27 Eylül 2009 Pazar

Şehit kimdir?

Maimonides'in öğretileri hakkında konuşurken konu şehit Yahudilere geldi o dönemde Hristiyan olmayı reddedip ölen. Buradan da şehit kavramına. Pek sevgili hocam Hristiyanlık ve Yahudilik'te şehit kavramının çok dar bir manası olduğunu sadece dinini değiştirmeyi yahut değiştirdiğini söylemeyi reddedip öldürülenlere şehit dendiğini söyledi. Oysa dedi İslam'da dinini yaymak adına yapılan bir savaşta ölen sadece şehittir. Aslında diye başlayacak oldum söze, evet dedi gülerek, trafik kazası geçiren polise bile şehit deniyor Türkiye'de biliyorum.
Ben de düşünmeye başladım tabi kimdir şehit diye. Kafamda birkaç soru var. Yahudiler oradan oraya sürülürken ölenlere şehit dememişler mi? Ya da Hristiyanlar Haçlı seferlerindeki zayiatlarına ne demişler? Peki eğer İslam'da şehit olmak için savaş alanında olmak ya da Allah'ın adını yayma niyeti taşımak İslam adına bir şey yapıyor olma düşüncesine sahip olmak gerekli ise neden trafik kazası geçiren bir asker, polis şehit sayılıyor?Ya da şöyle ki biz seküler bir ülke isek vatana yüklediğimiz bu anlam nedir? 


4 yorum:

mahmut kayış dedi ki...

Valla Yahudi ve Hristiyanlar savaşta ölenlere ne der bilemem. Ancak, Kur’an’ı Kerîm’de, şehitlerle ilgili olarak şöyle buyurulur: Allah yolunda öldürülenler hakkında “ölü” demeyin. Bilakis, onlar diridirler, fakat siz bunun farkında değilsiniz. (Bakara, 2/154). Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme! Bilakis onlar hayatta olup, Rab’lerinin katında yaşarlar, rızıklanırlar. Allah’ın lütfundan ihsan ettiği nimetlere kavuşmaktan dolayı sevinç içindedirler. Arkalarından henüz kendilerine kavuşmayan müstakbel şehitlere, “kendilerine hiçbir korku olmayacağına ve üzüntü hissetmeyeceklerine” dair de müjde vermek isterler. (Âli-İmran, 3/169,170).

Türkiye de trafik kazasında ölen asker ve polislere şehit denmesinin sebebi de Hz peygamberin şu hadisi dayanak olsa gerek: Hz peygamber (s.a.s.) sahabe efendilerimize, Siz aranızda şehid olmayı ne zannedersiniz?" buyurdular.
"Allah yolunda ölmek!" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm açıkladı: "Öyleyse ümmetimin şehidleri cidden azdır. Bilesiniz: Tâunda ölen şehittir, boğularak ölen şehittir, yeter ki seferi taatte olsun. Zâtulcenb'ten ölen şehittir. İshalden ölen şehittir, yanarak ölen şehittir, yıkık altında ölen şehittir, çacuk karnında ölen kadın şehittir." (Muvatta, Cenâiz 36, (1, 233, 234); Ebu Dâvud, Cenâiz 15, (3111); Nesâî, Cenâiz 14, (4,13,14).

muhaber dedi ki...

Uhut savaşında İslam saflarında ölen birisi için şehit olmadığı vurgulanıyor hadislerde. Şimdi böyle hadisler olmayacağına göre, şehit kimdir bilemeyiz bence :(

mahmut kayış dedi ki...

Değerli muhaber, uhud savaşında islam saflarında ölenler için şehit olmadığı vurgulanıyor diyorsun. ben böyle bir hadise denk gelmedim. kaynak verirsen sevinirim.

Böyle hadisler olmayacağına göre derken ne demek istediniz tam anlayamadım. hadisleri sen mi belirliyorsun.

Müslümanların safında savaşırken ölen münafık bile olsa biz onu şehit kabul ederiz. Ancak o kıyamet günü kendi niyeti üzerine hesaba çekilir.

muhaber dedi ki...

Mahmut Kayış'a

Uhut savaşında bahsi geçen kişi Kuzman'dır.

"Kuzman, ağır yaralı bir halde iken, biri der: "...Vallahi, bugün büyük cesaret gösterdin. Müjdeler olsun sana." Kuzman der: "Ne müjdesi? Ben ancak kavmimin şerefi için savaştım. Yoksa savaşmazdım" Daha sonra, yarası şiddetlenince, acıya dayanamaz, kendini öldürür. (6)

Peygamber ordusunda öldüğü halde, Kuzman misali şehadeti elde etmeyenler olduğu gibi...."

kaynak: http://www.webhatti.com/lise-bilgileri/63851-islamiyete-gore-sehit.html

"Şimdi böyle hadisler olmayacağına göre..."

İfademden ise şunu kastettim: Yani Hz. Peygamber gibi birisi olmayacağına göre böyle hadisler olmayacaktır ve bu yüzden zamanımızda şehit kimdir bilemeyiz. Ve bu yüzden bize düşen şehittir diye yorum yapmaktır.

Aynı sizin gibi düşünüyorum yani. Demişsiniz ya:

"Müslümanların safında savaşırken ölen münafık bile olsa biz onu şehit kabul ederiz. Ancak o kıyamet günü kendi niyeti üzerine hesaba çekilir."

Herhalde kendimi tam ifade edemedim :(