yok ama ne yapalım olduğu kadar.

Hayri, Angora Cafe'de Turco Panini var :)

corbit dedi ki...

Tost guzeldi, dans komikti..