<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379</id><updated>2012-02-01T18:29:48.306+02:00</updated><category term='ara kafede artık beni tanıyor olmalarının verdiği o his'/><category term='herkes faydalanabilir'/><category term='bunalımımdan sıkılanlar için bu amaçsızlık'/><category term='Buralar önceden hep anne sevgisi'/><category term='ölü helvasını ev sahibi de yemeliymiş'/><category term='her gidişin dönüşü de olmaz hem'/><category term='hepimizin bilmediklerini toplayalım doktorları'/><category term='bana telefon edince ben ağlayan kız de'/><category term='ülkücü gençlere aşk tavsiyeleri'/><category term='ben bunlara anı diyorum siz isterseniz buyurun travma deyin'/><category term='ya da henüz gelmemiş'/><category term='TDK eski başkanı Ahmet Bican Ercilasun'/><category term='starbucks sucks'/><category term='bir bir sayarım'/><category term='ve bu bize hiçbir şey kazandırmadı'/><category term='she needs all the help she can get'/><category term='baba merhametiydi. Sonra gelip fabrika yaptılar.'/><category term='AEO'/><category term='seyyarat yazsanız da olur'/><category term='pişmaniye'/><category term='mühendisleri geçelim. Yine de istisnanın varlığına inanıyorum.'/><category term='ağlasam gözyaşlarıma dokunabilir misin blog'/><category term='ya sabır'/><category term='starbucks şikayeti'/><category term='1 mayıs'/><category term='ilk kez çalışınca...'/><category term='ama senin böyle düşünmen çok hoşuma gidiyor'/><category term='meyve buketinin gerçekten güzel olması'/><category term='benim kızım olacak'/><category term='starbucks tumbler'/><category term='belli'/><category term='Nuriye Akman röportajı'/><category term='MNG'/><category term='dünyanın tüm labirentleri açılın'/><category term='starbucks tumbler rezaleti'/><category term='çözdüm ben'/><category term='starbucks türkiye misafir ilişkileri'/><category term='KİB'/><category term='tanırım.'/><category term='APS'/><category term='küçükken anlamamışım'/><category term='koca bir memnuniyet yalanı'/><category term='belki.'/><category term='doğum günü profiterolü'/><category term='Sabah gazetesi'/><category term='taziyeye yeni bir bakış'/><category term='tavalı fotoğraf'/><title type='text'>seyyarat</title><subtitle type='html'>Tam ortasında geldiniz.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>374</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7728568776167321283</id><published>2012-01-30T15:20:00.000+02:00</published><updated>2012-01-30T15:20:06.500+02:00</updated><title type='text'>Isırık</title><content type='html'>Ellerimin üzerinde tırnak izleri var. Kollarım ve başka yerlerimde morluklar. Şimdi bir de derin bir ısırık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesi onu bırakıp giderken duygularını ifade etmek için yapabileceği başka hiçbir şey yoktu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7728568776167321283?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7728568776167321283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7728568776167321283&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7728568776167321283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7728568776167321283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2012/01/isrk.html' title='Isırık'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2217468834112283178</id><published>2012-01-24T02:18:00.000+02:00</published><updated>2012-01-24T02:18:45.857+02:00</updated><title type='text'>Belki bir gün</title><content type='html'>Her nöbetimde gelip buraya içimi dökmek istiyorum. Sonra yazacaklarımı saçma ve gereksiz bulup vazgeçiyorum. Şimdiye kadar hiç öyle şeyler yazmamışım gibi davranıyorum. Hiç değilse kendime karşı biraz dürüst olmalıyım. Bütün bunlar kimin umurunda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık yedi aydır çalışıyorum ve bunun dört ayı çalıştığım yerin yatılı olarak da hizmet vermeye başlamasıyla çok yoğun geçti. Devlete bağlı bir kurum olması nedeniyle memurlar ve kendini memur hissedenlerle birlikteyim her gün. Birtakım memurluklar sebebiyle köşeye kısılıyor ya da kenara kaçıyorum sürekli. Memurlukla gözleri dönen insanlar hiçbir iş yapmamanın ve bir şekilde rahat yaşamanın türlü yolunu biliyorlar. İmrendirecek kadar başarılı, nefret ettirecek kadar kadar korkunçlar. &lt;br /&gt;Otizmli (otistik yaygın hali olsa da meslek alışkanlığı ile bunu kullanmak zorunda hissediyorum kendimi) çocukları olan aileler geliyor. Ekonomik imkanları azaldıkça dertleri artıyor. Parası olmayanların büyük sıkıntılarını dinliyor, yardımcı olmaya çalışıyorum. Onlarla ilgilenen, onlara hiç değilse gülümseyen insanlarla daha önce bu kurumlarda pek karşılaşmadıkları için garipsiyorlar. Çok parası ve mühim torpilleri olanların havası karşısında biraz üşüyorum. Gülümsemeyi ihmal etmeden, kibarlığımdan ödün vermeden güçlü imalarda bulunuyorum. Siz buna elbette laf sokmak diyebilirsiniz. Çocuklarını neden kabul edemeyeceğimizi açıklıyorum. Çocuklarını kabul etmek istiyorsak bunu nasıl yapacağımızı planlıyorum. Çocuklarını kabul etmek zorundaysak buranın sahibi gibi davranmalarını engellemeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;Farklı zihinsel, fiziksel özürlere sahip çocukları olan aileler geliyor. Nereye gideceklerini bilmiyorlar, haklarını bilmiyorlar. Bazen ebeveyn de hafif/orta dereceli zihinsel özürlü oluyor ve işim zorlaşıyor. Yine de elleri boş çıkmıyorlar buradan.&lt;br /&gt;Bakım elemanı ya da temizlik personeli olarak çalışmak isteyenlerin başvuru formlarını alıyor, onlarla görüşüyorum. Onları işe alacak olan benmişim gibi görüşüyorum onlarla. Ardından başvuru formlarının üzerine bir ile on arasında bir rakam yazmam isteniyor. Sonunda "bir tanıdığı" müdüre telefon eden kişi işe alınacağından, insanlara neden onları işe alamayacağımızı yalan söyleyerek açıklamaya çalışıyorum. Bazen birinin selamıyla geliyorlar. Tanımıyorum. Tanıtıyorlar ve önemsiz buluyorum. Temizlik malzemeleri satan küçük bir firmanın sahibinin kartı ile gelen oluyor. Başka bir ilin devlet hastanesinde çalışan bir doktorun adını söylüyorlar. Bana bunlarla gelmeleri mühim değil, eğleniyorum da aslında, ama Alevi ya da Kürt olduğu için insanları işten çıkaran memurumuza Bostancı'da bir kilisenin pastörünü tanıdığını söyleyen adama üzüldüm. "Bizim pastörle değil, imamla işimiz olur." cevabını alınca nasıl baktığını görmek istedim.&lt;br /&gt;Burada gece gündüz pişecek yemekleri, çıkacak kahvaltılıkları ve ara öğünleri ben belirliyorum. Tahmin edersiniz ki kimseyi memnun edemiyorum. Bir öğünde çıkan dört çeşitten biri olan brokoliyi sevmediği için günlerce konuşanlar var.&lt;br /&gt;Yemek şirketi sürekli malzemeden çalmaya, onu yapamazsa ucuz malzeme kullanmaya çalışıyor. Bunları da ben kontrol ediyorum. O peynir olmaz, şöyle şöyle peynir gelecek diye birkaç kişiyle kavga ediyorum. Çocuklara kırk yerine otuz gram peynir verdiklerinde de kavga ediyorum. Kişi başı en az yüz elli gram gelmesi gereken salata elli gram gelince yine kavga ediyorum. Kavga diyorum da hep kibar kalıyorum. Kimseye ağzını,burnunu kırmaktan bahsetmediğim için rahatlayamıyorum, amacıma ulaşamıyorum. Sadece sinir bozucuyum.&lt;br /&gt;Birlikte çalıştığım sosyal hizmet uzmanı mezun olduktan sonra on dokuz yıl boyunca ticaretle uğraştığı için işi birlikte öğreniyoruz. Ben ondan önce başladığım için ilerideyim. Bir de bilgisayarda hiç değilse herkesin yapabildiği şeyleri yapabildiğim için işler bana kalıyor. Sürekli rapor yazıyorum, plan çıkarıyorum. Bitmiyor. İşin bu kısmından hiç şikayetçi değilim, yanlış anlaşılmasın.&lt;br /&gt;Çocuk diye bahsetsem de kazık kadar otizmliler var burada. Birkaç kez yumruk, tokat yesem de, ellerimde tırnak izlerini, kollarımda sebep oldukları morlukları taşısam da işin bu kısmından da şikayetçi değilim. Çocuğunun saçma hareketleri ve sesleri ile dolu videoları dünyanın en güzel/önemli şeyi imiş gibi herkese izleten anneler gibi davranıyor ve sürekli onlardan bahsediyorum. Bunu her seferinde fark ediyorum aslında. Yine de durmuyorum. &lt;br /&gt;Çocukların rehabilitasyonu ile ilgili her şeyden ben sorumlu olduğum için bakım elemanlarının çalışmasını denetlemek de benim işim. İşte burada işler biraz karışmaya başlıyor. Gözümün önünde yapılan haksızlıklara müdahale edemiyorum. Bana yapılan her şeyin şimdi başkalarına yapılmasının önüne geçmeye çalışıyorum. Gücüm yetmiyor. Yine de her şey bitmedi diyorum, her yolu deniyorum.&lt;br /&gt;İhaleler yapılıyor. Yine gözümün önünde, aslında herkesin gözünün önünde haksız kazançlar sağlanıyor. Kurumda yatıp kalkan müdür ve ona bütün pis işler konusunda gaz veren oda arkadaşı memur, bolluk, refah, vicdansızlık içinde yaşayıp gidiyorlar. İhaleleri pasladıkları şirketler tarafından yediriliyor, giydiriliyor, taşınıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delirmekten cidden korkuyorum, fakat bunlar karşısında duyarsız olmaktan daha çok korktuğum kesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(İhbar etmiş kadar olmuşum bu yazıyla da. Ve galiba bu biraz hoşuma gitti.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2217468834112283178?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2217468834112283178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2217468834112283178&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2217468834112283178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2217468834112283178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2012/01/belki-bir-gun.html' title='Belki bir gün'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6473894469025301979</id><published>2012-01-12T17:33:00.000+02:00</published><updated>2012-01-12T17:33:01.151+02:00</updated><title type='text'>Müdürüm</title><content type='html'>İki gün önce kurumda kaldığı için ihbar ettiğim müdürü yarın ihalelerde yaptıkları için ihbar edeceğim. Bu kısmı tamam, bir şeyler değişebilir belki.&lt;br /&gt;Peki, yaptıklarına hak vereceğimi düşünerek bana, o kişiyi neden işten çıkarmak istediğini anlatmasını ve buna alet olmamı istemesini nasıl kabulleneceğim?&lt;br /&gt;-Alevi ve Kürt biliyorsunuz. Yusuf Bey'i uzaklaştırdık bir şekilde, ama onun kalması da tehlikeli. Akrabalar sonuçta. Yusuf Bey'i biliyorsunuz. Benim onunla şahsi bir meselem yok. Ama çok büyük hatası var. Kuruma zararlı. KCK'dan alındı. Akrabalar sonuçta. Onun da gitmesi lazım. O yüzden bu konuda bildiklerinizi anlatmanız lazım. Onun yaptığına inanıyorum ve bence siz de bunu düşünüyorsunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delireceğim. Ne de güzel iftira atıyorsunuz müdür bey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6473894469025301979?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6473894469025301979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6473894469025301979&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6473894469025301979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6473894469025301979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2012/01/mudurum.html' title='Müdürüm'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3241150969633040309</id><published>2011-12-04T00:34:00.000+02:00</published><updated>2011-12-04T00:34:12.836+02:00</updated><title type='text'>Börek</title><content type='html'>Böyle geçip gitmesi ne garip.&lt;br /&gt;Teyzem su böreği yapıyor, yiyoruz, kalanı dondurucuya koyuyoruz. Sonra hastaneler, hastalıklar derken kimsenin umurunda olmuyor dondurucudaki yiyecekler.&lt;br /&gt;Teyzem ölüyor. Ölümünden üç ay sonra onun yaptığı böreği çıkarıp yiyoruz. Tadı aynı. Taze gibi neredeyse.&lt;br /&gt;Açıp bir fotoğrafa bakıyorum. Boğazıma takılan börek değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-n_qWBTKqAMc/TtqjsCIVb1I/AAAAAAAAApk/6fI0LXOrWTU/s1600/a+131.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-n_qWBTKqAMc/TtqjsCIVb1I/AAAAAAAAApk/6fI0LXOrWTU/s320/a+131.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3241150969633040309?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3241150969633040309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3241150969633040309&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3241150969633040309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3241150969633040309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/12/borek.html' title='Börek'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-n_qWBTKqAMc/TtqjsCIVb1I/AAAAAAAAApk/6fI0LXOrWTU/s72-c/a+131.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-511708667910513399</id><published>2011-11-08T22:00:00.000+02:00</published><updated>2011-11-08T22:00:17.558+02:00</updated><title type='text'>Damla</title><content type='html'>Dayımın görmeyen, konuşamayan ve zihinsel engelli olan kızı bir yıl önce evimize geldiğinde uyuyor numarası yapıp yanlarına gitmemiştim bir süre. O ayaklarını hızla yere vurup neredeyse evi salladığında, yumruklarını kendine ve kapılara attığında yorgan yetmiyordu; yastığı da kulaklarımı kapatmak için kullanıyordum. Biraz ağlamıştım yanlarına gitmeden önce. Ara ara salondan çıkıp ağlamaya devam ediyordum.&lt;br /&gt;Dün, Damla'nın neye sinirlendiğini anlayıp kendisine vurmasını engelliyordum. Annesine ne yapması/yapmaması gerektiğini anlatıyordum.&lt;br /&gt;Bir yıl önce, Damla ile aynı yaşta olan yeğenimden bahsedip onun nasıl da güzel bir genç kız olduğunu söyleyen anneme içimden çok kızıyordum, onu susturmaya çalışıyordum. Dün, Damla ile aynı yaşta olan kızlara bakıp Damla onlar gibi değil diye ne kadar üzüldüğünü Damla'nın yanında anlatan annesi ile konuştum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, dayımın daha önce hiç görmediğim fakat "garip" hareketlerinden tüm ailenin üzülerek bahsettiği otizmli torunu bize gelenler arasındaydı. Çamaşır makinesini çalıştırıp izleme isteğinin eve girer girmez krize dönüşmesine birinin müdahale etmesi gerekiyordu. Akşam olabildiğince sorunsuz ve herkes için rahat geçti. Emirhan'ın annesi çıkarken bana defalarca sarılıp teşekkür etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde fark ettiklerim bunlar oldu sadece, ama bir süredir yaptığım her şeyde işimin etkisini görüyorum. Daha iyi biri oluyor muyum bilmiyorum, ama daha dertli biri olduğum kesin. Bu iyi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-511708667910513399?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/511708667910513399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=511708667910513399&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/511708667910513399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/511708667910513399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/11/damla.html' title='Damla'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2470849532606441376</id><published>2011-09-22T14:32:00.000+03:00</published><updated>2011-09-22T14:32:14.833+03:00</updated><title type='text'>Titrek Tavşan</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-h_bg01KIszU/TnsQ-sJPUMI/AAAAAAAAApY/KZQUafXA6fk/s1600/IMG_3761.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-h_bg01KIszU/TnsQ-sJPUMI/AAAAAAAAApY/KZQUafXA6fk/s320/IMG_3761.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-piPcul4faLM/TnsSLXc0fVI/AAAAAAAAApg/RF9vPzAyk-E/s1600/IMG_3762.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-piPcul4faLM/TnsSLXc0fVI/AAAAAAAAApg/RF9vPzAyk-E/s320/IMG_3762.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QQgPWVw-eeI/TnsRfDXSZkI/AAAAAAAAApc/gS9gQFvX3pI/s1600/IMG_3760.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-QQgPWVw-eeI/TnsRfDXSZkI/AAAAAAAAApc/gS9gQFvX3pI/s320/IMG_3760.JPG" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hele de böyle gerginlikten öleceğimi sandığım, elimin-kolumun titrediği, kalbimin sıkıştığı bir günde iş yerimize yeni birilerinin gelmesi güzel.&lt;br /&gt;Beşiktaş renkleri taşıyorlar diye böyle seçilmişler müdür yardımcımız tarafından. Şimdilik ne yapacağımızı bilmediğimiz için danışma bankosunun ardında dursun gün bitene kadar dedik. Yeni danışma görevlimiz rahatsız olmuş.&lt;br /&gt;-Hayvan sevmem ben, görmek bile istemem. Bunları alın götürün buradan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sertlik sebebiyle masanın üstüne çıkardım önce tavşanları. Sonra da biz yokken bir şey yapar diye korkup uzaklaştırdım. Şimdi, onlar emniyetli bir yerde olduklarını henüz anlamadıkları için korkuyla titriyorlar, ben ise gerginlik ve olacak olanların endişesiyle titriyorum. Sonumuz &lt;a href="http://seyyarat.blogspot.com/2011/07/dansma.html"&gt;buna&lt;/a&gt; benzemesin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2470849532606441376?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2470849532606441376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2470849532606441376&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2470849532606441376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2470849532606441376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/09/titrek-tavsan.html' title='Titrek Tavşan'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-h_bg01KIszU/TnsQ-sJPUMI/AAAAAAAAApY/KZQUafXA6fk/s72-c/IMG_3761.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1177470695797292529</id><published>2011-08-29T15:22:00.000+03:00</published><updated>2011-08-29T15:22:29.862+03:00</updated><title type='text'>Kale</title><content type='html'>Gidebilseydim, şu sıralarda uyanmış ve derse gitmek üzere hazırlanıyor olacaktım. Kindle'a konmuş ders notları, kitaplar, kullanmaya kıyabildiğim bir defter, çantanın içinden hafta sonu zaten çıkarmadığım her şey ile birlikte çıkmak için hazır olacaktım. Muhakkak bir şey unutacaktım. Sonra dersi belki sevecek, belki sevmeyecektim. Okuldakiler bana belki iyi davranacak, belki yine çok üzeceklerdi beni. Bilemiyorum. Bunu neden bu kadar istediğimi de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE1NjI3MjA0IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE1NjI3MjA0LTAwYSI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMTQ2MjAwMjg7fQ==&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE1NjI3MjA0IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE1NjI3MjA0LTAwYSI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMTQ2MjAwMjg7fQ==&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1177470695797292529?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1177470695797292529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1177470695797292529&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1177470695797292529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1177470695797292529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/08/kale.html' title='Kale'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-9104647264065084681</id><published>2011-08-16T17:54:00.000+03:00</published><updated>2011-08-16T17:54:16.897+03:00</updated><title type='text'>Bir düşünelim</title><content type='html'>Kaç yaşındasın? On bir ya var, ya yok. Üstelik zayıfsın da  çalışamazsın! Nereye gideceksin? Orada sana yardım edecek adam mı  bulacağını sanıyorsun? Eğer paran olsaydı birçoklarının onu sarfetmek  için sana yardımları muhakkaktır. Ama sadaka istemek hoş bir şey değil,  hatta benim gibi bir ihtiyar için bile. Herkesi ayrı ayrı selamlamak,  bir dua etmek lazım. Fena karşılarlar, bazen döverler, kovarlar... Bir  dilenciyi adam yerine koyacaklarını mı sanıyorsun? Hiçbir zaman! Bunu  ben pek âlâ bilirim, işte on yıldır ki her tarafta sürtüyorum. Sana  verecekleri her dilim ekmeği bin altın sanırlar. Adama sadaka verirler  ve bu verdikleriyle cennete gideceklerini de sanırlar. İnsanların niçin  sadaka verdiklerini hiç düşündün mü? Merhametlerinden değil, aziz  dostum, vicdanlarını susturmak için! Onlar bir lokmayı kendi  yiyeceklerinden utanmamak için verirler. Karnı tok bir insan açlara hiç  acımayan sert biridir, çünkü o açın halinden anlamaz. Tok adamla aç  kimse birbirinin düşmanıdır. Birbiri için her zaman bir engeldirler.  Onun için her ikisinin birbirine merhametli olması ve karşılıklı  anlaşması olanağı yoktur: tok insan için aç, yolu üstünde rastladığı bir  çamurdan başka bir şey değildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Arhip Dede ile Lenka, Stepte, Gorki&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-9104647264065084681?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/9104647264065084681/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=9104647264065084681&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9104647264065084681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9104647264065084681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/08/bir-dusunelim.html' title='Bir düşünelim'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8835745975934014965</id><published>2011-07-25T01:04:00.000+03:00</published><updated>2011-07-25T01:04:26.391+03:00</updated><title type='text'>Amcamın çenesi</title><content type='html'>Ölüm gelince her şey havada asılı kaldı. Amcamın çenesi ve gözleri açık kaldı. Meyveler tabakta, uykumun bir kısmı yatakta, gözlerim ne olur ne olmaz diye babamda, seslerimiz haber vermek için telefonlarda, amcamın on üç yaşındaki kızı isyanda, kim bilir amcamın yaşadığı neler yarım kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dev gibi bir adamın eriyip gitmesi gözümüzün önündeydi, evet. O kocaman ellerinin üstündeki incecik bileklerini, bütün kemiklerini, giden midesinin boşluğunu, dışarıda duran bağırsağını gördük, bildik. Mavi gözlerinin birer cama dönüşmesini, mama ile beslenmeye başladıktan sonra dökülen dişlerini, çıkmayan sesini, zor alıp verdiği nefesini... hiçbirini kaçırmadık. Yine de amcamın on üç yaşındaki kızının sesine toplandı bütün mahalle. Babasını çağırıyordu, gidemeyeceğini söylüyordu, giderse eğer onun da canının alınmasını istiyordu, dolaptan babasının kıyafetlerini alıp pencereden atmaya çalışıyordu, onu terk ettiyse babası artık onu da başkalarını da istemiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Artık, hiçbir şeyin önemi yok." diyen babamın başında nöbette beklerken şimdi, alt katta, beyaz bir örtünün altında sanki çok daha uzamış boyuyla, karnında -neden bilmiyorum- bir bıçakla yatan amcamı düşününce, sanırım, her şey çok önemli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8835745975934014965?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8835745975934014965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8835745975934014965&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8835745975934014965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8835745975934014965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/07/amcamn-cenesi.html' title='Amcamın çenesi'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3348397519288201639</id><published>2011-07-22T17:01:00.000+03:00</published><updated>2011-07-22T17:01:03.478+03:00</updated><title type='text'>Teyzemin Kalbi</title><content type='html'>Artık atmıyor. Daha önce babasının, erkek kardeşinin başına gelen şey oldu: gizli kalp.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle durumlar karşısında ne kadar üzüleceğimizi belirleyen şey, o insanlarla aramızdaki ilişki oluyor genelde. Ben, buna onunla ilgili anılarımın tazeliğini de ekleyebilirim. İki ay öncesine kadar bizim evimizde misafir olan, sağlıklı, sağlam teyzemin yokluğunu garipsiyorum. Son zamanlarda yaşadıklarımız olmasa da teyzemi herkesten farklı kılan şeyler vardı:&lt;br /&gt;Teyzem atlarla konuşuyordu. Aslında diğer hayvanlarla da konuşuyordu, ama atlarla arasındaki bağ çok güçlüydü. Bir gün, bana emanet ettiği keçiler kaçıp da ben, peşlerinden köyün yanındaki bütün tarlaların etrafında koşup yine de onları durduramayınca teyzemin çıkardığı ıslığa benzer sesle dönüp gelen keçilere bakarken anlamıştım bir şey olduğunu. Atlarla konuşurken defalarca gördüm, ama yanına yaklaşınca sustukları için hiçbir şey öğrenemedim. Bu konuda emin olabilmem için teyzemi at üstünde cirit oynarken görmem gerekecekti.&lt;br /&gt;Teyzem cirit oynuyordu. İki köyün kadınları, çocukları eksiksiz toplanıp otururdu seyretmek için. Bahçelerindeki ayçiçeklerini koparan çocuklar bize de getirirdi sımışka yiyelim seyrederken diye. Kadınlar arasında eksik biri olurdu hep: Önce herkesin garipsediği, orada olmasına erkeklerin karşı çıktığı, fakat sonra kabullendikleri teyzem. Bunu anlamam biraz zaman alsa da gördüm ki, teyzem hangi atın yanından geçse o at, sahibini dinlemez oluyor. "Kesin bir şey yaptı sizin köy! Aranızda kadın varken başka türlü yenilemeyiz!" diye itiraz eden karşı takım sonra teyzemin katılmasına izin vermemiş. Yine de yenilmişler. Bunu anlatırken Beşiktaş şampiyon olmuş gibi olurdu teyzemin gözleri.&lt;br /&gt;Teyzem gördüğüm güzel Beşiktaş taraftarıydı. Bir takımı bu kadar sevmesini garipsemediğim tek insandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzer davranışlarıyla ve evlenmeyi reddetmesiyle teyzem, Doğulu kadınların ve erkeklerin ona dayattıklarına karşı çıkmış oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecelerini namaz kılarak, sabahlarını Kur'an okuyarak geçiren teyzem, bunlar dahil yaptığı ve yapmadığı şeylerin hiçbiriyle kimseye yaranamamıştı. Her şeyin zamanı vardı, ölçüsü vardı, erkeklerin yapacağı ve daha daha önemlisi kadınların yapamayacağı şeyler vardı. Teyzem, hiç kimsenin dediklerini -iyi ki- umursamadı. Teyzemin kalbi çok temizdi. Yoksa hiçbir at onun sözünü dinlemezdi ve o böyle içten gülümseyemezdi. Teyzemin kalbi, artık atmıyor. Bize anlatmadığı ne varsa onda olanları da öyle gizlemişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3348397519288201639?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3348397519288201639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3348397519288201639&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3348397519288201639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3348397519288201639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/07/teyzemin-kalbi.html' title='Teyzemin Kalbi'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1740665117969430133</id><published>2011-07-21T07:52:00.000+03:00</published><updated>2011-07-21T07:52:54.658+03:00</updated><title type='text'>Yeten</title><content type='html'>Babamın hastalığı aniden ortaya çıkınca hepimizi şu sözün korkusu sarmıştı: Yatan değil, yeten, ölür. Hastanede yatan amcamla babam arasında kalmış, bencil düşüncelere kapılmıştık. Bugün, sabaha karşı çalan telefonla birlikte yataklarımızdan kalkarken yatan'a dair bir haber geliyor sandık. Odadan çıkmaya karar vermem annemin şunları söylemesiyle oldu: "Böyle bir şeyi bana nasıl söylersin! Bana nasıl o öldü dersin!"&lt;div&gt;Telefonu elinden alıp karşı tarafın ağlamaları arasında teyzemin adını duyduğumda haberin yine bir yeten'e dair olduğunu anladım. Sonrası pişmanlıklar ve sağlam görünmek için boğazda düğüm haline getirilen göz yaşları. Yine şaşırdık, yine inanamadık ve yine çok üzgünüz. Her seferinde.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1740665117969430133?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1740665117969430133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1740665117969430133&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1740665117969430133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1740665117969430133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/07/yeten.html' title='Yeten'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-9072116507647173998</id><published>2011-07-09T23:35:00.000+03:00</published><updated>2011-07-09T23:35:30.141+03:00</updated><title type='text'>Gazoz</title><content type='html'>On üç gün sonra buraya geleli bir yıl olacak ve ondan yirmi üç gün sonra da gideceğim. Zamanın bu kadar hızlı geçmesi karnımı ağrıtıyor ve iş yerindekiler suçu klimaya atıyorlar. Çok bunalıp masanın altına saklandığımda içeri girenler ise bir şey düşürdüğümü sanmışlardı. Geçen sene geldiğimde akrabalarım okulu bitirdim de geldim sanıyorlardı. Şimdi ise doktoraya gittiğimi düşünüyorlar. Birilerinden bir şey saklıyor olmanın yoruculuğuna babama gideceğimi söyleyememek de eklenmişti. Dün sabah, rüyamda kendimi yine sokak sokak dolaşıp ev bulamazken, sonra küçük, basık tavanlı bir odada şişme bir yatağın üzerinde uyanırken, otobüs gelmediği için dersi kaçırırken görüp kalp çarpıntısıyla uyandığımda babamla konuşmaya kararlıydım. Onu salonda, bütün gece uyumamış, ağrılarla kıvranırken bulunca bunu yapamayacağımı anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylardır bu konuyu her sorana cevap verirken gitmeme ümidimi bir yerlere gizleyerek cevap veriyordum: "Gideceğim galiba." Galiba ne demek! Gidecektim işte. Az önce, babama bugün aldığı dördüncü ağrı kesiciyi verirken yarım saate kadar ağrılarının geçeceğini söyledim ve bu da, o "galiba" kadar başarısız bir kandırma denemesiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çok özledim!" diye abime getirttiğim ginger ale, artık gideceğim ve istediğim zaman içebileceğim için buzdolabında saklama kaplarının arkasına saklanmışken ilk kez içtiğim Niğde Gazozu'nu uzun süre içemeyecek olmak gibi şeylere yöneltiyorum üzüntümü. Herhangi birini ya da kendimi kandırmanın daha iyi bir yolunu bulana kadar en iyisi bu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-9072116507647173998?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/9072116507647173998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=9072116507647173998&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9072116507647173998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9072116507647173998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/07/gazoz.html' title='Gazoz'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1001004805462085418</id><published>2011-07-08T23:46:00.000+03:00</published><updated>2011-07-08T23:46:05.702+03:00</updated><title type='text'>Utanmıyorum da</title><content type='html'>Bunalımlarımın bir kısmını burada paylaşıyorum, ama hayatım hep öyle sanılmasın. Eğleniyorum da. Çalışmaya başladığımdan beri işten ayrılacağımı bildiğim için oldukça rahatım.&amp;nbsp;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Günlerdir evde aradığım çoraplarımdan birini müdür yardımcısının elinde gördüm.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Bu ne?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Çorap. Oraya koyarsanız...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O çorabın oraya nasıl girdiğine dair hâlâ bir fikrim yok, ama olayı hatırladıkça gülüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dört gün önce gelen ve henüz pek konuşmadığımız müdür, bugün odama geldi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ne yapıyorsun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hiç.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-İl müdürü gelecek. Dosyaları hazırladınız mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hayır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ne zaman hazırlarsınız?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ne zaman gelecek?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Şimdi hazırlayın siz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Şimdi biraz sıcak da, serinleyince yaparım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İl müdürü kurumumuzu ziyarete geldi. Benim odama gelmez diye düşünerek, sağlıklı atıştırmalık anlayışıma denk düşen bütün bir salatalığı ağzıma sokmuştum. Dosyalarla uğraştığım için ellerim doluydu ve ağzımda salatalıkla öylece duruyordum. Kapı açılınca kafamı kaldırdım ve kapıya vurma alışkanlığı edinmemiş il müdürü ile göz göze geldim. Yaptığım ilk şey salatalığı ısırmak oldu ve -tabii- salatalık ağzımdan düştü. Hiçbir şey söylemeden çıkan il müdürünün müdür ile odasında oturduğunu sanarak dışarı çıktım. İkinci salatalığım elimdeydi ve binadan çıkmadan yesem iyi olacaktı. İlk ısırığımda il müdürünü karşımda görmem üzerine salatalığı ısırmadan ağzımdan çıkardım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-İyi akşamlar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sa-sana da.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1001004805462085418?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1001004805462085418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1001004805462085418&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1001004805462085418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1001004805462085418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/07/utanmyorum-da.html' title='Utanmıyorum da'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7240456059190691811</id><published>2011-07-06T14:27:00.000+03:00</published><updated>2011-07-06T14:27:35.096+03:00</updated><title type='text'>Danışma</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-cQWAuoqpeDs/ThRFmApDrXI/AAAAAAAAAno/UGVWCo38qwE/s1600/DSC00213.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-cQWAuoqpeDs/ThRFmApDrXI/AAAAAAAAAno/UGVWCo38qwE/s320/DSC00213.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-UxHNtBel4Pc/ThRFofdWZ6I/AAAAAAAAAns/Qaaq24aq4zY/s1600/DSC00216.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-UxHNtBel4Pc/ThRFofdWZ6I/AAAAAAAAAns/Qaaq24aq4zY/s320/DSC00216.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Son tavşanımızın galiba son günleri.&lt;br /&gt;İshal olduğu için bir kağıt havlu ile dolaştırıyoruz elimizde. "Tavşan bakımı" başlıklı yazılarda okuduklarımızdan başka bir şey bilmiyoruz. O ölecek, biz de böyle bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7240456059190691811?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7240456059190691811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7240456059190691811&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7240456059190691811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7240456059190691811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/07/dansma.html' title='Danışma'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-cQWAuoqpeDs/ThRFmApDrXI/AAAAAAAAAno/UGVWCo38qwE/s72-c/DSC00213.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1291918183801204333</id><published>2011-06-30T18:47:00.000+03:00</published><updated>2011-06-30T18:47:45.395+03:00</updated><title type='text'>Bilirkişi</title><content type='html'>Az önce kötü haberi anneme verdim: Bir buçuk ay sonra gidiyorum. Benden yapmamı istediği her şeyi unutup bütün gün ağrılı ve hüzünlü bir şekilde duvara, pencereye bakan babamın yanına gidip bahaneler uydurarak sataşmaya başladı. Hepimiz başka türlü yansıtıyoruz.&lt;br /&gt;Ben ise günlerdir herkesi kırıp üzmekten vazgeçtiğim için gerginliğimi azaltacak bir şeyin peşindeydim. &lt;a href="http://seyyarat.blogspot.com/2011/05/starbucks-turkiye-ve-sebder-receli.html"&gt;Starbucks tumblerı&lt;/a&gt; konusunu karara bağlayacak olan bilirkişiyi ararken de gerginlikten kopmak, içime atmaktan çatlamak üzereydim.&lt;br /&gt;-Merhaba Erol Bey, ben Seyyarat.&lt;br /&gt;-Merhaba. Ben bilirkişiyim. Sizin bir meseleniz varmış, ben ilgileneceğim; ben bilirkişiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sair zamanda konuşmanın bu kısmında ya sessizce, dudaklarımı ısırarak gülerim ya da tıslama gibi hafif bir ses çıkarıp telefonda olduğum için sevinerek devam ederim. Bu kez öyle olmadı.&lt;br /&gt;-Ahahahahhahahahahahah! (İnternet gülüşünün seslendirilmiş hâli) Bilirkişi demek!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1291918183801204333?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1291918183801204333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1291918183801204333&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1291918183801204333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1291918183801204333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/06/bilirkisi.html' title='Bilirkişi'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6188027354040233332</id><published>2011-06-17T23:23:00.000+03:00</published><updated>2011-06-17T23:23:54.643+03:00</updated><title type='text'>Babamın damarı</title><content type='html'>Öncelikle sizi göreceğiniz fotoğraflardan biri için uyarmalıyım. Mideniz bulanacak gibi olursa, tıkanmış ve vücuttan alınmış bir şahdamarı parçası görmek istemezseniz en alta bakmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu damar parçası babamdan alındı. Yerine bacağından bir parça konulmuş, yama yapılmış. Doktorun onlara bu parçayı gösterdiğini yüzlerini ekşiterek anlatan abilerime hemen beni doktorun yanına götürmelerini söyledim. Bir süre içine bakıp konuştuktan sonra damarı isteyip istemediğimi sordu doktor. Elbette istiyordum. Mide bulantısı ile odadan kaçan abilerim, hastane bahçesinde onu çöpe atmam için çok ısrar ettiler. Oysa annem de onu saklamaktan yana idi. Amacından çok emin olmasam da onu destekledim.&lt;br /&gt;Sonuç: Fotoğrafını hızlıca çekip çöpe attım.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Garip.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-BqHm2P-ryyA/TfuzEHK-nVI/AAAAAAAAAm8/zkGSDxo5vhY/s1600/a+025.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-BqHm2P-ryyA/TfuzEHK-nVI/AAAAAAAAAm8/zkGSDxo5vhY/s320/a+025.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Hastane duvarlarının en güzeli.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-iQA-ebK-AJ0/TfuzrQLDO9I/AAAAAAAAAnA/-gPXXoagwzE/s1600/a+027.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-iQA-ebK-AJ0/TfuzrQLDO9I/AAAAAAAAAnA/-gPXXoagwzE/s320/a+027.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Hastane bahçesindeki tırt çiçekçi&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vQre79XdAIE/Tfu0iYjfxQI/AAAAAAAAAnE/6L_UL2jFNSI/s1600/a+028.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-vQre79XdAIE/Tfu0iYjfxQI/AAAAAAAAAnE/6L_UL2jFNSI/s320/a+028.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Ve işte o damar:&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-T7u0KGFfOMc/Tfu0qjtJRjI/AAAAAAAAAnI/UE9bYv1wvF0/s1600/a+042.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-T7u0KGFfOMc/Tfu0qjtJRjI/AAAAAAAAAnI/UE9bYv1wvF0/s320/a+042.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6188027354040233332?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6188027354040233332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6188027354040233332&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6188027354040233332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6188027354040233332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/06/babamn-damar.html' title='Babamın damarı'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-BqHm2P-ryyA/TfuzEHK-nVI/AAAAAAAAAm8/zkGSDxo5vhY/s72-c/a+025.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4439257550260488320</id><published>2011-06-15T23:31:00.000+03:00</published><updated>2011-06-15T23:31:19.307+03:00</updated><title type='text'>Babamın çorapları</title><content type='html'>Ben boş boş baktığım ve hiçbir şey yapmadığım için birisi gelip balkondaki çamaşırları topladı, makineden çıkardıklarını astı. Sanırım, katlayıp yerlerine götüreyim diye yanıma bıraktı kuru olanları. Babamın onları her çıkarışında koltuğun üstüne koyması sebebiyle annemle tartıştığı çoraplarından bir çiftini görmenin beni üzeceğini bilemezdi elbette.&lt;br /&gt;Telefondaki adam da, bir akrabamız, bilmiyordu beni üzdüğünü. Boğazımda düğümleneni oradan çıkarıp bir yumruk yapmak istediğimi de tahmin edemezdi.&lt;br /&gt;-Riskli miymiş ameliyat?&lt;br /&gt;-Evet.&lt;br /&gt;-Kaç yaşına gelmiş zaten adam. Bak, en küçük çocuğu sensin. Torunlarını da gördü. Bu yaştan sonra yaşasa ne, yaşamasa ne. Göreceği bir şey kalmadı artık onun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonu sessizce kapattım. Diğer çamaşırları kaldırdım, çorapları koltuğun üstüne bıraktım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4439257550260488320?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4439257550260488320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4439257550260488320&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4439257550260488320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4439257550260488320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/06/babamn-coraplar.html' title='Babamın çorapları'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5113177189689622065</id><published>2011-06-09T10:15:00.000+03:00</published><updated>2011-06-09T10:15:17.986+03:00</updated><title type='text'>Amcamın elleri</title><content type='html'>Herkesin bildiği bir şeyi tekrar etmenin verdiği soğukkanlılıkla konuşuyor annem benimle sabah evden çıkacakken: Bu akşam gelince kitaplarını topla, diyor. Amcan, biliyorsun, az kaldı, belki hiç; çok misafir olacak sonra, ev derli toplu olsun.&amp;nbsp;&lt;div&gt;Yere bakıyorum. Otobüsü kaçıracağımı söyleyip çıkıyorum. Amcam, biliyorum. Otobüs durağına gidene kadar bunu düşünüyorum. Amcamı sevmediğimi, daha önce tekrar tekrar kendime söylediğim bu gerçeği düşünüyorum. &amp;nbsp;O bayram sabahını hatırlıyorum. Alt kata amcamın elini öpmeye iniyorum. Öptükten sonra biraz bekliyor ve bakıyorum amcama, kanepenin kenarına ilişiyorum. Amcamın yanına değil, diğerine. Çünkü oraya eşinin yeğeni oturuyor. Amcam ondan elini öpmesini istiyor. Öpmüyor, ama yine de amcam ona harçlık veriyor. Saçını okşamasına daha fazla dayanamayıp çıkıyorum salondan, evden. Harçlık vermedi mi amcan, diye soruyor annem; yere bakıyorum, bir şey söylemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çay bardakları dolup boşalırken babam, amcam ve süt kardeşleri birlikte geçirdikleri güzel zamanlardan bahsediyor: onların çocuklukları ve amcamın gençliği. Aman bir bilsek ne çapkınmış amcam, kaç kadının kalbini kırmış. Yakışıklıymış, kadınlar hep peşindeymiş, ama o kimseyi sevmemiş.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amcam isteyince seviyor oysa, biliyorum. Eşi öldükten kırk beş gün sonra eve gelen o kadına bakıyoruz Ayşegül ile. O kadını hiç sevmedim, diyorum. Ona kızmamı anlamsız buluyor Ayşegül. "Birine kızacaksam bu amcan olmalı, birini sevmeyeceksem de bu yine amcan olmalı."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Saçmalama Ayşegül. O benim amcam, senin de dayın. Onu sevmezsek olmaz. Onu sevmek zorundayız, anlıyor musun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir ay geçiyor ve biz o kadına alışıyoruz. İlk eşinin hatırasını bizden bile çaldığı için kızamıyoruz amcama artık. Birkaç gündür amcamlarda olan Peyal'i göreceğim, birlikte bisiklete bineceğiz, dondurma yiyeceğiz diye zıplayarak iniyorum merdivenlerden. -Peyal, amcamın eşinin, yeni eşinin, yeğeni. Tanışalı birkaç gün oldu, ama biz birbirimizi çok sevdik. Sanırım en iyi arkadaşlarımdan biri olacak.- Koşarak girdiğim salonda kendime yer arıyorum. Amcamın yanına bakıyorum hemen; dolu. Kucağına bakıyorum; dolu. Ellerine bakıyorum; Peyal'in başında biri, diğeri de kolunda. Babasından dondurma parası isteyen Peyal'e parayı amcam veriyor. Babamın Peyal misafir diye ikimiz için verdiği parayı buluyor elim cebimde. Ellerimin yapacak başka hiçbir şeyi yok.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O akşam keyifsizliğimi fark ediyor Ayşegül.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Babaannemin seni değil, beni sevdiğini söylediğimde çok üzülmüş müydün Ayşegül?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Evet.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Babaannemi seviyor musun peki? Yani, seni sevmese bile...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sevmiyorum dersem sen bana kızarsın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Kızmam. Ben de galiba amcamı sevmiyorum Ayşegül. Biliyorsun değil mi, o bizi hiç sevmedi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her sabah gördüğüm, günaydın dediğim otobüs şoförünü bugün amcama benzetiyorum. Gülümseyişi onun apartmanın içinde türkü söylediği zamanlardaki gibi, direksiyonu tutan elleri benim saçımı okşamayan o eller gibi. Büyük güneş gözlüklerimin de beni saklayamayacağı kadar ağlıyorum, iş yerindekilerin amcam öldü sanacağı kadar. Teselli cümleleri...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Annemi arıyorum: Kitaplarımı toplamayacağım anne. Amcam ellerini onların, başkalarının başından kaldırıp benim başıma hiç koymadı, ben de şimdi kitaplarımı kaldırmayacağım. Evet, akşamları da geç geleceğim. Onun hastanede olmasını umursamayacağım. Akşam anlatılan bütün o anıların şimdi makineye bağlı bir adamın umurunda olmamasını düşünmeyeceğim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Anne, bugün ben erken gelebilirim istersen, yardıma ihtiyacın varsa yani. Üşümüşüm gece, ondan sesim böyle.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amcamın yaşını soruyorlar. "Yani... zaten... artık..." Söylediğim sayının fazlalığı bir hayatı değersiz kılmaya yetiyor. Ama, diyorum; onu tekrar önemli bulmaları için sebepler sıralıyorum. Amcam olduğu için değil, gerçekten, çünkü ben aslında amcamı sevmiyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amcamın gençliğine dair anıların en güzelleri anlatılıyor. Çay bardakları, boşalsa da unutulmuş parmaklar arasında. Sehpanın üzerindeki tabakların içine bırakılıyor. Babamın elini tutup başımdan kaldırıyor, kucağına bırakıyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kalkmalıyım. Çayları ben dolduruyorum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5113177189689622065?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5113177189689622065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5113177189689622065&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5113177189689622065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5113177189689622065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/06/amcamn-elleri.html' title='Amcamın elleri'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5618094495633902853</id><published>2011-06-04T11:03:00.000+03:00</published><updated>2011-06-04T11:03:18.450+03:00</updated><title type='text'>Başımız da bakışlarımız da yerde</title><content type='html'>İki gün boyu iş yerinde internetimiz ve haliyle pek yapacak işimiz yoktu. Odamdan çıkmayıp ikinci kitabımı da bitirmeye kararlıydım dün. Öğle yemeğinden döndüğümde, odama adım atarken aldığım sigara kokusu bir gariplik olduğunu düşündürdü. Kafamı çevirince üç adamı masama yerleşmiş, bilgisayar ekranına bakıp telefonla konuşurken, çaylar içerken ve sigara kokarken gördüm. Sonuncuyu göremeyeceğimi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.&lt;br /&gt;İşleri uzun süreceğinden, ben orada nefes alamayacağımdan ve diğer odadan biri "Bizim odaya gelsene." dediğinden biraz düşündüm ve kitabımı alıp çıktım. Bir süre -iki saat- direndim ve konuşmalara sadece tebessüm ederek katıldım. Sonra çantamdan &lt;a href="http://siiriniyedigim.blogspot.com/2011/04/kaki.html"&gt;kaki&lt;/a&gt;yi çıkardım ve yiyecek girince her şey değişti.&lt;br /&gt;Bir kısmı iyiydi aslında. İş arkadaşlarımla konuşabilmek, hiç değilse aynı odada durabilmek benim için önemli. Bunun daha uzun sürmeyeceği, hiçbir yiyeceğin bizi bir arada tutamayacağı fikrini kafamdan atmaya çalışıyordum.&lt;br /&gt;Sıra taciz anılarına gelmişti. Bana böyle oldu, kuzenime şöyle oldu, eltime öyle oldu. Odadakilerden biri, Ayvalık'ta halası ve kuzeniyle tatil yaparken, evde erkek olmadığının anlaşılması üzerine olanları anlatıyordu. Yatmadan önce mutlaka pencereleri kapatan, panjurları çeken halasına karşı çıkmak istemiş sıcak diye. Balkonda uyumak istemiş de iyi ki halası izin vermemiş.&lt;br /&gt;-Gece bir sesle uyandık. Halam çığlık atıyordu, "Hayvanlar!" diye bağırıyordu. Ben önce yazlık yer diye böcek, akrep gördü sandım. Koşarak yanımıza geldi. Meğer kendi penceresini açmış yatmadan. Gözünü açtığında adam içeri girmek üzereymiş. Bizi korudu, ama kendini korumamış.&lt;br /&gt;-Onda giden gitmiş zaten adam gelse ne olacak! Mühim olan sizsiniz tabii. (Gülmeler, gülmeler...)&lt;br /&gt;-Nasıl yani? Bekaretle mi ilgili?&lt;br /&gt;-E tabii. Onu alan almış, kocası var, giden gitmiş; ama bunlar daha bekar kız. Bir şey olsa kim alacak bunları?&lt;br /&gt;-Bakire değilse tecavüz önemli değil yani?&lt;br /&gt;-Tabii kötü bir şey de aynı değil şimdi. Bakire kız için kötü, kimse almaz. Onu kocası istemese de bir şey olmaz artık.&lt;br /&gt;-Bir şey olmaz?&lt;br /&gt;-Yani onda gidecek bir şey yok işte. (Burada bana durumu izah için söylenilenleri yazmıyorum, ama tahmin edersiniz diye düşünüyorum.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra konuşma devam etti. Hepsini duyduğumdan emin değilim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5618094495633902853?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5618094495633902853/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5618094495633902853&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5618094495633902853'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5618094495633902853'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/06/basmz-da-bakslarmz-da-yerde.html' title='Başımız da bakışlarımız da yerde'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6095954622350057573</id><published>2011-05-30T17:17:00.000+03:00</published><updated>2011-05-30T17:17:04.546+03:00</updated><title type='text'>Otizmle mücadele: Önce kafada bitirmek lazım</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Otistik bir çocuğunuz olsaydı aşağıdaki belgeleri nasıl doldururdunuz?&lt;br /&gt;Ben söyleyeyim: Olabildiğince iyimser olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-QlCVv4QraHM/TeOd8OfOY3I/AAAAAAAAAmY/kuzxKLXplvg/s1600/o2.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; display: inline !important; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-QlCVv4QraHM/TeOd8OfOY3I/AAAAAAAAAmY/kuzxKLXplvg/s320/o2.jpg" width="193" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7C6tUhkt8Fg/TeOdyZ4LGiI/AAAAAAAAAmU/e0GUfUrSuzc/s1600/o1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-7C6tUhkt8Fg/TeOdyZ4LGiI/AAAAAAAAAmU/e0GUfUrSuzc/s320/o1.jpg" width="193" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: none; color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-WsaHjF_bZ48/TeOeILMh-NI/AAAAAAAAAmc/JhH_nRSfrAU/s1600/o3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-WsaHjF_bZ48/TeOeILMh-NI/AAAAAAAAAmc/JhH_nRSfrAU/s320/o3.jpg" width="194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-z8OH-UEagXo/TeOeJ-loG4I/AAAAAAAAAmg/oZfHxInTLkA/s1600/o4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-z8OH-UEagXo/TeOeJ-loG4I/AAAAAAAAAmg/oZfHxInTLkA/s320/o4.jpg" width="193" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Belki de şöyle demeliyim: Çocuğunuzun lehine. Mümkün olsa översiniz bile. Fırsat buldukça yaparsınız zaten. &lt;a href="http://www.haberpan.com/haber/otizmi-muzikle-yenmeyi-basardi"&gt;Cem&lt;/a&gt; &lt;a href="http://otizmsenfonisi.blogspot.com/2010/12/sensory-integration-therapy-ile.html"&gt;Vardarcı&lt;/a&gt; &lt;a href="http://cemvardarci123.blogcu.com/otizm"&gt;gibi&lt;/a&gt; örnekler görmüşseniz ya da en azından filmlerde gördüğünüz bütün otistiklerin üstün bir yanı varsa, bazı beklentileriniz olabilir:&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Müzik öğretmeni de olacak mı burada?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Hayır, olmayacak. Neden?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Oğlumun müzik konusunda kabiliyeti var da. (gurur duyulduğunu belirten bir baş hareketi, göz süzme)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Öyle mi! Nedir?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Mızıka çalıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Duyduklarını mı tekrar ediyor? Bildiği, çalabildiği şeyler var mı?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Yok. Üflüyor işte mızıkayı ağzına koyunca.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Hmm. Tabii o sırada bir ses çıkıyor. Onu diyorsunuz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Evet. Ama yetenekli yani.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Anladım.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Birkaç saniye içinde odanın altını üstüne getiren, bilgisayarı kucaklayıp eline aldığı diğer şeyler gibi fırlatmasına izin vermediğim için beni iten bir oğlunuz olabilir. Ayağını yere vurduğu zaman orayı sevdiğini anladığınız oğlunuz göz teması bile kurmuyorsa da, zaten hiç konuşmuyorsa da siz oğlunuzun iletişim kurduğunu düşünebilir ve raporuna öyle yazdırabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Merdivenlerden çıkmak istemediği için kendini benim sırtıma atan, önce başkalarının önündeki yemekleri ve kaşıklarını kapan sonra da yemeğin geldiği yere saldıran oğlunuz için sadece "İştahı açık da biraz." diyebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çocuğunuz öğretmenlerine vurduğunda, birinin yüzünü tırmaladığında siz onu kızdırdığımızı düşünebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çocuğunuzun daha iyi, daha uslu olmasının tek yolu bazen başka birinin çocuğunun daha kötü olmasıdır:&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Ay Murat'ı biz yıllardır tanırız. Hâlâ sinirli mi öyle? Ay çok sinirlenir Murat, çok fena. Dağıtır böyle ortalığı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Murat çok uslu bir çocuk aslında. Ben hiç rastlamadım sinirlendiğine. (Murat da bazen sinirlenir, ama merdivende önüme geçmek için beni itmeye kalkmamıştır mesela. Üstelik sinirlendiği şey hakkında kötü konuşulmasıdır.)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;-Ay olur muu! Bizimkiler gibi değil o, çok fena çook.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Oğlunuz elimdekini kapamamanın siniriyle gömleğime el atabilir; biraz sökülür. Kolumu sıkar; morarır. "Hay Allah!"&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Doldurun diye verdiğim formda olumsuz cinsel davranışları var mı diye sorulur; hayır, dersiniz. Oğlunuzun öğretmenlere dokunmak için, kendisine dokundurmak için yaptıkları, sonra bunlardan nasıl etkilendiği size çok daha açık anlatılmıştır oysa, birkaç kez.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Mutlu olması, çocuğunuzun mutlu olması. Çocuğunuzla gidemediğiniz yerlere onu bize emanet ettiğinizde gidebilmeniz. Mutluluk.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6095954622350057573?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6095954622350057573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6095954622350057573&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6095954622350057573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6095954622350057573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/05/otizmle-mucadele-once-kafada-bitirmek.html' title='Otizmle mücadele: Önce kafada bitirmek lazım'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-QlCVv4QraHM/TeOd8OfOY3I/AAAAAAAAAmY/kuzxKLXplvg/s72-c/o2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6079505173236712031</id><published>2011-05-23T16:59:00.003+03:00</published><updated>2011-05-31T11:11:03.129+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='starbucks türkiye misafir ilişkileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='starbucks sucks'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='starbucks tumbler rezaleti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='starbucks şikayeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='starbucks tumbler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='koca bir memnuniyet yalanı'/><title type='text'>Starbucks Türkiye ve Şebder Reçeli</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-3wbiJ4dn5dU/Tdpix_-zxJI/AAAAAAAAAmQ/DxzkoNLqj1A/s1600/starbucks+acisi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-3wbiJ4dn5dU/Tdpix_-zxJI/AAAAAAAAAmQ/DxzkoNLqj1A/s320/starbucks+acisi.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gün sonra Starbucks tumbler'ımdan çantamın içine kahve döküleli bir ay olacak. Ve elbette Starbucks bana saygısızlık edeli de bu kadar oluyor. Kibarlıktan saygısızlık diyorum, şimdi böyle uluorta diyemiyorum diye, siz terbiyesizlikten başlayıp istediğiniz kelimeyi koyabilirsiniz. Bunu yaparken de Starbucks Türkiye kadar onu getiren firma Shaya'nın hakkını verelim. Hiç farkları yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gördüğüm kadarıyla "Ay Starbucks, canım!" diyen herkese koşup, "Sağolun ya, valla utandırıyorsunuz." diyorlar. Ben görüyorum ki utanmak bilmiyorlar. Bir-iki gün Starbucks'a sinirlenmeyi bırakır gibi olmuştum başka şeyler olunca. &lt;a href="http://benbazenokuyorum.blogspot.com/2011/05/cagdas-iran-oykuleri.html"&gt;Çağdaş İran Öyküleri&lt;/a&gt;'nde Şebder Reçeli'ni okurken geri döndü bütün olumsuz hislerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şebder Reçelleri'ni herkes alıyor bakkallardan. Kavanozları açamayanlar biraz çabalıyor, sonra bir köşeye bırakıyorlar. Kavanozdur olur, diyorlar. Ne yapsınlar... Bazıları inatçı çıkıyor sıcak suya tutuyor, bıçakla açmaya çalışıyor. Bu sebeple kör olan bile oluyor. Kader.&lt;br /&gt;Bir sabah reçel kavanozunu açamayan Celal, önce kavanozu okula götürüyor. Kimse açamayınca aldığı bakkala. Bakkal da açamıyor. Bir bakıyor ki diğer kavanozlar da açılmıyor. Daha önce kimsenin bundan şikayet etmemesini garipsiyor. Firmaya haber veriliyor. Şebder Reçelleri Starbucks gibi davranmıyor burada. Piyasadaki ürünleri toplayıp neden böyle olduğunu araştırırken Celal'i de ikna etmeye çalışıyor dava için. Şebder Reçelleri Starbucks Türkiye gibi değil. Yani, sorumsuz, duyarsız, ucuz, saygısız değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Celal'in annesi utanıyor dava açmaktan, çekiniyor. Çevremdeki herkesin "Aman ne uğraşıyorsun!" demesi gibi. Celal vazgeçmiyor. Ben vazçgeçmeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayret! Hayret! Şaşılacak şey doğrusu! Hayret arkadaşlar. İki aydır ürünlerimizi böle arızalı olarak piyasaya sürüyoruz da kimsenin ruhu duymuyor! Kavanozların kapakları neden açılmıyor diye soran çıkmadı mı içinizden yahu? Zavallı tüketici reçel kavanozunun açılmadığını görünce ne yapar; aklına gelen ilk şey sıcak suya, semaverin musluğuna tutmak ve zorlamaktır. Baktı ki zorlamakla bir şey olmuyor, üstünde fazla durmaz; koyar bir kenara ve işine gücüne bakar. Şikayet eden kimse ya elisıkı biri ya da parasının gittiğine canı yanan biri olacak ki, çiviyle şişle, bıçağın ucuyla açmak için cedelleşmiş durmuş, elini kolunu da yaralamış. Ya da bıçağın ucu kırılıp fırlamış gözüne saplanmış kör olmuş. Ama, ama ne yazık ki bir kerecik olsun aklına gelmemiş ki problem bizim ambalajımızdan ileri geliyor. Dikkatsizlik ve hata yalnız fabrikanın teknik müdür ve ambalajlama sorumlusunda değil, hepimizde. Beyler, şakası yok bu işin. Devlet yekilileri fabrikamızda böyle bir şeyin olduğunu duyarlarsa, kapıya kilit vururlar. O zaman da bunca işçi, mühendis, memur işsiz kalır. Onca sermaye yok olur. Hepsinden önemlisi reklam paraları boşa gider. Eminim Şebder reçeline halkın güveni kalmaz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Celal'in annesi:&lt;br /&gt;-Öldürseler, seninle şikayete gitmem. Aklımdan zorum mu var, koskoca kadın halimle peşine düşeceğim de "bu reçel kavanozu neden açılmıyor" diyeceğim! Açılmazsa açılmasın canım, cehenneme kadar! Böyle olsaydı her gün herkes işini gücünü bırakır, mahkemelerde sürünür, o kapı senin bu kapı benim şikayet eder dururdu. Al işte, daha dün meyve aldım. İnsafsız herif başımı çevirmeye kalmadan üç çürük portakalı sokuşturmuş. Sıvı deterjan aldım. Neden yapmışlar bilmem; cildim soyulmaya başladı. Bu sabah sen ekmek aldın ya. Gördün mü yarısı yanık, yarısı hamurdu! Sen daha geçen gün ayakkabı aldın. İki gün dayanmadı; pençesi düştü yolda giderken. Bir kutu hurma aldım. Üstten birkaç sıra iyiydi, alttakiler ise ekşi. Eğer şikayet edip dava açmaya kalkarsak işimizi gücümüzü bırakıp o mahkeme senin, bu mahkeme benim dolaşır, milleti kendimize düşman ederiz."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6079505173236712031?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6079505173236712031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6079505173236712031&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6079505173236712031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6079505173236712031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/05/starbucks-turkiye-ve-sebder-receli.html' title='Starbucks Türkiye ve Şebder Reçeli'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-3wbiJ4dn5dU/Tdpix_-zxJI/AAAAAAAAAmQ/DxzkoNLqj1A/s72-c/starbucks+acisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2042561866483233314</id><published>2011-05-16T15:28:00.000+03:00</published><updated>2011-05-16T15:28:15.409+03:00</updated><title type='text'>İlk</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_mtfp4KlzPs/TdEXBMpLScI/AAAAAAAAAmM/Mowq6BWyeNY/s1600/e+007.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-_mtfp4KlzPs/TdEXBMpLScI/AAAAAAAAAmM/Mowq6BWyeNY/s320/e+007.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İlk maaşımla ilk ne alacağımı hiç düşünmedim. Kararlı fakat yavaş adımlarla geçtim banka ile eczane arasındaki yolu. Parayı uzatırken ise oldukça kararsızdım.&lt;br /&gt;-Ben o kadar iğneyi yaptırmam zaten; siz bana iki tane verseniz olmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2042561866483233314?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2042561866483233314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2042561866483233314&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2042561866483233314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2042561866483233314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/05/ilk.html' title='İlk'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-_mtfp4KlzPs/TdEXBMpLScI/AAAAAAAAAmM/Mowq6BWyeNY/s72-c/e+007.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6592524575381545440</id><published>2011-05-15T00:23:00.002+03:00</published><updated>2011-05-15T23:26:33.422+03:00</updated><title type='text'>Çok oldu</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Geçen yıl &lt;a href="http://futureme.org/"&gt;buradan&lt;/a&gt; kendime yazdığım e-postayı aldım dün. O sırada içinde bulunduğum durumdan kurtulmak istemişim. Hem de nasıl.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Oysa, bazen, bazı şeylerin hiç değişmemesi gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Tam 17 yıl önce bu eve taşınmışlar. Ondan önce komşuyduk. Merve'nin doğumunu hatırlıyorum. Nasıl klasik müzik dinleyerek uyutulduğunu, annesinin eteğine sarılarak uyuduğunu biliyorum. Merve üniversiteye başlayana kadar o etekle uyudu. Yurtta kalmasa, değişmeyeceklerin arasına girecekti bu da.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Murat abi ile hayalî ligimiz vardı. Futbolla kurduğum tek bağ bu idi. O zamanlar bir sürü şey öğrenmiştim üstelik. Çünkü maçların bir kısmını Murat abi anlatıyordu, bir kısmını ben anlatıyordum her hafta.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bunlar aynı kalmadı, ama o evdeki bütün eşyalar gibi değişmemişti bana olan sevgileri, ilgileri. Koltuklar, o mermer sehpa, vitrin ve içindekiler, mutfak dolaplarının kenarındaki danteller, &amp;nbsp;Murat abinin takdir ve onur belgeleri, Merve'nin yaptığı resimler, kapıyı açınca göz göze geldiğimiz Atatürk, kurban olarak sevmeler, "yavrumcan" demeler...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Birinden duymak istediklerimizi söylesin diye ona soru sormak gibi bazen bir dilim pastayı, bir bardak çayı reddetmek. Israr ile sevildiğinin biraz daha farkına varma isteği. Beni sevmeyen biri niye bana pasta yedirsin ki, çay eşliğinde niye sohbet etmek istesin? Çay sevmesem de birileri bana hep çay içirmek istesin. Bunun olacağından bazen ne kadar da eminim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bir şeylerin değişmesi için çabalarken değişmeyenlere bu kadar ihtiyaç duyacağımı bilmiyordum. O e-postayı yazarken, her şeyin değişmesi her şeyimi verebilirdim. Hiçbir şeyin değişmeyeceğini bile bile.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Oysa, bazen, galiba, bazı şeylerin değişmemesi her şeyi değiştiriyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: arial; font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial; font-size: x-small;"&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE0ODM0Mjk4IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE0ODM0Mjk4LWIxYSI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDU0MDc3OTQ7fQ==&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE0ODM0Mjk4IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE0ODM0Mjk4LWIxYSI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDU0MDc3OTQ7fQ==&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6592524575381545440?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6592524575381545440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6592524575381545440&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6592524575381545440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6592524575381545440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/05/cok-oldu.html' title='Çok oldu'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3434226897941067170</id><published>2011-05-07T00:14:00.001+03:00</published><updated>2011-05-07T01:13:09.691+03:00</updated><title type='text'>Aynı şarkı</title><content type='html'>Otobüs büyük bir hastanenin önünden geçtiği için, tek koltuklara sıralanmış yaşlılardan birini gözüme kestirip yanında durdum. Herhalde hastanede inerdi; ben de otururdum onun yerine. Solumdaki kadın, biraz arkasında durmama rağmen kafasını çevirip bakıyordu bana. Nasıl da rahat bakıyordu. Ben rahatsız olduğumu göstermek için bile bakamadım ona. Hastaneye yaklaşıyorduk. Koltuktaki teyze kalksa bile yerine o kadın otururdu. Pek açıkgöz, belli. Ondan önce davranamazdım. Utanırdım, koltuk boş kalınca hemen oturmazdım. Zaten sıcak olurdu, onu da sevmezdim. Tanımadığım birinin kucağına oturur gibi.&lt;br /&gt;Hastaneye geldik. Hastaneyi geçtik. Teyze inmedi. O kadın bana bakmaya devam ediyordu. İnen olursa o oturacaktı, biliyordum.&lt;br /&gt;Bir sonraki durakta teyze indi. O kadın bana bir şey söyledi. Teyze inerken basmasın diye düşen şemsiyemi almaya karar vermiştim. Kulaklığı çıkaramadım ve o kadının söylediklerini duyamadım. Yüzüne bakınca gülümsediğini gördüm. Eline bakınca bana oturmam için koltuğu gösterdiğini gördüm.&lt;br /&gt;Utandım. Oturmadım. Tek elle kılıfına sokmaya çalıştığım şemsiyeyi teklifsiz aldı elimden. Kılıfa sokup geri verdi gülümseyerek. Şaşırdım. Ona bakmadan teşekkür ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorduklarında "her şey aynı" desem bile aynı olanın belirsizlik olduğunu anlatıyordum. Şimdi, aynı olanın gerçekten her şey olmasından çok korkuyorum. Bugün otobüste o kadın beni şaşırttı. Üç hafta işe gidince her şeyin kafamdaki gibi, göründüğü kadar olmasını bekledim. Çünkü, günümün mühim bir kısmını geçirdiğim yerde edindiğim tecrübeye göre herkes aynı.&lt;br /&gt;Bu sebeple bugün işi astım. Aynı olmasın diye, aynı olacağını sanmayayım diye, yapabildiğimi bilmek için, oradakilerden nefret etmemek için astım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE0NzY5NTYxIjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE0NzY5NTYxLTE1NyI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDQ3MDA0MDY7fQ==&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE0NzY5NTYxIjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE0NzY5NTYxLTE1NyI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDQ3MDA0MDY7fQ==&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*İlk hafta her sabah.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3434226897941067170?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3434226897941067170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3434226897941067170&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3434226897941067170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3434226897941067170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/05/ayn-sark.html' title='Aynı şarkı'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8012008199563643328</id><published>2011-05-02T17:06:00.000+03:00</published><updated>2011-05-02T17:06:10.005+03:00</updated><title type='text'>Okumak önemli</title><content type='html'>Üç kişiden biri okuyan adamdı. İkincisi, her şeyi onaylayan ve bazen onayladığıyla aynı anlama geldiğini sandığı, ama ilgisiz cümleler söyleyen adam. Üçüncü ise konu ile bağlantılı olarak gaza gelip nutuk çeken adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkinin okuduğu dandik şiir kitabı üzerine konuşuyorlar. Kim olduğunu, ne yazdığını okuyamıyorum, ama sayfalarına ve sonra kapağına bakınca anlıyorum ki kötü. Oradan birkaç mısra okuyor adam. İkincisi okumanın önemli olduğunu anlatmaya çalışıyor. Üçüncü de sağ elini havaya kaldırarak "Okumak lazım! Ben bunu bilir bunu söylerim: Okumak lazım! Memleket böyle kalkınacak, başka şeyle değil." diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlki konu ile ilgili bir şey söyleyecek. İşaret parmağını kaldırıp dudaklarını öne doğru uzatarak konuşma niyetini belli ediyor; böylece diğerleri susuyor.&lt;br /&gt;-Ne demiş şair...&lt;br /&gt;Burada dudakları büzülü, ağzı hafif açık, işaret parmağı havada kalıyor. Beş saniye, on saniye geçiyor. Adam öyle beklemekte. Gözler etrafta dolanıyor düşünürken. Otuz saniye kadar sonra:&lt;br /&gt;-...(Duyamıyorum gülerken.) nokta nokta (Cidden böyle diyor.) bendimi çiğner aşarım.&lt;br /&gt;-Heee. Mehmet Akif'i mi diyorsun? İstiklâl Marşı mı?&lt;br /&gt;-Yok. O da var da, bunu başka bir şair söylemiş. Kim olduğunu şimdi hatırlamıyorum ama. Ben öğretmenim de şiire ilgim oradan. Yazıyorum da ben. Kitabım var, bastırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü adam yine elini havaya kaldırır: Okumak önemli, okumak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç gündür bu adamları hatırlayıp gülüyorum. Sonra da üzülüyorum. Gülerken onlara gülüyorum, evet, üzülürken kim için, emin değilim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8012008199563643328?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8012008199563643328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8012008199563643328&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8012008199563643328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8012008199563643328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/05/okumak-onemli.html' title='Okumak önemli'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1917342015123377828</id><published>2011-04-29T12:32:00.000+03:00</published><updated>2011-04-29T12:32:54.985+03:00</updated><title type='text'>Aslında kamuya bi atsan kapağı var ya</title><content type='html'>çok rahat edersin, diyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldiğimden beri, beni ya da ailemden herhangi birini görenlerin ya da bizimle konuşanların muhakkak sordukları şey çalışmaya başlayıp başlamadığım. Soranlardan önce öğrenen kişi, yandaki binada soğuk havalarda pencereden bakan, sıcaklarda ise balkonda ya da bahçede geleni gideni izleyen komşumuz. Sabah yedide işe giderken de eve gece yarısı dönerken de onu görüyorum. Orada mı diye bakıyorum hatırlayınca ve evet, orada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de her sabahları yürüyüş yapanlar var. Ben yedide otobüs durağına giderken onlar dönüyorlar. İlk sabah, günaydın diyerek koşmam işe yaradı. Sonra sorular başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün mahallenin ve akrabanın bunu sorması, öğrenmesi dert değil. Nerede çalışıyorsun, diye soruyorlar; cevaplıyorum. Ne olarak diye soruyorlar; onu da cevaplıyorum. Hmm, diyorlar. Biraz düşünüyorlar.&lt;br /&gt;-Sen yıllardır okuyorsun. Bula bula bu işi mi buldun?&lt;br /&gt;Tek amacım konu değiştirmek, oradan uzaklaşmak. Sadece bakıyorum, belki biraz gülümsüyorum.&lt;br /&gt;-Maaşın ne kadar? O iyi olsa bari.&lt;br /&gt;Bu soruyla ilk karşılaşmamda gözlerim açılıyor. Maaşım mı, diye soruyorum. Annem-babam sormadı bana, nasıl sorarlar diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;-Daha yeniyim, ben de bilmiyorum.&lt;br /&gt;-Aaa! İnsan bilmeden işe başlar mı? İlk sorman gereken şey o. Öğren de söyle bize. 4b'li misin, kadrolu musun? Kurumdan kuruma da değişiyor tabii bunlar. Girecek misin KPSS'ye? Çalış da iyi puan al. O kadar okumuşsun, boşuna hep. Herkesle aynı maaşı alacaksan niye gidiyorsun o kadar okula? Üniversite mezunu ol yeter. Aslında kamuya bi atsan kapağı var ya, çok rahat edersin. İyi puan alacaksın, müdürle arayı iyi tutacaksın; tamamdır. Çok rahat edersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ben buralardan bi uzaklaşsam var ya, çok rahat ederim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-aBX1Bcz4eEs/TbqFqCzIylI/AAAAAAAAAlg/uYjL8c_FpNM/s1600/DSCN8949.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-aBX1Bcz4eEs/TbqFqCzIylI/AAAAAAAAAlg/uYjL8c_FpNM/s320/DSCN8949.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Belki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1917342015123377828?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1917342015123377828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1917342015123377828&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1917342015123377828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1917342015123377828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/04/aslnda-kamuya-bi-atsan-kapag-var-ya.html' title='Aslında kamuya bi atsan kapağı var ya'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-aBX1Bcz4eEs/TbqFqCzIylI/AAAAAAAAAlg/uYjL8c_FpNM/s72-c/DSCN8949.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2224891274404249870</id><published>2011-04-25T12:42:00.000+03:00</published><updated>2011-04-25T12:42:37.542+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilk kez çalışınca...'/><title type='text'>Seyyarat İşte</title><content type='html'>Bir haftada insan ne her şeyi bilen adamlara alışabiliyor, ne de merakla soru soranlardan ustalıkla kaçabilmeyi öğreniyor.&lt;br /&gt;Henüz müdür dönmediği için, onun odasına yerleşen müdür yardımcısının odasına yerleştim. Koridorun sonunda herkesten uzak olmayı umduğum oda. Ben geldiğimden beri faks makinesi bozulduğu için -ben bozmuş olabilirim- en az üç kişi geliyor faks göndermek için odaya her seferinde. Onlar olmazsa, danışma görevlisi gelip "Sıkılmadın mı? Gelsene yanımıza." diyor. Bazen gidiyorum. Onlar bilgisayarlarına bakıyor, bana bir şeyler soruyorlar. Olabilecek en kısa cevapları veriyor bir bahane bulup çıkıyorum. Ne zaman gitsem birinin çocuğunun, birinin yeğeninin İngilizce ödevi ile dönüyorum. O da gelmezse çalışanlardan herhangi biri gelip günaydın ya da iyi günler diyor. Bazen birileri koridor boyunca yürüyor, kapıdan bana bakıp geri dönüyor. Kapıyı kapatamıyorum. Kapıyı kapatınca gelip "Bizden rahatsız mı oluyorsun?" dedikleri ve kapıyı açık bırakıp gittikleri için nedense ben mahcup oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benden alınan bilgiler kulaktan kulağa aktarılıyor. Kahvaltı yaparken, yemek yerken, çay içerken anlatacak şeyler lazım oluyor sanırım. Birisi hakkında konuşmadıkları zaman uzaylılardan, ünlülerden, sigaradan bahsediyorlar. Uzaylılar konusunda anlaşamadılar, ama her şeyi en çok bilen adam, "var" diyor. Müjde Ar ohooo kaç yaşındaymış ama kaç gösteriyormuş, taş gibiymiş. Sigarayı içmeyen bilemezmiş güzelliğini ve bırakmanın zorluğunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan çalışırken hep yeni şeyler öğreniyor, evet. Devlet kurumlarında çok fazla çalışmamak gerektğini, bu durumda diğerlerinin işlerinin de çalışana yıkılacağını bugün biraz üzülerek öğrendim. Sonra "Amaaan, elime mi yapışır." dedim. Diğer odalardan gelen dizi seslerinden sonra ilk kez dinlediğim arabesk şarkıları bastırmak için kulaklık takmayı öğrendim mesela.&lt;br /&gt;Masam, odam böyle şimdilik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-SydDzCrDYkA/TbVAfsckZ9I/AAAAAAAAAlQ/R-5hzD7vUnA/s1600/Resim+002.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-SydDzCrDYkA/TbVAfsckZ9I/AAAAAAAAAlQ/R-5hzD7vUnA/s320/Resim+002.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;İki odanın arasındaki duvar böyle. Hep onları dinliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rPEwyA33BVA/TbVAbR8xsPI/AAAAAAAAAlM/HmYZ2mA4qcs/s1600/Resim+001.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-rPEwyA33BVA/TbVAbR8xsPI/AAAAAAAAAlM/HmYZ2mA4qcs/s320/Resim+001.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bunlar da, müdür yardımcısının ezberlememi söylediği yönetmeliğin kendisi tarafından altı çizilerek çalışılmış satırlarından.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-P65h6BrRa-U/TbVA49mJCrI/AAAAAAAAAlU/BOPd6dM8img/s1600/Resim+003.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-P65h6BrRa-U/TbVA49mJCrI/AAAAAAAAAlU/BOPd6dM8img/s320/Resim+003.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-uj7Z2dROzJw/TbVA-Gj4OzI/AAAAAAAAAlY/EyBr-y2QA3w/s1600/Resim+004.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-uj7Z2dROzJw/TbVA-Gj4OzI/AAAAAAAAAlY/EyBr-y2QA3w/s320/Resim+004.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2224891274404249870?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2224891274404249870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2224891274404249870&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2224891274404249870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2224891274404249870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/04/seyyarat-iste.html' title='Seyyarat İşte'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-SydDzCrDYkA/TbVAfsckZ9I/AAAAAAAAAlQ/R-5hzD7vUnA/s72-c/Resim+002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4691622182214085416</id><published>2011-04-19T14:35:00.000+03:00</published><updated>2011-04-19T14:35:03.848+03:00</updated><title type='text'>Konu: Seyyarat'ın Başlatılması</title><content type='html'>Beni başlattılar. Böyle yazıyordu dün adımın geçtiği kağıtların birinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ikinci günüm. Bana sormadan getirilen çayı düşünmeden, tat almadan içiyorum. Yapmam gerekenlerden birinin de bu olduğuna inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki öğrenciden birini tanıyorum henüz. Murat, 26 yaşında. Ondan korkanlara yumruk atıyormuş. Ben çok rahattım, o da gelip konuşurken elimi tuttu. Daha fazla yakınlaşmak mümkün değil zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün çalışmak zorunda kalacağımı biliyordum, ama o günün bu kadar çabuk gelmesini beklemiyordum. Şimdi, kalemlik, zımba, delgeç, toplu iğneler, ataçlar ve birkaç kalemle donattığım masama bakıyorum. Mevzuatı incelerken o kadar sıkılıyorum ki Murat'ın yanına çıkacağım saatin gelmesini bekliyorum. Sürekli gelip beni çağıran, "Sohbet edelim." diyen kadının peşinden gitmekten korkuyorum. Birden kendimi, mesai saatleri içinde, elimde çay bardağı ile hayatımı anlatırken görmekten korkuyorum. Nereli olduğumu, yaşımı, kocam/sevgilim/nişanlım olup olmadığını bilmiyorum kaçıncı kez sormalarından korkuyorum. Üstelik o odada hep Serdar Ortaç dinleniyor. Murat'tan değil, ama bunlardan çok korkuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4691622182214085416?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4691622182214085416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4691622182214085416&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4691622182214085416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4691622182214085416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/04/konu-seyyaratn-baslatlmas.html' title='Konu: Seyyarat&apos;ın Başlatılması'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1784174101181309761</id><published>2011-04-14T02:02:00.000+03:00</published><updated>2011-04-14T02:02:21.497+03:00</updated><title type='text'>Çok güçlü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-mKKsif4DBbY/TaYoyH2eeMI/AAAAAAAAAlI/nOKO5rkeeb8/s1600/sumatra+kahvesi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-mKKsif4DBbY/TaYoyH2eeMI/AAAAAAAAAlI/nOKO5rkeeb8/s320/sumatra+kahvesi.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Gözümüzü açacak kadar gerçek, Sumatra kahvesi. Hayatımızdan çıkardıklarımızın bıraktığı boşluk kadar güçlü. Sonra her şeyin değişecek olması kadar da gerçek.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Ben, Sumatra sevmem.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1784174101181309761?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1784174101181309761/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1784174101181309761&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1784174101181309761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1784174101181309761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/04/cok-guclu.html' title='Çok güçlü'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-mKKsif4DBbY/TaYoyH2eeMI/AAAAAAAAAlI/nOKO5rkeeb8/s72-c/sumatra+kahvesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6762738622361547135</id><published>2011-04-04T22:30:00.000+03:00</published><updated>2011-04-04T22:30:55.369+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AEO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MNG'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİB'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='APS'/><title type='text'>Gönderecektim</title><content type='html'>-Şehir içi bir gönderide aynı gün içinde teslim yapıyor musunuz?&lt;br /&gt;-Nereye göndereceksiniz?&lt;br /&gt;-Yenibosna.&lt;br /&gt;-Oralara üç günde götürüyoruz.&lt;br /&gt;-Yenibosna'ya?&lt;br /&gt;-Evet.&lt;br /&gt;-E ben gitsem şimdi üç saate varırım, siz niye üç günde götürüyorsunuz?&lt;br /&gt;-Ertesi gün teslimi başlatmıştık oralara, ama çok şey gitmiyor değiştirdik yine.&lt;br /&gt;-Çok acayip. Aynı şehir yahu.&lt;br /&gt;-Aynı şehir mi? Neresi dediniz siz?&lt;br /&gt;-Yenibosna.&lt;br /&gt;-Hee. Ben şey sandım, hani Sırbistan falan oralarda var ya.&lt;br /&gt;-Bosna-Hersek?&lt;br /&gt;-Heh, o işte. Senin dediğin neresiydi?&lt;br /&gt;-Avrupa yakasında, Yenibosna.&lt;br /&gt;-Avrupa'ya üç günde götürüyoruz.&lt;br /&gt;-Oldu o zaman, size iyi günler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben o sırada, göndereceğim belgenin kopyasını aldığımı fark ederek eve dönmeye karar verdiğimden devam etmedim bu konuşmaya. İkinci denememi PTT'nin APS servisi ile yapmaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Şimdi Avrupa yakasına bir şey gönderirsem yarın öğleden önce ulaşır mı?&lt;br /&gt;-Nereye?&lt;br /&gt;-Yenibosna.&lt;br /&gt;-Oralara kargoyla gönderiyoruz, Avrupa'ya birkaç gün içinde gider.&lt;br /&gt;-Neyse, ben bir APS...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6762738622361547135?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6762738622361547135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6762738622361547135&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6762738622361547135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6762738622361547135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/04/gonderecektim.html' title='Gönderecektim'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8337051755156826613</id><published>2011-04-04T03:58:00.000+03:00</published><updated>2011-04-04T03:58:10.156+03:00</updated><title type='text'>Pazartesi</title><content type='html'>Bir Pazartesi günü idi. Günler, şu garip günler! Uykumuzun içinde saatleri başlayan günler! Uyandığımız zaman üçte birini arkada bırakmışızdır başlayan günün, kaldı mı üçte ikisi... Yap bakalım hesabını... Hey gidi Pazartesi hey! Kaldı on altı saatin. Bir saat kavgaya say, bir saat konuşmaya, iki saat yürümeye, yarım saat düşünmeye koy, yemeğe içmeğe de bir saat, yarım saat el yıkama aptes bozmaya, yarım saat olduğun yerde kestirmeye, çeyrek saat bilet almaya, tünele, tramvaya, vapura binmeye... Say sayabildiğin kadar. Koy bu on saatin içine boşlukları doldur. Sevişmeye koyabiliyor musun on dakika?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı makinelerine, kalem tutan parmaklara, neşterlere, ilaçlara, selam vermeye, kitap okumaya, iki kadeh içmeye... Vakit mi kalıyor insanoğluna? Bunu yaparsan onu edemiyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geç git Pazartesi sen de! Sende de iş yok. Sen de Salı'ya doğru kalem tutarak, apteshaneye giderek, daktilo yazarak, otobüse binerek, sümkürerek, burnunu çekerek, vapura atlayarak, merhaba diyerek, bilet alarak, pazarlık ederek, bir şarkı bile mırıldanmadan, ıslık çalmayı bile hatırlamadan, aşktan göz açamadan, bir güzel yüz bile göremeden; yalan söyleyerek, insanoğlundan insanoğluna kötü haberler ileterek, Çarşamba'ya doğru yürüyen budala bir Salı ile kol kola geçip gideceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lalettayin bir Mart gününün lalettayin bir Pazartesisi. Gideceksen git! Pencereye üç beş damla insanın içini ürperten buz gibi su, mangallı odanın bir isim yazdığım, bir şekil çizdiğim camına buğudan başka güzel ne getirdin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir, belki de bu saatte Beyoğlu'nda bir evde bir kadın bir erkekle kavga ediyordur. Onun da ismi Nevin'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az sonra, Pazartesi isimli saatlerin on dakikası geçinceye kadar bir zaman içinde, kanlı canlı, ondüleli, rujlu Nevin on altı yerinden bıçaklanıverecek. Fransa'da kabine düşecek. İngiltere'de bir Lord evlenecek, bir uçak düşecek, bir diğeri Roma Hava Meydanı'ndan Paris'e kalkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağların içinde bir tren gidiyor bak! Tam tünele girmek üzere. Bakın şu dolmuşta bir şeyler oldu. Bir adam ezilmiş mi? Bayılmış mı? Nedir? Eczaneye götürüyorlar. Hastanenin birinde bir adamın kalbine ameliyat yapıyorlar; bir başkasının karnından su alıyorlar; birine narkoz veriyorlar, birinin ayağını kesiyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünürüm, düşünürüm bunu da: İki kişiyi, tenha bir sinemada, yan yana, içleri hazdan ışıklar içinde, yürekleri dudaklarında, şehvet ıslık gibi, yılan gibi, Temmuz geceleri gibi yıldızlı, sıcak, ağır kokulu, dudak dudağa, eller ellerde, bir kadınla kaybolmuş bir erkek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey Pazartesi! Övünebilirsin, isminle değil; yukarıda saydıklarımla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulan Pazartesi! Sen bir tarafta Pazar, bir tarafta Salısın; serseri herif! Ne diye İstanbul'da bize "Pazartesiyim" diye kafa tutarsın. Elimde olsa tutarım seni şu saniyede; bakarım sonra dünya yüzüne: Bir çocuğun yalnız kafası çıkmıştır, bir adam durmadan son nefesinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın hep o sarsılma anındadır, bir parmak kalkmış daktilonun başında; bekliyor. Hep seni bekliyorlar geçsin gitsin diye, köpek! Giden bir araba durmayacağına göre ne yapar acaba? Bırak bizim tüneli, bir uçağı düşün; duramaz, ehh gidemez de. Köpek hep mi havlayacak? Hani buna havlamak da denmez. Tavuk yumurtayı yumurtlayamayacak, ben ben ben ben ben...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nevin, işte Pazartesi gününü yerden yere vurarak köyün içinde dolaşıyordu. Günler bir sayfa içine sığdırabileceği bir takım hareketlerle, vapura binmek, Beyoğlu'na çıkmak, sinemaya gitmek, bir arkadaş görmek... Pek az düşünülmeyen değişikliklerle geçip gidiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;a href="http://benbazenokuyorum.blogspot.com/2011/04/kayp-aranyor-sait-faik-abasyank.html"&gt;Sait Faik Abasıyanık, Kayıp Aranıyor&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8337051755156826613?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8337051755156826613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8337051755156826613&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8337051755156826613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8337051755156826613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/04/pazartesi.html' title='Pazartesi'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-666935781162011159</id><published>2011-03-31T04:31:00.000+03:00</published><updated>2011-03-31T04:31:39.267+03:00</updated><title type='text'>Kırk Beş Dakika</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: right;"&gt;Fotoğraflar biriktikçe öncelik-sonralık dediğimiz bir bağıntının önemini yitirdiğini, zamanla yok olduğunu görürüz. Anlatmağa değer gördüklerimizin kavranabilmesi, niye bir sıraya uymasına bağlıymış gibi düşünelim?*&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hava güzel olunca trenin böyle kalabalık olması doğal. Ben, birkaç teyze ile iki çocuklu annenin arasında duruyordum. Aralarında -konuşmalardan öğrendiğime göre- bir buçuk yaş olan iki kız kardeş, annelerine sürekli sorular soruyor. Küçük olanı pek seven teyzeler, onların kızı olmasını teklif ediyorlar. Bir de tekrarlıyorlar:&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Küçüğü alalım küçüğü, büyüğü istemeyiz. Bu daha sevimli.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şımarmaya devam eden küçüğün saçlarını okşuyor annesi sürekli. Büyük olan, terlediğini söylüyor. Ona şöyle bir bakıp küçük olana dönüyor anne. Anneler daha çok beğenilen, takdir edilen çocuklarını daha mı çok seviyor?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Senin saçların kirpi gibi idi, suratın turşu satıyordu. Öyle demişti komşu teyze. O yüzden beni istiyordu çocuğu olarak. Henüz, her gördüğü çocuğa bunları söyleyen teyzelerden habersizdik. İlk kez karşılaşmış ve şaşırmıştık. Yanımızda annelerimiz yoktu. Seni savunmak, teyzeye kızmak bana kalmıştı.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Teyzelerden biri bana tutunmak için izin istedi. Diğeri zaten koluma sarılmıştı. Yer veren gençlere teşekkür ettiler ve oturmadılar. Kırk yaşlarında bir kadın onlara gösterilen yere koşarak gidip yerleşti.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Siz benden de yaşlısınız ama maşallahınız var. Ben oturayım sizin yerinize.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Otur kızım. Gençlerin daha çok ihtiyacı var enerjiye. Bütün gün dolaşan, yorulan gençler. Biz oturuyoruz hep.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Şükranhanımteyze'nin bahçesine sadece ben varken girebiliyordun. En sevdiğim şeye seni ortak etmiştim ve ikimiz de bunun değerinin farkındaydık.Şükranhanımteyze'nin "Koşup oynayacaksınız, enerjiye ihtiyacınız var" diye verdiği Almanya'dan gelen çikolataların da kıymetinin farkındaydık. Yazın bile serin bahçesinde, salıncakta yediğimiz o çikolataları unuttuğunu söyleme.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Annem, babaannemin ölümünden sonra da onun en yakın arkadaşına yemekler yapmaya hatta ona banyo yaptırmaya devam etti. Uzun sürmedi bu. Annem olmadan da Şükranhanımteyze'nin kapısı açıktı bana. Mutfakta hep benim için abur cubur vardı. Bir de evin her yerinde, sonra da kenarlarını kıvırmamak şartıyla bakılan fotoğraf albümlerinde dünyanın en güzel fotoğrafları vardı. Her gidişimde Şükranhanımteyze'nin Şükran olduğu fotoğraflara bakardım. Senin yüzünü bile hatırlayamam düşününce, ama her haliyle yüzünü hatırlayabildiğim iki kişiden biri Şükranhanımteyze. Diğeri babaannem. İkisinin yüzünü de her hatırladığımda ağladığımı düşününce seninki hatırlamayışım iyi geliyor gözüme.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yüzümü tonton teyzelerden pencereye çevirince denizi görüyordum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Son görüşmemizde, birbirimizin hayatından artık çıktığımızı anladığım gün, konuşacak hiçbir şeyimiz olmadığı için denize bakıp durmuştuk. Ben, gemileri saymaya çalıştım, seni bilmem. Ben, tercihlerimle, yeni halimle senin sevdiğin biri değildim artık. Böyle düşündüğün için ben de seni sevmemeliydim, değil mi?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün buluştuğum arkadaşıma kırgındım. Sorduğu zaman başımı çeviriyor ve bir şey olmadığını söylüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Seninle göz göze gelmek için yüzümü çevirmeme bile gerek yoktu. On yıl sonra seni nasıl tanıdığımı ben de bilmiyorum. Emin olmak için tren hareket ettikten sonra pencereden bakıyor gibi yaparak sana bakmak istedim. Sen gözünü ayırmadığın için yapamadım. Kitabımı açtım, okumadım. Bir şey söylersen eğer sana ne kadar üzüldüğümü anlatmaya başlar mıyım diye düşündüm. Senden sonra, aynı sebeple kim bilir kaç insan kötü davrandı bana. Onlara üzülmedim. Senin üzdüğün kadar üzülebiliyordum, bitti.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlıca yürüyüp alt geçitten senden önce geçmeyi planladım. Sonra zaten yollarımız ayrılacaktı. O kadın düşerken bana tutunmasaydı böyle olacaktı.&lt;br /&gt;-Çok yorgunum da, dengemi kaybettim.&lt;br /&gt;-Ziyanı yok. İyi misiniz?&lt;br /&gt;-İyiyim de eve kadar nasıl yürürüm şimdi... Keşke birinin arabası olsa da binsem. Araban var mı senin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kez gördüğüm bir kadının, varsa, arabama binmek istemesi karşısında şaşırınca on yıldır görmediğim birine baktım. Bir şey söylemeyeceğini anlamam beni hem rahatlattı hem üzdü. Sana anlatmam gereken çok şey vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kısmı işte burada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bilge Karasu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE0NDUwMzE1IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE0NDUwMzE1LTc2ZCI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDE1MzQ0NTg7fQ==&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE0NDUwMzE1IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE0NDUwMzE1LTc2ZCI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMTc0NDY0NCI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDE1MzQ0NTg7fQ==&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-666935781162011159?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/666935781162011159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=666935781162011159&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/666935781162011159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/666935781162011159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/03/krk-bes-dakika.html' title='Kırk Beş Dakika'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5909189477224965037</id><published>2011-03-20T20:24:00.000+02:00</published><updated>2011-03-20T20:24:56.645+02:00</updated><title type='text'>Rüyaydı, geçti</title><content type='html'>Yıllar önce çok istediğim bir şeyden bahsederdim arkadaşlarıma. Oysa ortada ne olacağına dair bir işaret ne de benim gösterdiğim bir çaba vardı. Öldürücü diş ağrılarımı sabırla karşıladığım günlerdi. Öyle bir sabır ki, ev arkadaşım özenirdi acı çekiyor olmama. Bir haftayı böyle geçirdikten sonra sabaha karşı gülümseyerek uyandım. İstediğim şeyin olacağını biliyor olarak. Kimse inanmadı bana. Rüya, dedim. Rüyayla amel edilmez, dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazen edilirdi. O gece rüyamda dayımın ölümünü gördükten sonra annemden saklanarak ağladım bütün gün. Akşam telefondaki ses dayımın öldüğünü söyleyince annemin yüzüne bakmama bile gerek kalmadı. Başımı çevirince dayımın adını söyledi. Hiç şaşırmadım nasıl oluyor diye. Telefonda çalmadan hemen önce uyuklayan annemin rüyasını bilmem gerekmiyordu. Bir zaman sonra benimkini söyleyince kızmasını, kardeşini son kez görme fırsatını kaçırdığı için bu kadar üzgün olmasını da anlayacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah, rüyamdan ve uykumdan uyandığımda çok yalnızdım. Bir rüyanın gerçeğe taşması, gerçekten daha inandırıcı olması kafamı allak bullak ediyor. Öyle yalnızdım ki yastığın soğuk yüzü bile sıcaktı artık. Kim gelirse gelsin geçmez sandım. Rüyalar bazen gerçek oluyorsa bazen de bitmez dedim. Rüyamın içine biri girene kadar, ben gülümseyebilene kadar diğerlerine inandığım gibi inandım. Şimdi ise inanıp da unuttuğum her şey gibi. Ölüm gibi mesela. Bir rüya hep yanı başımda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5909189477224965037?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5909189477224965037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5909189477224965037&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5909189477224965037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5909189477224965037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/03/ruyayd-gecti.html' title='Rüyaydı, geçti'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4243681586261330858</id><published>2011-03-08T02:16:00.000+02:00</published><updated>2011-03-08T02:16:46.602+02:00</updated><title type='text'>Yanımda ama yok</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;Yalnız ölüm yalan söylemez.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler, ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak , bunun nedeni ölümün seslenişini duymuş olmamızdır. &amp;nbsp;Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder, çağırır bizi. Her birimiz ansızın, sebepsiz düşüncelere dalmıyor muyuz, bu hayaller bizi öylesine sarıyor ki &amp;nbsp;zamanı mekanı fark etmez olmuyor muyuz? İnsan bilmez bile ne düşündüğünü; ama sonra kendini ve dış dünyayı hatırlamak, düşünmek için toparlanmak zorundadır.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;Bu da bir sesidir ölümün&lt;/i&gt;.*&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Dört yıl kadar önce en yakın arkadaşı öldüğünde görmüştüm babamın yüzündeki hüznü. Biraz da korkuyu.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Üç gün önce, dört yıldır en yakın arkadaşı olan Fikret amca öldüğünde hüznü kadardı korkusu da. Yaşıtlarının, arkadaşlarının ölüyor olmasına yormuştum bunu.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Fikret amcayla babam her gün birlikteydiler. İki emekli adam. Nereye gitseler, ne işleri olsa birlikteler. Kahvaltı sonrası çayları, ikindi çayları.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Fikret amcan kekini çok sevmiş kızım, yap da çayın yanında yiyelim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Vefatından önceki dört gününü hastanede geçirdiğinde son gün hariç yanındaydı babam. Ölmeden önce görememişti. Bunun ne kadar üzücü olduğunu biliyordum.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;İki buçuk yıl önce bir Cuma günü okuldan erken de olsa yorgun bir şekilde çıkmış eve gidiyordum. Boston'da yağmur başlayınca durmaz günlerce. Yine yağıyordu. Trende yavaş yavaş giderken ailemi özlediğimi fark edip telefonu elime aldım. Babam, hiç beklemeden verdi haberi: Anneannem vefat etmişti.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Hiç düşünmeden, anneannemin ölümüne ne kadar üzüldüğümü bile fark etmeden annemi aradım. O da hiç beklemeden ne varsa söyledi. O nasıl annesini göremediyse ölmeden önce, benim de onu ve babamı göremeyeceğimi söyledi. Uzaktaydım ve öyle kalacaktım. Onlar ölecekti beni özleyerek. Ben onları göremeyecektim. Ben, bu sözler sebebiyle bir ay üzüldüysem ve annemle konuşamadıysam kim bilir bunları bana söyleyen annem ne kadar üzülmüştü.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Ölen arkadaşını hep yanında gören babamın yanından ayrılmıyoruz. Şimdi odada ben, annem, babam, Fikret amca birlikte oturuyoruz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;*Kör Baykuş&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4243681586261330858?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4243681586261330858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4243681586261330858&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4243681586261330858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4243681586261330858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/03/yanmda-ama-yok.html' title='Yanımda ama yok'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1494890733955241991</id><published>2011-02-18T00:48:00.000+02:00</published><updated>2011-02-18T00:48:45.641+02:00</updated><title type='text'>Yazlıktan kışlığa dönüş</title><content type='html'>Gözümü açınca kendimi Boston'da sandığım günler geride kaldı. Çünkü, o çarpma anının şoku da geride kaldı. Alıştım. Ailem alıştı.&lt;div&gt;Şimdi, arada bir yerdeyim. Gözümü her açışımda sabahları, kendimi başka başka yerlerde bulmamın yanı sıra nerede olduğumu ve olmam gerektiğini bilmiyorum. Evimde değilim, evimde olamıyorum, kendime bir ev bulamıyorum. Dönüp dolaşıp geleceğim de dükkanı bilmiyorum. Hürriyet durağından sonra diye kalmış aklımda. Oraya giden hiçbir otobüse binemiyorum. Gözümü dikip bir işaret bekliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bazen duvara bakıyorum bunun için. Bazen başka bir insanın yüzüne. Belki ağzından çıkacak bir kelimeye birinin. Ben duvara bakarken pencerenin önüne bir kuş konuyor. Birinin yüzüne bakıyorum, başkası gülüyor. He desin diye beklerken bir diğerini, uzaklardan duyuyorum o sesleri.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bütün muğlak cevapları veriyorum. Hepsi sizin olsun. Bilmiyorum. Belki. Olabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjE0MDkyOTUxO3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTQwOTI5NTEtZDJkIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjk3OTgyNjE0O30=&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjE0MDkyOTUxO3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTQwOTI5NTEtZDJkIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjk3OTgyNjE0O30=&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Burası yaz köşesi. Belki bir yerler hala kış köşesi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1494890733955241991?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1494890733955241991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1494890733955241991&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1494890733955241991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1494890733955241991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/02/yazlktan-kslga-donus.html' title='Yazlıktan kışlığa dönüş'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4273019945409304170</id><published>2011-02-12T02:03:00.000+02:00</published><updated>2011-02-12T02:03:24.085+02:00</updated><title type='text'>Şehre geldiğinde o</title><content type='html'>Uzun zaman sonra bir arada görüyorsanız arkadaşlarınızı, anlayacağınız iki şey var: Herkes çok değişmiş ve nasıl olmuşsa aynı kalmış. Bunu fark edince kendime baktım. O sırada biri geldi yanağımı sıktı. Hastayken kızarıyormuş hala. Başka biri başımı okşadı. Uzun mu hâlâ&amp;nbsp;saçlarım diye baktı. Sevilmekten mutlu, şımarık bir çocuk olarak çok da şikayetçi değildim.&lt;br /&gt;Annesinin hazırladığı şeftali konservelerini gizli gizli yesem de bana kızmayanların hep orada olduğu bilmek güven veriyor. Dönüp dolaşıp insan, oraya gitmek istiyor.&lt;br /&gt;Bu yaştan sonra dönüp dolaşmak çok zor geliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4273019945409304170?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4273019945409304170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4273019945409304170&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4273019945409304170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4273019945409304170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/02/sehre-geldiginde-o.html' title='Şehre geldiğinde o'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2160767476710860403</id><published>2011-02-03T22:37:00.000+02:00</published><updated>2011-02-03T22:37:12.784+02:00</updated><title type='text'>Çeşitleme</title><content type='html'>Birkaç kadın birlikte bir iş yapıyorsanız ve bunların arasında evliler varsa, size onların işini yapmanız söylenebilir. Onların vakit ayırmaları gereken kocaları vardır ve sizin kocanız yoktur. Basit. O yüzden, siz o vakti onların işini yapmakla geçirmelisiniz. Çünkü, sizin sevgiliniz, aileniz, arkadaşlarınız varsa da önemsizdir bu. Bir "koca" kadar olamaz hiçbiri.&lt;br /&gt;Bu kadınlardan bir kısmının çocuğu vardır. O zaman işiniz daha zordur. O çocuk hepinizinmiş gibi ve annesi ona baktığı için minnettar olup onun işlerini yapmanız gerekiyormuş gibi davranılabilir size.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün otobüse kucağında çocuğuyla binen kadın, önce iki genç kıza gözleriyle ve eliyle kalkmaları için birkaç işaret yaptı. Oturdu ve çantasından akbilini çıkardı. Kaldırdığı kızlara bakındı. Göremeyince biraz başını çevirdi ve çarprazında oturan kıza "Al bunu bas!" dedi. O kadar rahattı ki, akbili verdiği kızın bir saniyeden fazla tereddüdü olmadı bu emir karşısında. Akbili geri alırken teşekkür etmediği gibi, biraz geç kaldığı için memnuniyetsiz bir ifadeyle baktı. Başı dik, çenesi yukarıda etrafına bakındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün, Beyaz Fırın'ın önündeki masalardan birinde idim. Pasta alan arkadaşımı beklerken yaşlı bir teyze etrafa bakınıyordu. Önce başka bir masanın önüne gidip "Burada biri otuyor mu?" diye sordu. Sonra benim masamın önüne geldi.&lt;br /&gt;-Burada biri var mı?&lt;br /&gt;-Evet, içeride şimdi, gelir birazdan.&lt;br /&gt;Tek başına oturan başka birinin yanına gitti. Aynı soruyu sordu ve ilk masada olduğu gibi teyzeye şöyle bir bakılıp surat asıldı. Sandalyeden çantasını almakta o kadar tereddüt etti ki o adam, bana gidip o çantayı kafasına geçirecek kadar vakit bırakmak için yapmış olduğunu düşündüm. Elindeki pakette içeriden aldığı bir yiyecek vardı. Karşısındaki adamın hakir gören bakışları yüzünden belki, sandalyenin kenarına ilişmiş bir şekilde paketin kenarından çıkarıp yedi her ne ise elindeki. Sonra biz pastamızı yedik ve ben ara sıra teyze orada mı diye bakmak dışında bir şey yapmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum bana otobüsteki kadın üzerine düşündüklerimi hatırlattı. Buyurganlığına duyduğum kızgınlık şekil değiştirir mi diye bir merakla o kadının her şeyini tek tek değiştirdim kafamda.&lt;br /&gt;Çekikçe ve siyah gözlerini daha yuvarlak ve sonra da renkli yaptım. Uzun, düz saçları da koyu renkliydi. Ve belki en çok kalkık sivri burnu güç veriyordu onun bu tavrının bendeki etkisine. Onu da değiştirdim. Az topuklu ayakkabılarını önce uzun, sivri topuklu yaptım sonra düz. Pantolonunu etek yaptım. Sonra bunlar yetmedi, mesela başına bir örtü koyalım dedim. O örtüyü nasıl örteceği de önemliydi. Onu da sırayla değiştirdim. Sonra, yaptıklarına çeşitli eklemelerde bulundum. Müztehzî bir gülüş gibi. Ya da otobüste göz gezdirip gücünden emin olmadan evvel çocuğunun yüzüne bakması gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların hiçbirinde o kadına kızgınlığım geçmedi. Ama diyemem ki hiç değişmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Evlilerden ve annelerden gelecek itirazlar için önlem mahiyetinde not: Tecrübe...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2160767476710860403?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2160767476710860403/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2160767476710860403&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2160767476710860403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2160767476710860403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/02/cesitleme.html' title='Çeşitleme'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1785857392216044733</id><published>2011-01-31T16:33:00.000+02:00</published><updated>2011-01-31T16:33:44.205+02:00</updated><title type='text'>Sırtımız yere gelmeyebilir</title><content type='html'>Bankadan gelen ihbarname beni korkutmuştu. Zaten işsizim, burssuzum, parasızım diye söylene söylene gittim. Bir şey için ceza kesilmiş ise ne olabileceğini tahmin etmeye çalıştım. Sonra ne yapacağımı düşündüm. Nihayet sıra bana geldi.&lt;br /&gt;-Size bir havale yapılmış 2003 yılında ve almamışsınız onu. O zamandan beri size ihbarname gönderiyoruz ve cevap vermiyorsunuz. Kim olduğunu söylerseniz, veririz.&lt;br /&gt;-Sekiz yıl önce bana kimin para göndermiş olabileceğini mi soruyorsunuz yani?&lt;br /&gt;-Evet, isim verirseniz ancak verebiliriz.&lt;br /&gt;-Şu durumda olsa olsa Hızır'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kendi kendime birkaç saniye güldükten sonra karşımdakinin ciddiyetinin farkına vardım. Sanırım biraz da deli olduğumu düşündü. Hemen toparlandım.&lt;br /&gt;-O yıl birkaç ay burs almıştım İsviçre'den birinden. O olabilir, ama isim hatırlamıyorum.&lt;br /&gt;-Yeri bildiniz, burs olduğu da doğru. Bakalım ne yapabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana gönderdiklerini söyledikleri ihbarnamelerin ve daha başka şeylerin parasını kestiklerinde pek bir şey kalmıyordu aslında. Yine de akbilimi doldurmaya, ödemem gereken bir iki şeyi ödemeye yetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonumdaki para tam bitiyor ve ben hiçbir şeye cevap veremez oluyorum ki biri para yüklüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz nezlesi oluyorum, hüngür hüngür ağlıyorum. Akşam vakti kalabalık metrobüste biraz gözlerimi siliyorum biraz krem sürüyorum. Bir adam yer veriyor. Mendilim bitiyor. Ön koltuktan mendil uzatılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trene binmek için merdivenleri koşarak çıkıyorum ve binmeme bir adım kala kapıları kapanıyor. O sırada benim de gözlerim kapanıyor. Yine o baş dönmesi. Bir an telaşlanır gibi oluyorum. Ama sonra bir karanlık. Gözümü açıyorum ki trendeyim ve oturuyorum.&lt;br /&gt;-Tansiyonun mu düştü kızım? Şeker var, yer misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle birçok şey anlatıyorum. Şahane arkadaşlarımdan bahsediyorum.&lt;br /&gt;-Evren sana yardım ediyor.&lt;br /&gt;-Allah'ın inayeti işte.&lt;br /&gt;-Tesadüf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Peki ya her gün başına bir şey gelmesi? Okul? Hastalık?&lt;br /&gt;-Meh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TUbH6M2vPaI/AAAAAAAAAkU/u47IEssjiKs/s1600/Resim+090.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TUbH6M2vPaI/AAAAAAAAAkU/u47IEssjiKs/s320/Resim+090.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1785857392216044733?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1785857392216044733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1785857392216044733&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1785857392216044733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1785857392216044733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/01/srtmz-yere-gelmeyebilir.html' title='Sırtımız yere gelmeyebilir'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TUbH6M2vPaI/AAAAAAAAAkU/u47IEssjiKs/s72-c/Resim+090.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5868840250112502680</id><published>2011-01-24T02:20:00.000+02:00</published><updated>2011-01-24T02:20:07.602+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölü helvasını ev sahibi de yemeliymiş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='taziyeye yeni bir bakış'/><title type='text'>Ölü Helvası</title><content type='html'>Böylesi bir şaşkınlığı ilk kez dört yıl önce yaşamıştım. Bağlarbaşı'nda iken komşumuz olan Ayşe teyzenin babası ölmüştü. Taziye için benimle gelmeye ikna ettiğim arkadaşımla Ayşe teyzenin evine indik. Bizi alıp üç apartman yukarı götürdü. Giderken ne kadar kira ödediğimizi sordu. 850, dedik. Babasından ona kalan bir ev varmış o sokakta. Şimdiki kiracı 400 ödüyormuş, ama bizim gibi öğrenci bulursa o da en az 800 alırmış.&lt;br /&gt;Eve kadar bu şaşkınlıkla gittik. Salondaki herkesi öpmek zorunda kalışımız, o sırada fark etmemiş olsak da, kalıcı zarar bırakmış olabilir. Oturduğumuz yerden salondaki herkesin konuşmalarını dinleyebiliyorduk. Başka başka yerlerden gelen akrabalar hasret gideriyorlardı. Elimize tutuşturulan tabak ve "Gençler kola sever, onlara kola ver Selma." sesiyle asıl şaşkınlığımız başladı.&lt;br /&gt;-Aman kim helva kavuracak şimdi... Zaten helvayı da kendimize yapıyoruz. Aldım pastaneden iki tepsi baklava, iki tepsi kadayıf, biterse yine alırım.&lt;br /&gt;-Güzel mi tatlı kızlar, sevdiniz mi?&lt;br /&gt;-Helvanın kokusu gitmedi bari bunun tadi gitsin ölüye ayol. (Gülüşmeler.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, salona gitmeye cesaret edemedim. Kabanların asıldığı yerin kenarında sessizce beklemeyi tercih ettim.&lt;br /&gt;-Ne iyi oldu geldiğiniz. En son Ayşe'nin düğününde görüşmüştük. Özledim vallahi. Kimse ölmese, evlenmese görüşemeyeceğiz.&lt;br /&gt;-Ay ne zamandır da helva istiyordu canım. Kavuralım da yiyelim. Kokusu ölüye gidiyor, diyorlar. Ay, canı çekmesin sonra. (Kahkahalar.)&lt;br /&gt;-İrmik helvası da yapsana teyze.&lt;br /&gt;-Kızım, limon var mı? Çayıma atacağım da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helvanın kokusu ölen kişiye gitmemiştir, endişe etmeyin. Ne kadar kavurursanız kavurun artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5868840250112502680?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5868840250112502680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5868840250112502680&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5868840250112502680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5868840250112502680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/01/olu-helvas.html' title='Ölü Helvası'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7703076751208493440</id><published>2011-01-09T00:08:00.000+02:00</published><updated>2011-01-09T00:08:17.582+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ya sabır'/><title type='text'>Üç örnekle içinizi karartmaya geldim</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TSjf_-Kt-lI/AAAAAAAAAkQ/5dhYzq56hAM/s1600/okuyoz+biz+yeaa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TSjf_-Kt-lI/AAAAAAAAAkQ/5dhYzq56hAM/s320/okuyoz+biz+yeaa.JPG" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Acıbadem'den bindiler metrobüse. Üç kadın. Emekli öğretmen üçü de.&amp;nbsp;&lt;div&gt;-"zade" oğlu demek değil mi? Altınoğlu o zaman.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Altuni diyor. Altıncı demek herhalde. Altıncıoğlu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Canlı Para'yı seyrettiniz mi dün akşam? "tezkip" sanatı nedir diye sordular.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-"tezkip" mi, "tekzip" mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-"tezkip". Diğeri başka bir sanat.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ay tezhip de vardı sanki. O da sanat sanırım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Evet, onu bilmiyorum ama. Şıklar: mavi, fırça, altın idi. Altınmış cevap.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sanat önemli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir mağazadayız. Kıyafet deneyen arkadaşımı beklerken orada çalışanların konuşmalarını dinliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Senin eğitimin ne ya?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Üniversite mezunuyum oğlum. Belki yüksek lisans yapacağım belki bir üniversite daha okurum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ben de ya. Belki bir üniversiteye daha giderim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-ALES sonuçları açıklanmış. Kardeşim 71 almış. Hiç de çalışmadım diyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Var mıydı onun İngilizcesi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Yok aslında. Nasıl yaptı bilmiyorum. Onunkinde İngilizce yoktu sanırım. Bakalım girebilecek mi bir yerlere.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Bölümü neydi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Kimya.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Girer ya. Kimyaysa kolay. Her yere girebilir o puanla.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taksim'de metroya inen merdivenlerdeyim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Abi adam peygamber ya. Böyle saygısızlık yapılır mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Padişah peygamber miymiş aşkım?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Tabii. Muhteşem Süleyman işte, peygamber o. O yüzden hükmetmiş dünyaya. Çok zenginmiş.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ay zaten peygamberler çok kadın alıyormuş ya demek ondan dizi öyle. Ama Hürrem nikahsız. Evlenir peygamberse, değil mi aşkım?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Öyle aşkım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*fotoğraf: "okuyoz biz yea!"&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7703076751208493440?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7703076751208493440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7703076751208493440&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7703076751208493440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7703076751208493440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/01/uc-ornekle-icinizi-karartmaya-geldim.html' title='Üç örnekle içinizi karartmaya geldim'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TSjf_-Kt-lI/AAAAAAAAAkQ/5dhYzq56hAM/s72-c/okuyoz+biz+yeaa.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1270457828365296701</id><published>2011-01-04T01:45:00.000+02:00</published><updated>2011-01-04T01:45:25.680+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben bunlara anı diyorum siz isterseniz buyurun travma deyin'/><title type='text'>Evet, sağlı sollu beyler</title><content type='html'>Bu sabah, hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmediyse de, bir otobüs hayatımın içinden geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk okul öğretmenimin -o zamanlar- oturduğu evin önünden geçti otobüs.&lt;br /&gt;Dördüncü sınıfta idim. Öğretmenimizin hasta olduğunu söylediler, rapor almış. Hasta ziyaretinin ehemmiyetini henüz öğrenmiştim belki. Heyecanla topladım sınıftakileri. Çiçeğimizi alıp ziyarete gitmeliydik, hemen şurasıydı zaten. Kuru pasta da alalım da bize ne ikram edeceğini düşünmesin, dediler. Olur, dedim. Para vermeyecek olanlar gelmesin, dediler. Boynu bükülenleri gördüm. Bu teklifi sunanları sınıfta bıraktım giderken.&lt;br /&gt;Yaklaşık on kişi gittik kapısına öğretmenimizin. Çaldık kapısını, kimse çıkmadı. Komşularından biri açtı kapıyı:&lt;br /&gt;-Onlar tatile gitti bir haftalığına.&lt;br /&gt;O gün ve sonraki iki gün, yani yakalanana kadar, okulda buluşup parka gittik. Müdürün ve öğretmenin karşısına çıkarılıp neden böyle bir şey yaptığım sorulunca sessiz kalmayı seçtim. İyiydim, ama maalesef saf değilim. Müdüre değilse de öğretmene söyledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abimin okuduğu lisenin önünden geçti.&lt;br /&gt;Annesi, abimin lisesinde müdür yardımcısı idi. Babası da bizim okulda öğretmendi Ayberk'in. Her kompozisyon ödevinde aynı şeyi yapardı Ayberk. Öğretmen bir onu bir de beni tahtaya çıkarırdı okuyalım diye. Önce ben okurdum, sonra da Ayberk:&lt;br /&gt;"Dedeme dedim ki, dede, kompozisyon ödevim var. Konu da "Damlaya damlaya göl olur". Bana komposizyonumda yardım eder misin? Dedem "Elbette yavrum." dedi. Ben dizinin dibine oturdum, o da anlattı."&lt;br /&gt;"Dedeme dedim ki, dede, kompozisyon ödevim var. Konu da "Parasını el alır, dumanını yel alır".&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bana komposizyonumda yardım eder misin? Dedem "Elbette yavrum." dedi. Ben dizinin dibine oturdum, o da anlattı."&lt;br /&gt;Ayberk'in dedesi yaşamıyordu bile.&lt;br /&gt;Okullar arasında bilgi yarışması yapılacaktı. Kimlerin katılacağını belirlemek için sınav yapıldı. Ayberk ilk üçe giremediği için sınav tekrarlandı. Sonra yine. Olmayacağını anlayınca vazgeçtiler. Sınavı önemsemeden Ayberk'i yarışmaya soktular. Sınavda hep birinci olan kızı, Ayberk'in annesi -yanlışlıkla- merdivenden düşürdü. &amp;nbsp;Okul yarışmada sonuncu oldu. Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandı herkes. Ayberk'in annesi, o kıza "gerizekalı inek" dedi. Volkan dışında herkes, duymamış gibi yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüs, Volkan'ın evinin önünden geçti.&lt;br /&gt;Volkan, o zamanlar çilleriyle ve yeşil gözleriyle dünyanın en sevimli insanıydı. Kargacık burgacık yazısıyla yazıp verdiği notlar kadar güzel şeyler olamazdı. Güzelliği, verirken utanıp kaçmasındaydı belki. Okul bittikten sonra Volkan'ı hiç görmedim. Ayşegül de onu çok severdi. Yedi yıl önce andık Volkan'ı, bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halamın evinin önünden geçti otobüs.&lt;br /&gt;Ben, o evde kalırdım hep Ayşegül ile birlikte. O bizde kalmadığı zamanlarda ben orada olurdum. Neredeyse tüm çocukluk ve gençliğimizi birlikte geçirdikten sonra, sevdiği adamın isteğiyle, beni sevmemeye karar verdi. Şimdi, mutsuzluğuna onun kadar üzülerek kucağıma alıyorum kızını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastaneye varmadan önce otobüs, Selma'nın evinin önünden geçti.&lt;br /&gt;Selma, onu yeterince sevmediğim için çok kızgındı. Belki kırgındı. Hiçbir zaman hangisi olduğunu bilemedim. Bana herkesin içinde bağırdığı o gün bile ben, aslında, onu seviyordum. Herhangi birini sevdiğim kadar. Selma, bunu yapan ilk kişi değildi, sonra da olmadı. İlk okulda iken elleri bellerinde karşıma dikilen Zehra ve Funda ile başlamıştı. Birini seçmem gerektiğini söylemişlerdi. O günden beri arkamı dönüp gitmenin yapılacak en mantıklı şey olduğunu biliyorum. İyi bir çocuktum; ama maalesef saf değildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Başlıktaki ifadeyi otobüste duydum. Sanırım, orta kapıdan binip akbil uzatanlar kullanıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1270457828365296701?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1270457828365296701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1270457828365296701&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1270457828365296701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1270457828365296701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2011/01/evet-sagl-sollu-beyler.html' title='Evet, sağlı sollu beyler'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8815946772643188675</id><published>2010-12-20T20:15:00.002+02:00</published><updated>2010-12-20T23:15:52.593+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ülkücü gençlere aşk tavsiyeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nuriye Akman röportajı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='herkes faydalanabilir'/><title type='text'>Ülkücü gençlere aşk tavsiyeleri</title><content type='html'>&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Ben, bu bloğu okuyan ya da yaptığı aramalar sonucu buraya gelen herkesi düşünüyorum. Okuyanlar arasında hem ülkücü hem de genç olanlar da vardır belki. Üstelik belki, Başbuğ ne dediyse yaptıysa yapmak istiyorlar, fakat bilemiyorlardır.&lt;br /&gt;Görevimi yerine getirmek istedim bu konuda. Seval Türkeş'in (Alparslan Türkeş'in ikinci eşi) röportajından bir kısmı sizinle bu sebeple paylaşıyorum. Başbuğ'un kendisinden otuz altı yaş küçük eşine bakarak nasıl bir sevgili/eş seçmeniz gerektiğini ve ona nasıl davranmanız gerektiğini anlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"-Türkeş Bey'de seçilmişlik dediğimiz Başbuğluk özelliği var. (&lt;b&gt;Kız size hayran olmalı.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;İnandığınız davanın lideriyle evlenmeyi hayatınızın en büyük vurgunu olarak görüyor musunuz?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Vurgun olarak değil de ben bunu bana Allah'ın verdiği bir misyon olarak idrak ettim. Bazı şeyler vardır ki yaşarsınız anlatamazsınız o anlamda bir evlilik benimki. &lt;b&gt;(Sizi Allah göndermeli.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Tanıştığınızda siz yirmi yaşındaydınız Başbuğ 56. 3 yıl sonra evlendiniz. Gelin 23 damat 59 oldu. Aileniz nasıl karşıladı? &lt;/i&gt;&lt;b&gt;(Aranızda mühim bir yaş farkı olmalı.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Tabii babam olmadığı için ağabeyime söylendi. Tabii ağabeyim biraz zor karşıladı. Ağabeyim olgun, Türkeş Bey'in değerini bilen bir insandı. Tabii anneme söylediğim zaman epey bir...&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Direnç mi gösterdi?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Beklenmedik bir şeydi tabii bu. Yani hiç düşünmediğimiz bir evlilik şekli karşımıza geldiği için kolay olmadı bu. &lt;b&gt;(Beklemediği bir anda evlilik teklif etmelisiniz.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Babanız öleli 10 yıl olmuştu. Eşinizde bir baba sıcaklığı mı yakaladınız?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Benim eşim, Başbuğum liderim, babam, her şeyim olan olağan üstü yaradılışta bir insandı. Bu tamamıyla Allah'ın bana verdiği bir misyondu. &lt;b&gt;(Onun her şeyi olmalısınız.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;O zamandan bunu idrak edebildiniz mi?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-İlk anda edemedim. Yaşadıktan sonra fark ettim. &lt;b&gt;(Bütün hünerlerinizi birden göstermeyin, yavaş yavaş.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Yani o mu sizi tavladı siz mi onu?&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Benim evliliğimde tavlama diye bir şey yok. Biz çok edepliydik. &lt;b&gt;(Asla tavlamayın, tavlanmayın. Edepli olun.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Tavlamak edepsiz bir şey mi? Türkeş Bey sizi görmüş beğenmiş, fıstık gibi sarışın, ağzı burnu hokka bir kız. Nasıl elde etti sizi?&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-İlahi bir buluşmadır. &lt;b&gt;(İlahi bir yönelişle -elbette- sarışın kızları tercih etmelisiniz.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Aşk var mıydı?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Evet çok şiddetli bir aşk vardı. &lt;b&gt;(Şiddet ihtiyacınızı aşkta gidermelisiniz. Hem iyi bir ülkücü, hem iyi bir aşık olursunuz.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Tutkulu bir aşk mıydı?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Tutkulu aşk ne demek? &lt;b&gt;(Mümkün olduğunca az kelime bilen bir kız bulun.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Tutkuyu bilmiyor musunuz? Yani duygu akışı inişli çıkışlı mıydı?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Onun bana çok şiddetli bir aşkı vardı etraftan da fark edilebilecek kadar.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Renklerle anlatabilir misiniz aşkınızı? Pembe mi kırmızı bir aşk mıydı bu?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Ben pembe falan bilmem. &lt;b&gt;(Renkleri bile bilmesin sizin öğretecekleriniz dışında elbette.)&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Başbuğ size ilk görüşte mi vurulmuş?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Evet. Onun kendi ifadesine göre yüzümde bir nur görmüş. Tabii ki sonra karşılıklı bütünleşen bir aşk ve o kutsal beraberliğin bir başlangıcıdır. &lt;b&gt;(Her şey nurla başlamalı. Çarpışma, yere düşen kitapları toplama gibi klişe sahneleri aklınızdan silin.)&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;O bir kurttu. O nuru elde etmek için nasıl stratejiler geliştirmiş?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Ama o nur beraberliği başlatan Allah'ın bir sebebidir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Başbuğ o nuru nasıl elde etti?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-O nuru elde edebilme diye bir şey yok. Vakti saati gelmişti demek. Yüzümde bir nur gördü ve işte bu iş evlilikle devam etti.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Romantizm ihtiyacınızı Başbuğ'un hangi yönlerinde yakaladınız?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Benim çok romantik bir yapım yoktu. Karakter ve güvenilirlik önemliydi.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Her kadın tatlı bir söz, bir demet çiçek ister.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Ha romantiklik dediğiniz onlar mı? Başbuğ belli zamanlarda hediyeler alırdı. &lt;b&gt;(Romantizmin ne olduğunu ancak sizin açıkladığınız ve gösterdiğiniz kadarıyla bilsin.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Birlikte sinemaya gittiniz mi?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Hayır. O kendi seviyesinde uygun bir bağlamda bulunurdu. Bana talip olduğunu hareketleriyle belli etti. Evlilik teklifinde ailemi devreye soktu ama tabii bizim düşünme devrimiz bir yıla yakın sürdü. Tabii yaşdaşlarımın evlendiği gibi olmadı. Böyle sorumluluk gibi de gelen bir evlilik ama bu evliliği hafifleten en güzel şey ilahi aşktı. Allah'ın bana verdiği bir mesuliyetti. &lt;b&gt;(Sinemaya gitmek isterse, bu seviyesiz isteğinden dolayı kendisini tenkid edin.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Eşinize Türkeş hitabı dışında nasıl seslenirdiniz?&lt;/i&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Özeldir.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;O size ne derdi?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Sevalciğim, Seval Hanım, Hanımefendi derdi.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;Minik kuşum der miydi?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-O tür şeyleri yoktu. Yani öyle seviyeli hitapları vardı." &lt;b&gt;(Seviyeli olun. Sevdiğiniz kadına söyleyebileceğiniz en güzel şeyi söyleyin. Aşkım, canım, cicim gibi hitaplar yerine ona "Asenam" deyin.)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;*&lt;/b&gt;Röportaj Nuriye Akman'dan, Üzümünü Ye Bağını Sor&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8815946772643188675?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8815946772643188675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8815946772643188675&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8815946772643188675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8815946772643188675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/12/ulkucu-genclere-ask-tavsiyeleri.html' title='Ülkücü gençlere aşk tavsiyeleri'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8188889610315448228</id><published>2010-12-19T00:53:00.000+02:00</published><updated>2010-12-19T00:53:18.650+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TDK eski başkanı Ahmet Bican Ercilasun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nuriye Akman röportajı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sabah gazetesi'/><title type='text'>TDK nasıl bir kurum</title><content type='html'>1993-2000 yılları arasında Türk Dil Kurumu başkanlığı yapan Ahmet Bican Ercilasun'un Nuriye Akman ile 1997'de yaptığı röportajdan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kökenden başlayalım. Türkçemiz ne kadar Türkçe?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 70 civarında Türkçe, yüzde 30 yabancı kökenlidir.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bir araştırmaya dayanarak mı söylüyorsunuz?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bazı yazarlar üzerinde yapılan araştırmalar var.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Hangi yazarlar?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Hatırlamıyorum ama genel olarak yapılmış bir araştırma yok. Bazı gazete yazarlarımızın kelime kadrolarına ilişkin bir araştırma yaptırıyoruz yeniden. Sizin sorunuz ise, sözlüğümüzü önümüze koyup o konuda bir araştırma yaptırmayı gerektiriyor.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızcadan kaçar kelime almışız?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi araştırma yapılmamış.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ben sıradan bir köşe yazarı olarak bunu merak ediyorum &amp;nbsp;koskoca kurum niye yıllardır bunu çalışmamış?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Biz çok işlerle uğraşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ama bunlar çok temel bilgiler.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;İnşallah bunları da yaparız.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Dilimizi koruma adına bir kanun kaleme alanların önce dilimizi bilmesi gerekmez mi?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Biz dilimize girmiş halkın kullandığı kelimeleri bugün bir sorun kabul etmiyoruz. Sorun şu anda girmekte olan kelimeler.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Peki bir araştırma yaptınız mı sokaktaki vatandaş ya da medya en çok hangi sözcükleri yanlış kullanıyor?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Araştırmamız yok ama devamlı izlediğimiz için bazı düşüncelerimiz var. Bilakis ve bilhassa kelimeleri birbirlerinin yerine kullanılıyor. Olanakla olasılık karıştırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kanuna gelelim. Levhalarda yabancı kelime kullananlar Türkçe kullananlara göre dört kat fazla vergi verecek. Parası olana Türkçe kullanmama hakkı mı bu?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bir kere insanlarımızın, medyanın kullandığı kelimelere müdahale yok bu kanunda. İşyeri adlarına, üretilen mallara verilen adların Türkçe olması mecburiyeti var.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;i&gt;TV program adlarının çoğu yabancı. Talk showlar, televoleler değişecek mi?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Çok açık bir hüküm yok ama bence değişmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bu yasayı kurumunuz yazdı. Niye açık hüküm koymadınız?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Biz diyoruz ki işyeri adları Türkçe olacak. Bu biraz yoruma bağlı. İşyeri adları içine program adı da girer mi? Belki de girer.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kendi kanunuzu yorumlamakta güçlük çekmeyin lütfen. Bizi muallakta bırakmayın. Ya kanal adları, Inter Star, Show TV?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Inter olmaz, Star olur. Ölçü köken değildir. Star var dilimiz de. Show da var. Girmiş dilimize.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bu mantıkla bütün kelimeler girer.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Her şey girmez. Star, film yıldızı anlamında. Yalnız show değil şov diye yazılması lazım.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;HBB, "eyç bi bi" diye telaffuz edilebilecek mi?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bu zaten Harf Yasası'na aykırı. He be be denmesi lazım. Bunun gibi TV Guide da değişecek TV rehberi denecek. Tivi diyenler uyarılacak.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;i&gt;TDK varken ayrıca bir Dil İzleme Kurulu'na ne gerek var?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Kurumun kadrosu buna yetmez. Bizim çok başka işlerimiz var.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kurum güçlendirilebilirdi. Şimdi bir takım insanlara ek iş imkanı yaratılıyor sanki?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Kanun üzerinde düşünen siyasilerimiz ayrı Dil İzleme Kurulu kurmayalım dil kurumunu güçlendirelim diyebilirler &amp;nbsp;tabii.&lt;br /&gt;N&lt;i&gt;e kadar adam ister bu iş? 100 kişi yeter mi?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Hayır, birkaç yüz olmalı herhalde.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ciddi misiniz?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Tabii. Bütün basın yayın organları takip edilecek. Belki de 100 kişi yeter yani bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bu birkaç yüz kişi ne kadar para alacak?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bilmem ki bir araştırma görevlisinin aldığı parayı almalı herhalde. Bu devlete çok fazla yük getirmez. Basın yayındaki ilan ve reklam gelirlerinin yüzde üçü bu kurullara aktarılacak.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Hiçbir dilde anlamı olmayan sözcüklere levhalarda izin var mı?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Hayır, Türkçe sözlüğe girmiş olması lazım.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yani kasap dükkanıma, atıyorum, Kubaru diye isim koyamayacağım öyle mi?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Olmaz ama efsanevi bir dayanağı varsa diyeceğim yok.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Düşüncemden ala efsane mi olur? &lt;/i&gt;Dil fantazimi nasıl sınırlarsınız?&lt;br /&gt;Fantaziyi yazarken ve konuşurken yapabilirsiniz. Ama işyeri adında olmaz.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bazı kuralların yarın bir gün yeniden değiştirilmeyeceğinin garantisi var mı?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Yok ama bu tamamen Türkiye'deki genel gidişle ilgili bir şey.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kılavuzda arapsaçı ayrı ama altınbaşak birleşik.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Altınbaşak Rakısı bitişik olacak tabii.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;İyi ya, bir bitki adı olarak arapsaçının günahı ne?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Özel isimler ayrı yazılır.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Arapsaçı özel isim mi?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Hayır. Bence arapsaçı bitişik olmalı. (Elinde kılavuz, kontrol ediyor.) Hatamızı kabul ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8188889610315448228?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8188889610315448228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8188889610315448228&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8188889610315448228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8188889610315448228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/12/tdk-nasl-bir-kurum.html' title='TDK nasıl bir kurum'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7253934004987716970</id><published>2010-12-16T19:15:00.002+02:00</published><updated>2010-12-17T02:20:35.229+02:00</updated><title type='text'>Meğer ben yokmuşum</title><content type='html'>On yaşındaymış. Sağ kaşı normal hatta ince idi. Sol kaşı ise benim iki parmağım kadar kalın. Sol tarafından ve önden gören herkes ona bir daha bakıyor. Hiçbir şey umurunda değilmiş gibi otururken kenarda, bir eliyle kabanının yanık kısmına dokunuyordu. Ona ve ailesine yardım eden bir kadın vardı. İnce ve kalkık kaşları, keskin gözleri, etrafı hızla dolaşan bakışları, çıkık çenesi, ince dudakları, sürekli çantasındaki sigarasını kontrol eden telaşlı elleri ile iş bitirici görünen bir kadın. Çantasından bir toka çıkarıp verdi kıza. Pembe, parlak pullu kelebek toka. Onları rahatsız etmeden her şeyi seyredebileceğim bir yerde durmuştum. Kızın yüzünde bir sevinç emaresi görmeyi bekledim. Bir saniye kadar görünen o ışığın ardından bir ümitsizlik çöktü üzerine. Bir elinde tokayı tutarken bir elini saçında gezdirdi. Sonra dışarı bakmaya devam etti. O pencereden baktığı gibi bakıyordu her şeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oturup kitabımı okurken bir çocuk vardı yanımda. Annesine seslendikten sonra beni kestirdi gözüne. Omzuma dokunmaya başladı. Önce konuşmaya çalıştım onunla. Söylemek istediği her ne idiyse söyleyemedi. Ne yapsa anlatamadı. Omzuma vurmaya başladı. Onu anlamadığım için sinirlendi. Bağırıp daha hızlı vurmaya başlayınca annesi yetişti. Utanarak uzaklaştım oradan.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Koridorda beklerken, oğlunu nöroşirurji kliniğine götürmeye çalışan babaya takıldı gözüm. Oğlunu ikna etmek için ne lazımsa söyledi. İçerisinin güvenli olduğunu tekrar edip duruyordu. Korkarak odaya doğru bir adım atan çocuk, birden dehşete kapılıp geri gidiyordu. Duvara çarpana kadar durmuyordu. Babası tekrar elinden tutuyor ve söz veriyordu ona. Hiçbir şey olmayacağını, çok güvenli olduğunu tekrar ediyordu. Çocuk, bir an inanıyor, babasının elini sıkıyor ve onunla yürüyordu. Sonra dehşet gözlerine geri geliyordu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;MR sonuçlarımı bulamadılar. Kayııtları tekrar tekrar inceleyen kadın bana kaydımı göremediğini anlatmak isterken şöyle dedi: "Sen yoksun." Bakmış yine. Ben yokmuşum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şımarık melankolikliğimle, uydurma yalnızlıklarımla, derdimi anlatamamaktan şikayet edişimle, hiçbir zaman gerçekten korkmayışımla evet, muhtemelen ben yoktum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7253934004987716970?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7253934004987716970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7253934004987716970&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7253934004987716970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7253934004987716970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/12/meger-ben-yokmusum.html' title='Meğer ben yokmuşum'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-9040145934435946913</id><published>2010-12-09T01:51:00.000+02:00</published><updated>2010-12-09T01:51:27.415+02:00</updated><title type='text'>Asker uğurlama</title><content type='html'>Arkadaşlar gelir, gider. Bazen aylar olur hepsini hayatınızdan uzak tutarsınız. Sebebiniz olabilir. Sebepsiz de olabilir. Sonra onları gördüğünüzde ne kadar özlediğinizi, onları ne çok sevdiğinizi fark edersiniz. Belki de hayatınızda zaten yerleri olmadığını. Hepsi oldu, hepsi oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişmeyen şeyler var. Bir erkeğe çiçek almanıza garson bile şaşırıyor. Verdiği tepkide sizi çok eğlendiren bir şey var, evet. Yine de hoşlanmıyorsunuz bundan. Arkadaşınız, asker olacağı için geriliyor. Bir şey yapamıyorsunuz çiçek vermekten başka. Bir de şaka gözlükleri. Biraz eğlensin istiyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TQAWXn2DBJI/AAAAAAAAAjU/bogCTLcpBL8/s1600/photo+%25283%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TQAWXn2DBJI/AAAAAAAAAjU/bogCTLcpBL8/s320/photo+%25283%2529.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir askere gerekli olan şeylerden birine, genelde "içlik" denilen giysiye, Amasya civarında "cafer" deniyor olması hâlâ çok komik.Arkadaşınızın, nereye gideceğini bilmeden thermal ne varsa alması da komik.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TQAXC2Yo_TI/AAAAAAAAAjY/JY-AC3Om7uo/s1600/photo+%25282%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TQAXC2Yo_TI/AAAAAAAAAjY/JY-AC3Om7uo/s320/photo+%25282%2529.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Asker ocağında hava atmak için sizden mektup istiyorsa arkadaşınız, sizden derken ne kadar arkadaşı olan kız varsa hepsinden istiyorsa, bu nedir?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-9040145934435946913?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/9040145934435946913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=9040145934435946913&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9040145934435946913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9040145934435946913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/12/asker-ugurlama.html' title='Asker uğurlama'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TQAWXn2DBJI/AAAAAAAAAjU/bogCTLcpBL8/s72-c/photo+%25283%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1364270069599242997</id><published>2010-12-08T02:56:00.000+02:00</published><updated>2010-12-08T02:56:33.108+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çözdüm ben'/><title type='text'>Bir insanı nasıl tanırız?</title><content type='html'>&lt;div&gt;İşini, yaşını bilmek ne işe yarar?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mühendis değilse, bir insanın işi nasıl biri olduğunu yeterince anlatmayabilir. En sevdiği kitabı bilmek neden sevdiğini bilmiyorsak işimize yaramayabilir. Tekrar izlemiş o filmi. Tamam da nesini sevmiş? Bunu söylemediyse tanıyamayız onu. Bu sebeple sorulabilecek soruları düşündüm. Bir insanı tanımak için sormamız gereken en önemli ve basit soruların bir kısmını sunuyorum size. Kullanabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Zeytinyağlı yaprak sarmayı ekşili mi seversin yoksa fıstıklı-tarçınlı mı?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ne kadar su içersin bir günde?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-İçerken hangi kahveyi içtiğini bilir misin?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hangi sayfada kaldığını nasıl anlarsın?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Aynı zamanda en fazla kaç kitap okursun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Çok ciddi bir konuşmanın ortasında aklına gelen o çok komik şeye güler misin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Gece acıkıp da mutfağa gidersen meyve mi yersin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Gözünün içine bakarsam konuşurken gözlerini kaçırınca yere mi bakarsın?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Bütün gün flütle "kara basma iz olur" çalan komşu çocuğunu mu yoksa "outro lex" dinleyen komşu çocuğunu mu tercih edersin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Vapurun neresinde oturursun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sabah erkenden kendi kendine uyanabilir misin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Yastığın soğuk yüzünü çevirir misin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Yan masadakilerin duyduğu kahkahalar atabilir misin?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sarımsak yemiyor olmama "Aaa ama çok faydalı." ya da "Mantıyı da mı?" diye tepki verir misin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bana bunların cevabını getirene bedava analiz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Son soruda sarımsak yerine istediğinizi koyabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1364270069599242997?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1364270069599242997/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1364270069599242997&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1364270069599242997'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1364270069599242997'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/12/bir-insan-nasl-tanrz.html' title='Bir insanı nasıl tanırız?'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-615942375640170817</id><published>2010-12-03T23:50:00.003+02:00</published><updated>2010-12-04T11:23:02.099+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavalı fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ara kafede artık beni tanıyor olmalarının verdiği o his'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meyve buketinin gerçekten güzel olması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum günü profiterolü'/><title type='text'>Tatlı yiyelim</title><content type='html'>Mesai saati biterken, göz ucuyla MR sonucumu arayan adam bulamıyor. Çıkmamış daha, diyor. İkimiz de biliyoruz çıktığını. Ben de bu yüzden kızıyorum, o da. İkimiz de açık sözlüyüz. Ben ne düşündüğümü söylüyorum, o da uğraşamayacağını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.30-19.50 arası İstanbul'un sanırım dörtte biri metrobüse biniyor Mecidiyeköy'de. Kavga çıkıyor tren istasyonlarında. Treni bekletiyorlar. Herkes kavgayı seyredip söyleniyor. Söylenerek seyrediyorlar. Eve gelmek gitgide daha zor olmaya başlıyor. Yaslandığım yere göz koyan kadınlar beni omuz ve kalça darbeleriyle otobüsün, trenin ortasına savuruyorlar. İnsanları sevmek zorlaşıyor. Ama bazıları şahane. Mesela:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPlloogObiI/AAAAAAAAAjE/OOJaJsk09a8/s1600/dg..png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="222" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPlloogObiI/AAAAAAAAAjE/OOJaJsk09a8/s320/dg..png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPoIIFCjW5I/AAAAAAAAAjI/az6i4qV_Cn8/s1600/Resim+200.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPoIIFCjW5I/AAAAAAAAAjI/az6i4qV_Cn8/s320/Resim+200.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-615942375640170817?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/615942375640170817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=615942375640170817&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/615942375640170817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/615942375640170817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/12/tatl-yiyelim.html' title='Tatlı yiyelim'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPlloogObiI/AAAAAAAAAjE/OOJaJsk09a8/s72-c/dg..png' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2875708144401115084</id><published>2010-12-01T13:29:00.000+02:00</published><updated>2010-12-01T13:29:26.350+02:00</updated><title type='text'>Geldik gidiyoruz</title><content type='html'>Bizim eşyaya ve hadiselere yüklediğimiz anlam onların pahasının ötesindedir. Kaybettiğiniz şey sadece ipod olsa, toplu taşıma işine bakanları hayattan bezdirecek kadar ısrarcı olmazsınız. Kek yandı diye oturup ağlamazsınız. Ona yapılmadıkça kek yanmasına ağlanacak bir şey değildir. O şalı hiç kimseye vermeyi düşünmezsiniz. Ona bu kadar yakıştığını görmezseniz. "Hadi çay içeyim seninle." demezsiniz. Çünkü çay pek de sevdiğiniz bir şey değildir ve yanında sevdiğiniz biri olmadıkça içemezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şehrin tepeden ve güzelliğini hiç göstermeyen görüntülerine de iç geçirerek bakmazsınız biri size onları böyle göndermezse. Yaşlanıyor olmak sizi üzmez boşa geçirdiğinizi düşünmeseniz bunca zamanı. Orada soğuk diye siz de üşümezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvVs50wmI/AAAAAAAAAis/lC7ZfIg_Nzg/s1600/image002.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="348" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvVs50wmI/AAAAAAAAAis/lC7ZfIg_Nzg/s400/image002.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvaRv8QwI/AAAAAAAAAiw/TZJlqatBHl4/s1600/image006.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="310" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvaRv8QwI/AAAAAAAAAiw/TZJlqatBHl4/s400/image006.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvdQFDksI/AAAAAAAAAi0/qH3SuPMxYiE/s1600/image014.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="318" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvdQFDksI/AAAAAAAAAi0/qH3SuPMxYiE/s400/image014.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvkvDHCII/AAAAAAAAAi8/-ApGMFsZCRA/s1600/image016.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="295" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvkvDHCII/AAAAAAAAAi8/-ApGMFsZCRA/s400/image016.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvnT0Tt6I/AAAAAAAAAjA/1AVvcJX8rc8/s1600/image017.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="296" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvnT0Tt6I/AAAAAAAAAjA/1AVvcJX8rc8/s400/image017.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;*Benim de yok orada fotoğrafım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;**Bir de &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=ynmLdLwlgLI"&gt;bu&lt;/a&gt;.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2875708144401115084?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2875708144401115084/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2875708144401115084&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2875708144401115084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2875708144401115084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/12/geldik-gidiyoruz.html' title='Geldik gidiyoruz'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TPYvVs50wmI/AAAAAAAAAis/lC7ZfIg_Nzg/s72-c/image002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1920172959976123803</id><published>2010-11-29T00:37:00.000+02:00</published><updated>2010-11-29T00:37:19.366+02:00</updated><title type='text'>Cüzdanlarınızı ve kalplerinizi ortalıkta bırakmayın</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;"Doğadan bir vahiy bekledimse boşuna&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;Baktım akşam&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;Herkesin kabul ettiği kadar akşamdı."&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bazen bu kadar ümitsiz olmama sebep insanların kabalığı ve umursamazlığı değil. &amp;nbsp;Bu sadece üzücü. Bazen kırıyor, can acıtıyor, evet, yine de sebep bu değil.&lt;br /&gt;Geçen gün paramı kaybetmiş olmam da değil. Çünkü, birkaç yıl önce bunun yaklaşık kırk katı kadar parayı kaybetmiştim. Çaldırdığımı zannettiğim cüzdanı bulan halk otobüsü muavini, şoföre vermiş. Bize ulaşması zaman almış. Tahmin edin ne kadar zaman aldığını. Hadi.&lt;br /&gt;Ben o parayı kalbimden çıkarana kadar sürmüş arayışları. Ben, para için üzülmemek gerektiğini anladım. Batan gemilere üzülmem, batmayanlara da sevinmem, dedim. Sonra telefon çaldı. Bu yüzden o da değil.&lt;br /&gt;İstediğim şeyleri yapamıyor oluşuma mukabil istemediğim ne varsa geleceğimde onları görmek de değil. Çünkü, gelecek diye bir şey olduğundan emin değilim. En azından kendim için. Varlığı da yokluğu da varsa içinde ne olduğu da sürpriz. Bana kırmızı gül ve -kocaman bir panda değilse- pelüş oyuncak alınmadığı sürece sürprizlerle sorunum yok.&lt;br /&gt;Hepimizin bazen korkutucu derecede değişiyor olmamız da değil elbette. Bu da sürpriz. En güzelinden. Hem ben de çok hızlıyım, inkar edemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onların yıllar sonra aynı olması şu anki umutsuzluğumun sebebi. Bazı insanların hiç değişmiyor olması, değişmeyecek olması bir kabusun içine sıkışıp kalmak gibi.&lt;br /&gt;Annelerinin pişirdiğinden başka her yemeğe, kendi alışkanlıklarından başka her yapılana, kendi zevklerinden başka her beğenilene kusur bulan kuzenlerim, beni çok şaşırttılar. Şaşırdığıma ilk defa bu kadar üzüldüm. Değişeceklerini ummuş ve buna inanmıştım. Hâlâ, çorbayı karıştırıp "içmem ben bunu" diyen, başka yerlerde önlerinde konan yemeklerin kötülüğünü yenileri ile karşılaşana kadar gördükleri herkese anlatan, kendi yeğenlerini/çocuklarını övüp diğer bütün çocukları olabildiğinde yeren, çok para verdikleri kıyafetlerini, taşlı kolyelerini, yüzüklerini gözümüze sokan, daha fazlasını aralıksız yaparken bunun onları -sanırım- yücelttiğine inanan kuzenlerim, beni çok şaşırttılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberlerde gördüğüm balıkçı amcanın bakışlarına mı buna mı daha çok üzüldüm diye düşünüyorum. Mazot parasını ancak çıkaracak kadar balıkla eve dönüyordu. Eşi yanındaydı. Bilmiyorum çocukları var mıydı. Eşi ona bakarken o göle bakıyordu. Bir şey sordular. Yutkundu. Kadının kolları ağrıyordu kürek çekmekten. Sorduklarında derin bir nefes alıyordu. Boğazımda düğümlenen şey her ne ise onları izlerken, umutsuzluk değildi. Ama tüm hayatları yıkıcı bir şımarıklıktan ibaret kuzenlerimi dinlerken, bazı insanların hiç değişmiyor olması koyu bir umutsuzluğu getirip kucağıma bıraktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1920172959976123803?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1920172959976123803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1920172959976123803&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1920172959976123803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1920172959976123803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/cuzdanlarnz-ve-kalplerinizi-ortalkta.html' title='Cüzdanlarınızı ve kalplerinizi ortalıkta bırakmayın'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2891684599926356499</id><published>2010-11-27T01:07:00.001+02:00</published><updated>2010-11-27T01:07:33.193+02:00</updated><title type='text'>Geçmiş</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;"Vakit geçiyordu, kuşku yok."&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Onu en son üç yıl önce görmüştüm. Benim şimdi olduğum yaştaydı. Şimdi, benim üç yıl uzağımda, heyecanından, gözlerindeki ışığından çok şey kaybetmiş bir halde karşımda. Sakin, olgun da denebilir belki. O konuşur konuşmaz nasıl yüzümün güldüğünü hatırlamasaydım, ben de diğer insanlar gibi bu kelimeleri kullanabilirdim. İyi bir şey olduğunu düşünürdük hepimiz. Zamanla nasıl da olgunlaştığımız fikrine kapılırdık. Yanılırdık. O, sadece heyecanını değil, umutlarını da kaybetmişti. Tek düşündüğü artık kadrolu olduğu işini yapıp makul miktarda para kazanmaya devam etmekti. Hem devlet işi idi. Sağlamdı. Mutluluktan hiç bahsetmedi.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;O, trende karşıma oturduğunda elimdeki kitaba bakıyordu. Ben ise onun sesini duyana kadar o kitabı okuyordum. O telefonda konuşurken, ben henüz kafamı kaldırmamışken, birkaç yıl öncesini hatırladım. Sesi bile değiştiği için -sanırım- puslu idi. Kitabı kapattım, ona baktım. O hala kitaba bakıyordu. O da kafasını kaldırdıktan birkaç saniye sonra beklediğim gülümsemeyi gördüm. Hatırladığımdan çok daha az ışıkla.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2891684599926356499?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2891684599926356499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2891684599926356499&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2891684599926356499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2891684599926356499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/gecmis.html' title='Geçmiş'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7509166278257349470</id><published>2010-11-21T23:38:00.000+02:00</published><updated>2010-11-21T23:38:43.311+02:00</updated><title type='text'>Kuş</title><content type='html'>Yanağımdaki ıslaklığın yağmur damlasından olduğunu sanıp silerken, bir kuşun hacetini iki koca tepe gibi yüzümde duran yanaklarımdan birinin üzerine doğru giderdiğini fark ettim. Hayatıma dair düşündüğüm şey de bundan farklı değil bu aralar. Elime bulaşanları sildim. Yüzüme bulaşanları sildim. Bunları arkadaşlarımın hemen çantalarından çıkarıp verdikleri mendillerle yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra başka ağaçlardaki başka kuşlar aynı şeyi yaptı. Hepsi benim üstüme. Güzelim ceketimin her yerine. Hep mendil verdi arkadaşlarım. Bununla da kalmadılar, sildiler ceketimi. Ellerine bulaştı; şikayet etmediler benim kadar.&lt;br /&gt;Böyle arkadaşların başımızın üstünde yeri var. Böyle kuşların değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7509166278257349470?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7509166278257349470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7509166278257349470&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7509166278257349470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7509166278257349470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/kus.html' title='Kuş'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5672602719417207032</id><published>2010-11-12T22:19:00.002+02:00</published><updated>2010-11-12T22:19:39.017+02:00</updated><title type='text'>Ginger ale</title><content type='html'>Anıları, bugününü ele geçiren bütün insanlar gibiydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Çok yorulduk. Uğraşmayalım yemekle. Bir makarna yap da yiyelim. Sen güzel salçalı/domatesli makarna yapıyordun. Ondan yap.&lt;br /&gt;-Yapmayayım ondan. Sanırım artık çok sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneme göre saçmalıyordum. Oysa ben onu çok özlemiştim. Hepsi bu. Ondan önce de ondan sonra da salçalı makarna yemiş ve bundan keyif almıştım muhtemelen. Oysa şimdi yediğim tek salçalı makarna o imiş gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava soğuktu. Ben eve geldiğimde, onu ev arkadaşımla film seyrederken buldum. Acıkmışlardı. Hemen arabasına atlayıp markete gittik. Sevdiğimiz makarnadan aldık. Cips aldık. Bir film daha seyredebilirdi. Ben de onunla seyrederdim elbette. İçeceklerin önünde dururken önce o uzandı dolaba. Bir ginger ale alıp attı sepete. Gülümsedi. Birinin sizi bu kadar iyi tanıması inanın çok güzel. Ben de bir Sprite attım sepete. Gülümsedim. O da gülümsedi. Sprite'ı tekrar dolaba koydu ve başka bir şey aldı. Burada utanmam gerekiyordu. Yüzsüz bir şekilde gülmenin bana daha çok yakıştığını biliyorduk. Öyle yaptım.&lt;br /&gt;Gece kar fırtınası başlayacaktı. Sabah kahvaltısı için patates de alıp eve gittik. Minik doğranmış domateslerle, domates püresiyle, salçayla yaptık makarnayı. O kadar çok yedik ki çikolatalı sütlerimizi ancak birkaç saat sonra içebildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneme bunları anlatmayı düşündüm. Vazgeçtim. Makarna yaptım ve ben ondan yemedim. Annem yerken onu seyrettim. Gülümsedim. O kadar çok yedi ki çayını ancak şimdi içebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEzMTYwNzE5O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTMxNjA3MTktYzljIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg5NTkyMTE1O30=&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEzMTYwNzE5O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTMxNjA3MTktYzljIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg5NTkyMTE1O30=&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5672602719417207032?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5672602719417207032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5672602719417207032&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5672602719417207032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5672602719417207032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/ginger-ale.html' title='Ginger ale'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4862606384909877569</id><published>2010-11-11T22:10:00.000+02:00</published><updated>2010-11-11T22:10:53.317+02:00</updated><title type='text'>Eksik fincan</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;Pişmanlıklarımı silmenin yolunu buldum: Hiçbir şey yapmıyorum. Beynim zamanla onları yok ediyor. Yeterli süreyi verdikten sonra yapamayacağı şey yok. Ne güzel. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Anneme düğün hediyesi olarak gelen bir fincan takımı var. İran’dan gelme imiş. Kaçak elbette. Annem kıyamamış kullanmaya. Kimselere de kullandırmamış. Çok sevdiği misafirlere çıkarırmış sadece. Ben de kendimi bildim bileli bayılırım o fincanlara. Pastel renkleri, yarı saydamlığı, her birinin ayrı renkte olması ile bende bir heyecan uyandırırlar hep. Bilseniz ne güzel görünüyor çay onların içinde. Birden kendinizi küçük parmağınız havada iken yakalıyorsunuz. Yüzünüzde bir gülümseme. Kahkahalarınızın şuhluğu artıyor. Bakın, şimdi de omzunuzu oynatmaya başladınız gülerken.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Başınız biraz yukarı kalkmış. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Annem, mutfak eşyalarını yerleştirirken onlar için emniyetli bir yer arıyordu. Ne olacaktı ki dolapta dursalar. Sonra bir hayal kırıklığı ile sordum: Neden beş tane bunlar? Nerede diğeri? &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben bir süre önce altıncıyı kırmışım. Annemin söylediğine göre çok üzülmüşüm kırınca. Kırık parçalar elimde, oturmuşum öylece. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Birinin bana arada bir kimi, neyi kırdığımı söylemesi gerekiyor. İyi olma isteğimi hayallerle bezeyip gerçekten bir miktar uzaklaşabilirim. Annemin de bunu yapıyor olması içimi rahatlatmıyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4862606384909877569?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4862606384909877569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4862606384909877569&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4862606384909877569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4862606384909877569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/eksik-fincan.html' title='Eksik fincan'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2820015834119144428</id><published>2010-11-10T01:04:00.001+02:00</published><updated>2010-11-10T01:07:11.677+02:00</updated><title type='text'>Karaköy'de ne çok bekliyor vapur</title><content type='html'>İşlerim ters gidiyordu ve başım beladaydı.&lt;br /&gt;Bu konuda artık benim yapabileceğim bir şey olmadığı için, acıyla dolu olarak, alıştığımdan daha fazla merhamet bekliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımdaki her şeyden uzaklaşabildiğim anlar var. Karada olmamak bu konuda çok yardımcı oluyor. Sanki karadan kesilince ayağım, başka bir gerçeklik hüküm sürüyor. Yirmi dakika içinde başka bir kıyıya varacak olmak umurumda değil. Dün, havanın güzelliğinin verdiği cesaretle biraz daha uzak kalmanın zararı olmaz diye düşündüm. Karaköy'den Haydarpaşa'ya geldiğimizde inmemeye karar vermiştim. Kadıköy-Haydarpaşa-Karaköy-Haydarpaşa arası turlarken ben hala vapurdaydım. Görseniz, hüzünden ne kadar uzaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İnmeyecek misiniz?&lt;br /&gt;-Hayır.&lt;br /&gt;-Nasıl yani?&lt;br /&gt;-Hava çok güzel. Bir tur daha atsam?&lt;br /&gt;-Olur da, şu tarafa oturun fark etmesinler yanaşırken.&lt;br /&gt;-Çok iyisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Yanaşırken bu çalıyordu. Çok sevdim yavaşlayan vapurla bunu.&lt;br /&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEzMTMxMDQ2O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTMxMzEwNDYtYmU0IjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg5MzQwMTQ2O30=&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEzMTMxMDQ2O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTMxMzEwNDYtYmU0IjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg5MzQwMTQ2O30=&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2820015834119144428?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2820015834119144428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2820015834119144428&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2820015834119144428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2820015834119144428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/karakoyde-ne-cok-bekliyor-vapur.html' title='Karaköy&apos;de ne çok bekliyor vapur'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7527033282223666805</id><published>2010-11-08T20:14:00.001+02:00</published><updated>2010-11-08T20:40:18.079+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tanırım.'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bana telefon edince ben ağlayan kız de'/><title type='text'>Nerede olduğum mühim değil</title><content type='html'>Beni uzun süredir tanıyorsanız, bilirsiniz ki en çok kullandığım kelimeler şunlardır: unuttum, kayboldum, kaybettim. Kısa zaman olmuşsa biz tanışalı, fark etmemiş olamazsınız şaşkınlığımı. Henüz tanışmadıysak, kendinizi iyi hissetme fırsatını kaçırıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah MR için giderken, Mustafa Kutlu'nun kitabını okurken birden fark ettim ki, bana evvelden verdikleri kağıtları almamışım yanıma. Ülkemiz hastanelerinin bilgisayar kullanımına duyduğum güvenle, çok azı kalmış olan yoluma devam ettim. Nihayet fırsat buldum ve verdikleri randevu saatinden bir saat sonra, beni içeri almaları için değilse de benimle konuşmaları için ikna ettim onları. Evde unuttuğum kağıtların iki saat sonra elime geçeceğini söylediğimde, randevu saatim geçtiği için çekemeyeceklerini söylediler. Ben de onlara, benim yerime aldıkları insanlara saymalarını söyledim. Pek iyi etmemiş olabilirim. Radyoloji teknisyeninin gözünden ateş çıkıp da beni kovunca anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/eeg-mr-ct-scan.html"&gt;Şurada&lt;/a&gt; bahsettiğim bir Musa vardı. Bu mesele, istiğna anlayışıma ters geliyor ve bu sebeple rahatsız ediyordu. Musa ile iletişim kurmamak için çok uğraştım. Bugün mecburen aradım; çağırdı, gittim. Bana hâlâ&amp;nbsp;ısrarla "Sibel" diyen Musa'nın beni karşılaması şöyle oldu: "Bir yemek yedirmedin ağız tadıyla. Bir rahat bırakmadın beni."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen kabul edilmeyecek bir rapor için üniversite hastanesi derdi çekiyordum. MR çektiremiyordum. Rapor gecikirse tazminat isteyebilirlerdi. Üstelik birinden bir şey istemek zorunda kalmıştım ve şimdi bunun sonucunu ile karşı karşıyaydım. Kağıtları evde unuttuğum için annem ve babam dertlenip "Bu kızın hali ne olacak böyle..." diyeceklerdi. Sonra annem bütün gece başımda bekleyip ne derdim olduğunu soracaktı. Bunların hepsini birden bir saniyede düşündüm ve Musa'ya rahatsız ettiğim için üzgün olduğumu söyledim. Uzun koridorda o arkamdan gelirken ben çoktan ağlamaya hem de iç çeke çeke ağlamaya başlamıştım. Bekleme salonuna çıktığımızda ise yüksek sesle ağlıyordum artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Musa'nın benimle tek ilişkisi, çalıştığı cerrahi bölümündeki profesörlerden birinin kısmen akrabam olması idi. Oradaki herkesle iyi ilişki kurmak için çabalayan Musa, arkalarından türlü hareketlerle onları sevmediğini belli ediyordu. Kim bilir benim için ne düşünüyordu. Yine de ben orada sesli sesli ağlıyordum ve buna tanık olanlar vardı. Beni susturma yönteminin bana sarılmak olduğunu düşündüğü için bir de onu itmek zorunda kalıyordum üstelik. "Ne olur sus, görmesinler ağladığını." deyince sesimi kıstım. Sadece hıçkırıyor ve burnumu çekiyordum.&lt;br /&gt;Yanına gittiğimiz profesöre yine adımın Sibel olduğunu söyledi. Onun huyunu -sanırım- bilen doktor, bana adımı sordu. Musa vazgeçmedi. Konuşmanın geri kalanında da bana ısrarla Sibel dedi. Beni ağlattığı için azarlanırken hiç üzülmedim. Yalnız, bana hep böyle kaba davrandığını da iyi bir insan olduğum için söylemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün geri kalanında bir çok şey yaşadıktan sonra ne oldu bilin hadi. Bekleme salonunda gözlerimi kapamış Lightning Dust dinliyordum. Bana doğru yaklaşan bir ses duydum: Aysel! Aysel! Umursamadım. Omzuma bir el dokundu ve o ses: Aysel!&lt;br /&gt;Musa'nın bana yeni verdiği isim bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu son. Belki de sondan bir önceki. Başka hastane anısı olmayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7527033282223666805?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7527033282223666805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7527033282223666805&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7527033282223666805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7527033282223666805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/nerede-oldugum-muhim-degil.html' title='Nerede olduğum mühim değil'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4282349385000670346</id><published>2010-11-07T23:40:00.000+02:00</published><updated>2010-11-07T23:40:39.498+02:00</updated><title type='text'>Gide gele doktor olduk biz de</title><content type='html'>Ben yine hastanedeydim. Bu alışıldık bir durum. Beklerken insanları seyrediyordum. Seyretmez olaydım. Göz göze geldiğim bir teyze hemen yanıma geldi. Sarıya boyadığı saçların altından aslında siyah olup da aklaşmaya başladığını gösteren dipler görünüyordu. Sıradan bir hastane sohbeti gibiydi ve tabii ki geçiştirmek için elimden geleni yaptım.&lt;br /&gt;Hastanelere gide gele doktor olduğunu düşünen insanları bilirsiniz. Ben de bildim.&lt;br /&gt;-Ne dediler peki sana?&lt;br /&gt;-Epilepsi.&lt;br /&gt;-Hmm. (Ne olduğunu anlamadı.) Peki ne oluyor şimdi yani sana?&lt;br /&gt;-Bayılıyorum falan. (Geçiştirme çalışmaları.)&lt;br /&gt;-Hee köpük de oluyor mu?&lt;br /&gt;-Hayır.&lt;br /&gt;-Altına kaçırıyor musun?&lt;br /&gt;-Hayır.&lt;br /&gt;-Sara diyeceğim de diyemiyorum. Kendini sıkıyor musun?&lt;br /&gt;-Biraz.&lt;br /&gt;-Heh! Sara bu. Ben bildim.&lt;br /&gt;-Sağolun.&lt;br /&gt;-Bak şimdi burada testlerin temiz çıkarsa ne yap biliyor musun?&lt;br /&gt;-Hayır.&lt;br /&gt;-Bir hocaya git.&lt;br /&gt;-Hoca?&lt;br /&gt;-Bak ben moderen (böyle dedi) ve çağdaş bir kadınım. Sen de görüyorsun zaten. (Bu, kabartılmış ve sarıya boyanmış saçtan anlaşılıyor olacak ki eli orayı işaret ediyor önce.)&lt;br /&gt;-Görüyorum.&lt;br /&gt;-Ben böyle olduğum halde bu tür şeylere inanıyorum. Git muhakkak olur mu?&lt;br /&gt;-Olur.&lt;br /&gt;-Daha önce bunu düşünmüş müydün yoksa ben dedim de aklına mı yattı?&lt;br /&gt;-Aslında konuyu kapatmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;-Mutlaka git kızım, ihmal etme.&lt;br /&gt;-Olur.&lt;br /&gt;-Heh. Aferin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size bir şey itiraf etmek istiyorum. Ben, bu teyze ve benzerlerine yalan söylüyorum bazen. Ne mezunu olduğumu, ne okuduğumu sorduklarında gelişecek olan sohbete tahammül edemeyeceğimi bildiğimden, üzerine konuşamayacakları bir bölüm uydurmayı tercih ediyorum. Tutturamadığım oluyor. Yine de gerçeği söylersem olacaklardan daha iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu itirafın, beni rahatlatmak yerine pişmanlığa sürükleyen bir yanı var. Dürüstlüğü tercih edip acı çekmekle yalan söyleyip kurtulmak arasında ise sadece bir saniye var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4282349385000670346?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4282349385000670346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4282349385000670346&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4282349385000670346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4282349385000670346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/gide-gele-doktor-olduk-biz-de.html' title='Gide gele doktor olduk biz de'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-110876161399427956</id><published>2010-11-03T00:02:00.000+02:00</published><updated>2010-11-03T00:02:10.715+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ya da henüz gelmemiş'/><title type='text'>En güzel zaman geçmiş olandır</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;En güzel Halloween, gündüzünde piknik yapılandır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;En güzel sonbahar, her yanında yaprak olandır.Renkli renkli.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;En güzel fotoğraf, içinde sevdiğimiz insanların olduğudur.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;En güzel kostüm, giyilirken bile çok eğlenilendir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;En güzel zaman, yine olsa dediğimdir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TNAVCX8eRQI/AAAAAAAAAiI/oR92xv3LDiM/s1600/b+102.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TNAVCX8eRQI/AAAAAAAAAiI/oR92xv3LDiM/s320/b+102.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TNAZFdR8BLI/AAAAAAAAAiQ/SRMjww62W6g/s1600/b+186.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TNAZFdR8BLI/AAAAAAAAAiQ/SRMjww62W6g/s320/b+186.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TNAXNuIvuBI/AAAAAAAAAiM/RYmOOH0Rubc/s1600/b+257.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TNAXNuIvuBI/AAAAAAAAAiM/RYmOOH0Rubc/s320/b+257.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-110876161399427956?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/110876161399427956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=110876161399427956&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/110876161399427956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/110876161399427956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/en-guzel-zaman-gecmis-olandr.html' title='En güzel zaman geçmiş olandır'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TNAVCX8eRQI/AAAAAAAAAiI/oR92xv3LDiM/s72-c/b+102.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2645198580497460226</id><published>2010-11-01T11:35:00.000+02:00</published><updated>2010-11-01T11:35:44.114+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ve bu bize hiçbir şey kazandırmadı'/><title type='text'>Raylarda korkusuzca yürüyen çocuk</title><content type='html'>Olanlara bakınca, rahat ve belki biraz da hüzünlü olarak haklıyım diyorum. Haklı olmak, anladığım kadarıyla hiçbir işime yaramıyor. Hatta haklı olmam sadece bir şeylerin bitmesine sebep oluyor. Çünkü, haksız olunca tıpış tıpış gitme ve usul usul konuşma taraftarı olduğum halde, haklılığıma olan inancımla birlikte ayağıma bir taş bağlanıyor, dilim dönmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç adım geri gidip bakıyorum. Haklı-haksız kalmıyor. Birden bir determinist oluyorum ki sormayın. Herkesin, her şeye bahanesi var. Her şeyin bir sebebi var. Her şeyin sebebi, tren olup geçiyor gözümün önünden. Böyle yapmasına sebep olan bir geçmişi var. Başka türlü olamazdı. Elinde değil. Böyle vagonları var bu trenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tren biraz sükunet getiriyor. Haklı olmanın verdiği o fokur fokurluk diniyor. Derken, benim trenim geliyor ve ben, onun pencereden el sallayışını görüyorum. Benim böyle olmama sebep olanlardan biri de o, diyorum. Başka türlü olamazdım. Elimde değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar hiç bir yamuğunu görmediğim vicdanıma danışıyorum. O, hep söylerdi doğrusunu da ben yapmazdım bazen. Üzerine düşeni yapardı o. Bir keresinde bana "vicdan muhasebesi"nin yanlışlığını öğretmişti, hiç unutmam. Onu hiç hesaba çekmeyişim ona olan güvenimden. Onun beni sürekli kontrol etmeye çalışması ise benim hep tökezlememden. Trenlerden kurtulmam gerektiğini söyledi. Tüm hayatımızı vagon yapıp raya koymamız, boncuk yapıp ipe dizmemiz şu anda ne yaptığımızın sorumluluğundan kurtarmaz bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, ben ona dedim ki içimden: Üzgünüm; ama haklıyım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2645198580497460226?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2645198580497460226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2645198580497460226&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2645198580497460226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2645198580497460226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/11/raylarda-korkusuzca-yuruyen-cocuk.html' title='Raylarda korkusuzca yürüyen çocuk'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5717465125286303348</id><published>2010-10-27T23:16:00.001+03:00</published><updated>2010-10-30T23:12:52.578+03:00</updated><title type='text'>Kütüphanelerim</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhK-kD5AtI/AAAAAAAAAho/00L5sBM1wKA/s1600/bpl2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhK-kD5AtI/AAAAAAAAAho/00L5sBM1wKA/s320/bpl2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhLCZYS5TI/AAAAAAAAAhs/D_MIl9TsKHA/s1600/bpl3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhLCZYS5TI/AAAAAAAAAhs/D_MIl9TsKHA/s320/bpl3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhLFDPQO3I/AAAAAAAAAhw/Q7UwchW01YE/s1600/bpl4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhLFDPQO3I/AAAAAAAAAhw/Q7UwchW01YE/s320/bpl4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhUmwUFpvI/AAAAAAAAAh0/W2NlrDlNn6M/s1600/DSC08078.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhUmwUFpvI/AAAAAAAAAh0/W2NlrDlNn6M/s320/DSC08078.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhVC5xZydI/AAAAAAAAAh4/NqY8uXq1Hzo/s1600/DSCN9130.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhVC5xZydI/AAAAAAAAAh4/NqY8uXq1Hzo/s320/DSCN9130.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhVLnf4xWI/AAAAAAAAAh8/S6JHhDrjWpc/s1600/DSCN9135.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhVLnf4xWI/AAAAAAAAAh8/S6JHhDrjWpc/s320/DSCN9135.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhZlasDzrI/AAAAAAAAAiA/DL0qh_cMND8/s1600/DSCN9106.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhZlasDzrI/AAAAAAAAAiA/DL0qh_cMND8/s320/DSCN9106.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMx8LX5glTI/AAAAAAAAAiE/0hamoV8lU18/s1600/DSCN9118.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMx8LX5glTI/AAAAAAAAAiE/0hamoV8lU18/s320/DSCN9118.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"Ben bir şehre gittiğimde oranın bilmem nesini görürüm ilk önce." diyen insanlardan olmak güzel olabilirdi. Böyle şeyler söylesem "bilmem ne" yerine kütüphane diyebilirdim. Gittiğim şehirlerin, hatta ilçelerin kütüphanelerine mutlaka gitmiş olmam bu fikrimi güçlendirdi. Çok fazla şehirde bulunmamış olmam ise önemli olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk okulda beni inatla, çok sosyal ve aktif olmam sebebiyle, kütüphanecilik koluna koymayan öğretmenim merakla beni aradığında okulda nerede bulacağını öğrenmişti geç de olsa. Orta okulda kütüphaneye gelenlerin sayısının çokluğu, beni okul kütüphanesinden kaçırıp ilçe kütüphanelerine gönderdi. Bazen elli yaşın üzerinde amcalar olurdu. Çoğu zaman ben yalnız olurdum. Hayatımın en güzel günleri onlar olabilir. Bana, "Sen buradasın nasılsa ben biraz işim var, kütüphaneye sahip çık." deyip giden kütüphanecinin lakaytlığıyla o günler de sona erdi.&lt;br /&gt;Üniversitede, yine herkesten gizli bir şekilde gidip il halk kütüphanesine sığınmıştım. Okuldan biriyle karşılaşmam neyse ki son seneme denk geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda fotoğraflarını gördüğünüz yerin adı Boston Public Library. Bana sorsanız, dünyanın en güzel sığınaklarından biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci sıraya yerleştirebileceğim bir sığınağı/kütüphaneyi, sadece iki kez ziyaret edebildim. İkinci ziyaretimi Kasım başında yaptım. Otobüste yaptığım bir telefon görüşmesinin ardından ilk durakta indim ağlayarak. Kütüphanenin önünde inmişim. Kütüphanenin güzelliğini hatırlayıp içeri girdim düşünmeden. Hâlâ&amp;nbsp;iç çeke çeke ağladığımı, insanlar kafalarını kaldırıp bana bakınca fark ettim. Utandım. Bir şey yapamadım. Sussam da omuzlarımın sallanmasını engelleyemiyordum. Tam sakinleşmiştim ki görevli gelip "Honey, is there a problem?" diye sordu. Size bu soruyu soran biri karşısında nasıl sessiz durabilirsiniz ki! Ben çok üzgün olduğumu söylerken o, sırtımı sıvazladı. Beni bir odaya götürdü. Çay mı kahve mi, diye sordu. Ben cevap vermeyince kafeinsiz bir çayın bana iyi geleceğini düşündü. İyi geldi. Çay değilse de orada, o odada beni sakinleştirmek isteyen biriyle oturmak bana iyi geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşli bir gündü. Dışarı çıkınca kütüphanenin &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/44542344@N02/4096568528/"&gt;fotoğrafını&lt;/a&gt; çektim. Sonra da &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=NgP3Sr_78CA"&gt;başka şeyler.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime bir kütüphane bulmalıyım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5717465125286303348?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5717465125286303348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5717465125286303348&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5717465125286303348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5717465125286303348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/kutuphanelerim.html' title='Kütüphanelerim'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TMhK-kD5AtI/AAAAAAAAAho/00L5sBM1wKA/s72-c/bpl2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1827936784623018697</id><published>2010-10-26T23:33:00.001+03:00</published><updated>2010-10-26T23:37:43.459+03:00</updated><title type='text'>shteyt oyf!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;"&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyOTgzMjMzO3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTI5ODMyMzMtMmJkIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg4MTI0NTY2O30=&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyOTgzMjMzO3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTI5ODMyMzMtMmJkIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg4MTI0NTY2O30=&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Bu da videosu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;"&gt;&lt;object height="340" width="560"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/1W0MTKG2tgQ?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/1W0MTKG2tgQ?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="560" height="340"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Pragmatica, Tahoma, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1827936784623018697?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1827936784623018697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1827936784623018697&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1827936784623018697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1827936784623018697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/shteyt-oyf.html' title='shteyt oyf!'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6119825431686099055</id><published>2010-10-18T22:33:00.000+03:00</published><updated>2010-10-18T22:33:31.355+03:00</updated><title type='text'>1892'den</title><content type='html'>"Ama çok şişman yapacakmış. Ne çok şişmanlar var ki onların yanında zayıflara bakılmaz. Hatta kendilerine şişman denmeye layık görülmeyip tombul tombul diyerek alkışlanırlar. Demek ki güzellik ve çirkinlik, şişmanlık ya da zayıflık, esmerlik ya da sarışınlık ile olamıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fatma Aliye, Muhaderat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Kitaba dair bilgi için &lt;a href="http://benbazenokuyorum.blogspot.com/2010/10/muhaderat-fatma-aliye.html"&gt;buraya&lt;/a&gt; bakabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6119825431686099055?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6119825431686099055/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6119825431686099055&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6119825431686099055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6119825431686099055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/1892den.html' title='1892&apos;den'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-9019593959990844486</id><published>2010-10-16T17:52:00.000+03:00</published><updated>2010-10-16T17:52:37.311+03:00</updated><title type='text'>Çekim</title><content type='html'>Sabah erkenden yola çıktım. Hastaneye gitmenin en kötü yanı bu. Bekleme salonunda daha önce tanıştığım bir adam, bana yine sorular soruyor ve eşinin neler yaşadığını anlatıyordu.&amp;nbsp;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sen de dişlerini sıkıyor musun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Bilmem.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Dilini ısırıyor musun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Evet.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Heh. Aynı işte. Aynısı. Aynı benim karım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hmm.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Ellerin kilitleniyor mu?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sıkmıyor musun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sanırım sıkıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Heh. Aynısı karımda var işte.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra iki kadın kızlarının ne kadar sinirli olduğundan konuşmaya başladılar. Sinirden epilepsi olmuşlar. Birisi kızının yanında anlatıyordu bunu. Kız da onaylıyordu. Kardeşini nasıl dövdüğünü anlatarak katkıda bulunuyordu. Diğer kadın benimle ilgilenmeye başladı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sana ne dediler? Epilepsi mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hıhı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Kızımda bir de MS var. Hep sinirden. Çok sinirli. Bana çekmemiş. Ben hiç sinirli değilim. Beyime çekmiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hmm.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sen de sinirli misin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hahaha.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Bak nasıl da güler yüzlü yavrum. Kaşı gözü de kara. Demek sen de hasta oldun.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Oldu işte.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sen gülüyorsun hep. Öyle durmuyorsun hiç. Sinirli misin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hahahahahaha.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sakin misin?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Burada kızı giriyor araya.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Anne kaç kere soracaksın kıza? Sana ne onun sinirinden?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Sorun değil.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Tekrar anne giriyor konuşmaya.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Yok bak o sinirli değil hiç. Senin gibi değil. Sen bekar mısın kızım?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Hahahaha.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nihayet EEG çekimi için odaya girdim. Kafama bir şeyler sürerken doktor "İyi, iyi. Saçın çokmuş bir şey hissetmezsin." diyerek korkuttu önce beni. Sonra ben sorular sormaya başladım. Hemşireler birer birer kaçtı. Doktor ise beni duymuyormuş gibi davranıyordu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çekime başladıklarında, gözlerimi kapatmamı istedikleri için hemen uyumaya başladım. Bunu ekrandan gören doktor ve hemşireler önce bana seslenmiş; ama duymamışım tabii. Sonra dürterek beni uyandırıp tekrar çekime başladılar. Konuşarak beni uyanık tutmaya çalıştılar. Ben susmak zorunda olduğum için bu işe yaramadı. Bir hemşireyi beni dürtmek üzere görevlendirdiler. Gülünce de çekimleri bozulduğu için biraz zorlandılar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yine de güler yüzlü ve kibar olduğum için teşekkür ettiler. Ben de diğer insanlar ne yapıyor diye düşünerek ayrıldım oradan.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-9019593959990844486?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/9019593959990844486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=9019593959990844486&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9019593959990844486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9019593959990844486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/cekim.html' title='Çekim'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-145318701632093066</id><published>2010-10-16T02:33:00.000+03:00</published><updated>2010-10-16T02:33:03.263+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='she needs all the help she can get'/><title type='text'>God help the girl</title><content type='html'>&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyODU1MDM1O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTI4NTUwMzUtOWU2IjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg3MTg1NTYwO30=&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyODU1MDM1O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTI4NTUwMzUtOWU2IjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg3MTg1NTYwO30=&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-145318701632093066?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/145318701632093066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=145318701632093066&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/145318701632093066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/145318701632093066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/god-help-girl.html' title='God help the girl'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8677398618649130887</id><published>2010-10-14T22:33:00.001+03:00</published><updated>2010-12-20T22:53:45.582+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim kızım olacak'/><title type='text'>Erkek çocuk doğurmak kadınların elindedir</title><content type='html'>Doktor Amparo yalnız kadınlara tavsiyelerde bulunuyor. Zira şuur mütehassısının fikrine göre, erkekler doğacak çocuğun cinsyetine hiçbir şekilde tesir edemezler.&lt;br /&gt;Eğer bir kadın, erkek evlad isterse: İlkahı takip eden altı ay içinde spor yapmalı, zayıflama rejimi takip etmelidir. Bilhassa şeker, yumurta, pasta veya akşamları yemek yememeli ve mümkün olduğu kadar çok su içmelidir.&lt;br /&gt;Eğer kadın, kız çocuğu isterse: Evvelkinin tam tersi olan bir rejim takip etmelidir. Yani hiçbir şekilde beden hareketlerine tevessül etmemeli, çok tatlı ve pasta yemeli, mümkün olduğu kadar az su içmeli ve yemeklerden evvel de 8-10 damla fosfor asidi almalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makalesinin nihayetinde Dr. Amparo Poch eski bir Japon usulü olan telkini de tavsiye ediyor. Erkek evlad isteyen kadın gebeliğininin devamında mütemadiyen: "Benim bir erkek çocuğum olacak" diye kendine telkinde bulunmalıdır.&lt;br /&gt;Japonya'da bu usulün %90 muvaffakiyet kaydettiği bütün mütehassıslarca kabul edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;*Seksoloji Cinsi Bilgiler Mecmuası Nisan 1949, Sun'i ilkah (ilk sayı)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8677398618649130887?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8677398618649130887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8677398618649130887&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8677398618649130887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8677398618649130887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/erkek-cocuk-dogurmak-kadnlarn-elindedir.html' title='Erkek çocuk doğurmak kadınların elindedir'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4504022296034779525</id><published>2010-10-14T21:27:00.001+03:00</published><updated>2011-09-07T13:33:40.520+03:00</updated><title type='text'>Dünynanın en iyi kocaları: İsveçliler</title><content type='html'>"Gallup Enstitüsü İsveç'de yaptığı anket sonunda İsveçli erkeklerin dünyanın en iyi kocaları olduğunu meydana çıkarmıştır. Şöyle ki:&lt;br /&gt;İsveçli kocaların %20'si çamaşır yıkamakta, %30'u yemek pişirmekte, %48'i bulaşık yıkamakta ve yalnız %2'si karılarını aldatmaktadır.&lt;br /&gt;Bununla beraber İsveç'in bekarlıkta Avrupa'da birinci geldiği de bilinir. İsveç'de erkeklerin %80'i bekardır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;*Seksoloji Cinsi Bilgiler Mecmuası Nisan 1949, Sun'i ilkah (ilk sayı)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4504022296034779525?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4504022296034779525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4504022296034779525&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4504022296034779525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4504022296034779525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/dunynann-en-iyi-kocalar-isvecliler.html' title='Dünynanın en iyi kocaları: İsveçliler'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5067846776104420671</id><published>2010-10-14T21:12:00.000+03:00</published><updated>2010-10-14T21:12:24.087+03:00</updated><title type='text'>Sun'î ilkah</title><content type='html'>"Tohum verenler dikkatle seçilmelidir. Kanunen ve tıbben müsait olanlar ırken veya dini bakımdan &amp;nbsp;müsait olmayabilirler. Ahlakı, ictimai, terbiyevi ve dini durumu inceden inceye tetkik mevzuu olmalıdır. Sıhhi vaziyet kadar ırkın da araştırılması mutlak icap etmelidir. Bu gibi faaliyetlerde çiftlerin istikbali mevzubahs olduğundan müşkülpesent davranılmalı ve icabederse sun'i ilkahlar tahdit edilmelidir.&lt;br /&gt;Tohum veren kimsenin, iktidarsız babaya ırk, yapı ve karakter bakımından benzemesi gerekmektedir. Kısa boylu, esmer ve tıknaz bir baba yerine ince, uzun boylu ve sarışın biri seçildiği takdirde bu, ileride müşkül durumlara sebebiyet verebilir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Seksoloji Cinsi Bilgiler Mecmuası Nisan 1949, Sun'i ilkah (ilk sayı)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5067846776104420671?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5067846776104420671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5067846776104420671&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5067846776104420671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5067846776104420671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/suni-ilkah.html' title='Sun&apos;î ilkah'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6755239906864086212</id><published>2010-10-13T22:16:00.000+03:00</published><updated>2010-10-13T22:16:03.000+03:00</updated><title type='text'>EEG-MR-CT SCAN</title><content type='html'>Gelmeden evvel yazmıştım birkaç kez hastanede yaşadıklarımı. Burada nasıl işliyor bu işler gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok alışmışım orada hemşirelerle, asistanlarla konuşup da sonra hocaları ile görüşmeye. Karşıma çıkan genç doktoru da asistan sandım. Aynı şeyleri birkaç kez anlatacağımı düşündüğüm için kendimi fazla yormamaya karar verdim. Ne sorsa "üff" dedim. Sorularından hoşlanmadığımı belli ettim.&lt;br /&gt;-Uzun süreli olanlar kaç kere oldu dediniz?&lt;br /&gt;-Üçüncü kez soruyorsunuz bunu. Yazdınız üstelik.&lt;br /&gt;-Olabilir.&lt;br /&gt;-Oradan bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bunlar başlamadan önce bir şey oldu mu?&lt;br /&gt;-Evet, depresyon.&lt;br /&gt;-Neden?&lt;br /&gt;-Birkaç sebepten.&lt;br /&gt;-Nedir onlar?&lt;br /&gt;-Nedir mi? Nasıl yani?&lt;br /&gt;-Evet, nedir o sebepler?&lt;br /&gt;-Söylemek zorunda mıyım?&lt;br /&gt;-Yani...Söylemek istemiyorsanız...&lt;br /&gt;-İstemiyorum. Size söylemek istemiyorum.&lt;br /&gt;-Peki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yalnız şimdi ayakkabı da çıkartmamı isteyeceksiniz, çok zor o.&lt;br /&gt;-Ama yapmamız lazım.&lt;br /&gt;-Ya bunlar bana kaç kere yapıldı. Biliyorum ben, bir şey çıkmıyor.&lt;br /&gt;-Olmaz öyle.&lt;br /&gt;-Ama ayakkabılarım bağcıklı. Çok zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-CT scan mi? Onunla teşhis koyulmaz ki!&lt;br /&gt;-Ne yapayım?&lt;br /&gt;-Ama öyle olmaz!&lt;br /&gt;-Ben ne yapabilirim?&lt;br /&gt;-MR, EEG lazım.&lt;br /&gt;-İyi, yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bana hepsini bir daha tek tek anlatır mısınız?&lt;br /&gt;-Üff. Yoruldum.&lt;br /&gt;-Anlatmayacak mısınız?&lt;br /&gt;-Hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Şimdi nasıl moraller, keyifler?&lt;br /&gt;-!!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüştüğüm kişinin asistan değil de doktor olduğunu öğrenince hiç bozmadım tabii tavrımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada hastanede işleri halledebilmek için birilerini tanımak gerekiyormuş. Tanıdığımız kişi profesör olunca orada çalışanlardan birine teslim etti beni. Musa. İş bitirici ne demek onda gördüm. Adam bütün gün oradan oraya dolaşıp birilerine bir şey yaptırıyor. Tam olarak işinin ne olduğunu anlamadım. Birçok şeyi anlamadım aslında. Mesela, bana "Niye geç kaldın kız?" derken, ona bir yere nasıl gideceğini soran kadının arkasından "Terbiyesize bak! Elinde sigarayla bana yer soruyor!" diye kızmasını anlamadım.&lt;br /&gt;Bana söylediği her şeye tepki gösterdim. Bana ısrarla Sibel demesine de; ama vazgeçiremedim. Ne zaman ki bana "Kes sesini! Çok konuşma da yürü!" dedi o zaman benim de içimdeki hastane canavarı ortaya çıktı. O anları size anlatmak istemiyorum. Beni hep iyi hatırlayın. Musa'yı unutalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimde beş tüp kanla dolaşıyordum bir ara. Züleyha Hanım'ı arıyordum. Bunu söylediğim biri şöyle dedi:&lt;br /&gt;-Hanım?&lt;br /&gt;-Evet, Züleyha Hanım.&lt;br /&gt;-Mmm. Bilmiyorum. Züleyha mı?&lt;br /&gt;-Evet.&lt;br /&gt;-Desene Züleyha diye. Ne hanımı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastanelerde en çok şaşırdığım şey hastaların arasında hızla kurulan bağ. Dertlerini anlatıyorlar, birbirlerinin çocuklarını seviyorlar, birbirlerini teselli ediyorlar. Bunların hepsi o kadar hızlı gelişiyor ki nasıl olduğunu anlamak mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnım tok ve saçım temiz bir şekilde EEG çektirecek olmanın heyecanını yaşıyorum şimdi. Gerisi mühim değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6755239906864086212?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6755239906864086212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6755239906864086212&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6755239906864086212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6755239906864086212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/eeg-mr-ct-scan.html' title='EEG-MR-CT SCAN'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6998385883194701581</id><published>2010-10-11T00:41:00.008+03:00</published><updated>2010-10-11T11:04:44.271+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir bir sayarım'/><title type='text'>Tek tek sorun</title><content type='html'>Kendimi tek kelimeyle anlatmamı isteyenlere tek bir şey yapmak isterim: Saçlarını çekmek. Yine de şimdi onlardan biri gelse sorsa bana, derim ki; şımarık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneme sorsalar tek bir şey söyler:dağınık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve gelen misafirlere sorsalar; sessiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetmişli yaşlarda olmasına rağmen hastanede gördüğü bir kadını "yaşlı" diye anlatan, beni en son on beş yıl önce görmüş olan komşumuz Gülşen teyzeye biri sorsa, tek bir cümle kurar: Aman da ne tatlı bir genç kız olmuşsun sen.&lt;br /&gt;O sırada buna gülenlere sorsalar, ancak bir benzetme yapabilirler benim için: kazık kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben üşüyünce ısıtmak için elinden geleni yapan babamı görenler sorduklarında, şöyle cevap veriyor babam: Bizim çocuk üşüyor da biraz. Ona sorsalar ne diyeceği belli.&lt;br /&gt;Bana çocuk demesine şaşıranlar ise muhtemelen şöyle diyecekler: eşek kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra tek tek gözümün önünden geçirdim onların yüzlerini. Hepsinin ağzından birer kelime:&lt;br /&gt;kalpsiz, umursamaz, savurgan, ısrarcı, güleç, müşkülpesent, huysuz, vurdumduymaz, rahat, ukala, coşkulu, meraklı, sevimli, uyuz, sevecen, akıllı, sıcakkanlı, memnuniyetsiz, tembel, vefasız, lafazan, şaşkın, sabırsız, sakin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana sorsalar, her şey için bir açıklamam var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6998385883194701581?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6998385883194701581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6998385883194701581&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6998385883194701581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6998385883194701581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/tek-tek-sorun.html' title='Tek tek sorun'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6846529172220753725</id><published>2010-10-08T02:28:00.000+03:00</published><updated>2010-10-08T02:28:55.592+03:00</updated><title type='text'>Kalın, kenarları kıvrılmış bir kitap</title><content type='html'>Yine böyle bir gündü. Böyle derken bu kadar mutsuz olduğumu anlatmaya çalışıyorum. Ekim olması ve benim mutsuz olmam dışında benzeyen bir yanını bulamıyorum. Bugün yağmur vardı. Oysa o gün nasıl da güneşliydi. Güneş gözlüğümü evde unutup gözlerimi kısmıştım yol boyunca. Sonra bir yere girip aldım. Param da vardı demek istiyorum. Sanırım yeterince açık bir benzerlik olmadığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar güzel bir kitap vardı ki elimde okumaya kıyamıyordum. Okursam, bitecek. Ve ben çok üzüleceğim diye düşünmekten kendimi alamıyordum. Kahvem de çok güzeldi. Onu içmeye korkmuyordum. Yine, o kadar güzel kahveler yapan o kahveciye gidebilirdim, biliyordum.&lt;br /&gt;Biraz kitaba bakıyordum. Kapağına. Çevirip arkasına da bakıyordum. Açıp ilk sayfalarında göz gezdiriyordum. Okumaya kıyamıyordum. Biteceğinden ve benim onu unutamayacağımdan korkuyordum. Başka hiçbir kitabı sevemeyeceğimi düşünür ve kitap okumayı bırakabilirim diye korkuyordum.&lt;br /&gt;Daha önce olmuştu, oradan biliyorum. Yıllarca sevebileceğim başka bir kitabı aradım. Şimdi bulmuşken, onu elime almışken korkmakta çok haklıydım. En fazla yavaş okuyabilirdim. Cümleleri içimden tekrar edebilirdim. Daha çok kahve içerdim. Kafeinsiz alırdım çarpıntı yapmasın diye. Kitap için yeterince hızlı çarpıyordu kalbim. &amp;nbsp;Yine de bitmesini engelleyemezdim.&lt;br /&gt;Başka bir ihtimal daha vardı. Kitaba başlar, zevkle okurdum. Bir şey olurdu. Ne bileyim. Kitabı otobüste unuturdum. Yarım kalırdı. Ne olacağını bilemezdim. Sonra ne yapsam aklımda olurdu kitap. Belki çok güzeldi sonu. Belki çok kötüydü, üzülürdüm. Bilemezdim. Bilmeyi çok isterdim. Bu da olmuştu, oradan biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok güzel bir kitabı okuyup bitirmek mi, çok güzel bir kitaba başlayıp da yarım bırakmak mı, yoksa çok güzel bir kitabı okuyamamak mı beni daha çok üzerdi bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş gözlüğümü oturduğum kahvecide unutmuştum. Otobüs durağında elimi alnıma koyup otobüs geliyor mu diye bakarken çok düşündüm. Gözlüğümü almak için dönersem kitabı da alabilirdim. Eve kadar gözlüksüz dayanabilirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine böyle bir gündü. Ekim ayından bir gün. Yine yalnızdım. Yine mutsuzdum. Bir de o gün otobüs durağında ağlamıştım, bugün ise metro durağında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6846529172220753725?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6846529172220753725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6846529172220753725&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6846529172220753725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6846529172220753725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/kaln-kenarlar-kvrlms-bir-kitap.html' title='Kalın, kenarları kıvrılmış bir kitap'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2397079643283576816</id><published>2010-10-05T01:03:00.000+03:00</published><updated>2010-10-05T01:03:27.565+03:00</updated><title type='text'>Tren gitti mi?</title><content type='html'>Trene yetişmek için koşarken açılmış ayakkabı bağcıklarına takıldım. Hem bileğimi burktum hem treni kaçırdım. Oturup bileğime bakarken, nefes nefese gelen bir adamla aramızda geçen konuşma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bu giden tren miydi?&lt;br /&gt;-Evet.&lt;br /&gt;-Gitti mi?&lt;br /&gt;-Eeee. Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Anlattıklarımı inanılmaz bulan arkadaşlarım sebebiyle kayıt altına alma ihtiyacı duyuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2397079643283576816?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2397079643283576816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2397079643283576816&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2397079643283576816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2397079643283576816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/10/tren-gitti-mi.html' title='Tren gitti mi?'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-867243590919133495</id><published>2010-09-30T15:16:00.000+03:00</published><updated>2010-09-30T15:16:47.404+03:00</updated><title type='text'>Pancake</title><content type='html'>"Bunları hiç düşündün mü?" dedi bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünmez olur muyum! Bu gözyaşları, bu ağrılar, bu kocaman düğüm boğazımda. Neden sanıyorsun?&lt;br /&gt;Orada basamak var sanıp attım ya ayağımı ben. Çok acıyor biliyor musun? Yine yapamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımın hangi haliyle daha kötü olacağını kestirmeye çalışıyorum. Gitmelerin-gelmelerin bu kadar basit kalamadığı bir dünya can sıkıcı. Sırf can sıksa yine iyi. Öldürücü. Gidersen bu kadar berbat, kalırsan bu kadar berbat bir hayatın olacak. Seç bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Karar senin." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karar nasıl benim olabilir? Ben, 'karar almak' mı 'karar vermek' mi doğrusu bilmiyorum. Hiçbirini şimdiye kadar yapmadığım için belki. Şimdi de yapamıyorum. Zaten, önümde seçenek olabilecek bir şey yokken nasıl karar benim olabilir bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Neden böyle düşünüyorsun? Sebeplerini söyle." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim pancake yapmak için bile sebebim yok. Çıkardım tavayı durdu orada saatlerce. Benim canım hiçbir şey istemiyor. Kendisi için pancake yapacağım kimse de yok. Bunun için bile sebep bulamıyorsam boş boş bakmamı bağışla lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İllaki sebebi olsun istiyorsan, temizlik yapayım gitmek yerine. Yeterince sebebim var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-867243590919133495?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/867243590919133495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=867243590919133495&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/867243590919133495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/867243590919133495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/pancake.html' title='Pancake'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5852091249652601445</id><published>2010-09-29T22:07:00.000+03:00</published><updated>2010-09-29T22:07:09.514+03:00</updated><title type='text'>B Planı</title><content type='html'>Sadece bir kez iş görüşmesine gittim. Tek bir işe girdim. Ondan da hemen ayrıldım. Bana söyle bir soru sordular iş görüşmesinde: Peki, bundan sonrası için planın nedir?&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İç geçirdim. Ağlamamak için bir nefes aldım. Bir planım yok, dedim. "Bütün planlarım yok olup gitti. Elimde bir şey kalmadı. Şimdi hiçbir planım yok."&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında her gün yeni bir planım var. Gün sonuna ulaşmıyor hiçbiri. Bir gün Danimarka'ya gitmeye karar vermiştim, mesela. Kaçmaya demeliyim belki. Bir gün hayatımın tamamen değişeceği fikrine kapılıyorum. Belki ümniye&amp;nbsp;demeliyim. O kadar heyecanlanıyorum ki kalbimin atışı gözlerimde görülüyor. Sonra her şey bitiyor, gidiyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lisans biteli dört yıl olmuş. Hesapladım; sadece dinlediğim dersler dışında otuz iki ders almışım. Bir yüksek lisans bir doktora bitirecek kadar. Üç ayrı yüksek lisans programında bulundum. Uzun süreli baygınlıkların hafızayı etkilemesi ne kötü. Şimdi kim bilir neler biliyor olurdum.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi, kendi kararlarımı alamıyorum. Bazen birileri usulen soruyor. Kimse cevabımı dinlemiyor. Gitmek mi istiyorum kalmak mı umurunda değil kimsenin. İşin kötü yanı, benim de. Planını yaptığım tek şey kabullenmeye çalışmak. Giden bir otobüsün ardından ne kadar koşabilir insan?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5852091249652601445?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5852091249652601445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5852091249652601445&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5852091249652601445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5852091249652601445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/b-plan.html' title='B Planı'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5516185919656541659</id><published>2010-09-28T02:46:00.000+03:00</published><updated>2010-09-28T02:46:11.378+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belki.'/><title type='text'>Kahveci</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEl7uzbcqI/AAAAAAAAAgc/V41Mm2bOw3I/s1600/pyzammenandcoffee.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEl7uzbcqI/AAAAAAAAAgc/V41Mm2bOw3I/s1600/pyzammenandcoffee.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hayatımın muhtemelen en karışık dönemindeyim. Ne yapacağıma, nerede olacağıma dair hiçbir fikrim yok. Yine de bir hayalim var: Kahveci açmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem hiç hoşlanmadı bu fikirden. O yüzden dikiş-nakış kursuna gitme fikrimden bahsetmedim bile. Abilerim destekliyorlar. Sadece manen desteklemeleri üzücü tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahveci açma isteğimin başlıca sebebi güzel kahve yapan bir yer olmaması. Ben güzel kahve yapmakla kalmayacağım tabii. En önemli şeyi söylüyorum size: Su bedava olacak. Kahve bitti, keki yedim kuru kuru şimdi su içmem lazım; ama 250 ml su için de şimdi... gibi olmayacak. İstediğiniz kadar su içebileceksiniz. Üstelik fincanınızı alın elinize gelin. Bir tane daha istediğinizi söyleyin indirimli için kahvenizi. Kahve kartları ile beş kahvede bir bedava kahve alabilirsiniz. On kahvede bir fazladan kurabiye alabilirsiniz. Bu böyle artar ise bardak altlığı hatta en sevdiğiniz fincan artık sizin olabilir. Yeterince iyi bir müşteri olursanız "o koltukta kimse oturmasın şu saatlerde" bile diyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahveci dedim; ama çayımız da elbette olacak. Yine benim sevdiğim çeşit ve şekillerde tabii. Evet, kahveci çok güzel olacak. Yine de unutmamamız gereken bir şey var ki; orası en çok ben mutlu olayım diye olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKElMhrYHVI/AAAAAAAAAgQ/Efv3DnCgkxk/s1600/catch-love-coffee-mug-set.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKElMhrYHVI/AAAAAAAAAgQ/Efv3DnCgkxk/s200/catch-love-coffee-mug-set.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKElOcQLezI/AAAAAAAAAgU/20ICtLthSBI/s1600/couplem.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKElOcQLezI/AAAAAAAAAgU/20ICtLthSBI/s200/couplem.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çiftlere böyle eğlenceli fincanlar verebilirim. Benden asla aşağıdaki gibi bir şey beklemeyin.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKElwxYfmFI/AAAAAAAAAgY/vMVIl6U47H8/s1600/his-hers.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKElwxYfmFI/AAAAAAAAAgY/vMVIl6U47H8/s200/his-hers.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Böyle hediyeler verebilirim.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEmH019MvI/AAAAAAAAAgg/PtD7Iy9ntrE/s1600/coffeemugcozy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEmH019MvI/AAAAAAAAAgg/PtD7Iy9ntrE/s200/coffeemugcozy.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEmKo9EFPI/AAAAAAAAAgk/UaYw3LhpLA8/s1600/coffee_wipe.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEmKo9EFPI/AAAAAAAAAgk/UaYw3LhpLA8/s200/coffee_wipe.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Oynarsınız, eğlenirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEnKeNWUKI/AAAAAAAAAgo/VRs1xUh6y08/s1600/heatmugs2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEnKeNWUKI/AAAAAAAAAgo/VRs1xUh6y08/s200/heatmugs2.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEqgLPc5_I/AAAAAAAAAgs/ix6bkSR4snY/s1600/mrpmugs1.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEqgLPc5_I/AAAAAAAAAgs/ix6bkSR4snY/s200/mrpmugs1.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi bu duruma düşmekten kurtarırım.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEqzPNbu8I/AAAAAAAAAgw/5hwT4tSjJn4/s1600/decaf-coffee.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEqzPNbu8I/AAAAAAAAAgw/5hwT4tSjJn4/s200/decaf-coffee.gif" width="186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEq8ZPuzxI/AAAAAAAAAg0/KsI19FxdJlw/s1600/nice+person.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEq8ZPuzxI/AAAAAAAAAg0/KsI19FxdJlw/s1600/nice+person.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5516185919656541659?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5516185919656541659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5516185919656541659&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5516185919656541659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5516185919656541659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/kahveci.html' title='Kahveci'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TKEl7uzbcqI/AAAAAAAAAgc/V41Mm2bOw3I/s72-c/pyzammenandcoffee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3025927265526413714</id><published>2010-09-27T01:38:00.000+03:00</published><updated>2010-09-27T01:38:13.712+03:00</updated><title type='text'>Devlet kurumlarından gelen kötü koku</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 13px;"&gt;Merdivenlerin orta yerinde kırmızı halılar var. Kenara kaç kaç bitmiyorlar. Her kapının önünde, arkasında bir sürü adam. Sürekli ceket düğmeleri ilikleniyor. Çaylar geliyor, çaylar gidiyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Kadınların etek boyları aynı. Pantolon giyiyorlarsa aynı boyda capriler. Topuk yükseklikleri de farklı değil. Gözlerinin üzerindeki simli farlar, kalın çekilmiş eye linerlar bile aynı. Erkeklerin hepsi, kafalarındaki saçsız kısmı diğer taraftaki saçlarla kapatıyor. Ya gömlek ya kravat ya ceket çizgili.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Bakan geliyor. Danışmanlarından biri inmemiş kapı önüne onu karşılamaya. Bakan, onu çağırıyor ve oracıkta azarlıyor. Herkesin içinde. Ya talimat vermesi gerekseymiş. Ne olacakmış? Başka işi mi varmış ki inmemiş aşağıya?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Sonra o danışman daire başkanlarına, daire başkanları genel müdürlere, genel müdürler de diğerlerine aynısını yapıyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Sanıyorlar ki iş yapmanın, ilgilenmenin göstergesi çay söylemek. Sürekli ortalıkta dolaşan çaycılara "Bize çay getir." deniyor. Yanında olduğumuz kişinin makamına göre çayın bardağı değişiyor. Öyle ki, bir yerden sonra fincanla ve limonla geliyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Kimsede iş yapma arzusu yok. Onu zaten birkaç kişiyi gördükten sonra geçiyoruz. Kimsede iş yapması gerektiğine dair bir bilgi de yok sanırım. Baskı zaten yok. Arada bir önlerine dosyalar geliyor, gördüm. Bakmadan &amp;nbsp;imzalıyorlar. Odasında televizyonu olanlar onu açıyorlar, haber seyretmek için. Diğerleri bilgisayarlarından okuyorlar, müzik dinliyorlar. Odaların önünden geçerken açık kapılardan çeşitli yörelerin türkülerini duyuyoruz. İçeri girersek zahmet edip sesini de kısmıyorlar.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Biriyle konuşuyoruz. İki yılı kalmış emekliliğine. İki yılı daha böyle geçirecekmiş. Kadrosu orada değilmiş aslında. Olsunmuş. Ne farkedermiş. İki yıl kalmış, bir yerde geçirsinmiş.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Başka biriyle konuşuyoruz. Kadınların çalışması kadar saçma bir şey yok, diyor. Kadın dediğin evinde oturacakmış, çocuklarına bakacakmış. En fazla öğretmenlikmiş. Haftada üç gün çalışırmış, yazın tatil yaparmış. Evine de bakarmış kocasına da. Fazla okuması da zararlıymış kadının. Okudukça dik başlı olurmuş. Bunları benim gözümün içine baka baka söyledi adam. Bu ne rahatlıktı, değil mi ama? Baksaymışım ya halime, haksız mıymış?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Hiçbir umudum yok.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3025927265526413714?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3025927265526413714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3025927265526413714&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3025927265526413714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3025927265526413714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/devlet-kurumlarndan-gelen-kotu-koku.html' title='Devlet kurumlarından gelen kötü koku'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3126214078973606143</id><published>2010-09-20T00:24:00.000+03:00</published><updated>2010-09-20T00:24:04.288+03:00</updated><title type='text'>Son Tangoyu Geçtik</title><content type='html'>Ömrümüzün öyle bir yerindeyiz ki, nereye baksak aynı. Genç değiliz. Yaşlı değiliz. Oysa birine bakıyor içleniyoruz bizden geçti diye. Sonra başımızı çevirip daha genciz diyoruz. Vaktimiz var diyoruz ya bilmeden. Belki yok. Ne biliyoruz?&lt;br /&gt;Yine de böyle oturuyoruz. Burada, böyle, kıpırdamalarımızı kalpten uzaklaştırıp elimize, gözümüze indiriyoruz. Bazen dudaklarımız da kıpırdıyor. Kim bilir neler diyoruz. Birbirimizi dinlemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni tanıdığını sanıyorsun. Ben de bilmiyorum aslında. Belki benden iyi tanıyorsun. Neyi içeceğimi bilirsin. Neyi yemeyeceğimi de. Şimdi ne yapacağımı da bilirsin. Oysa gözüm döndüğünde, aklım bulandığında, kalbim kırıldığında bunu bilmezsin. Üzerinde "best friend" yazıp da ikiye bölünen kalpler gibi. En iyi arkadaşı seçip yarısını vermek lazım. Madem kırıldı bunu paylaşalım. Kırık kalplerimizi hep en iyi arkadaşlarımıza kakalayalım. Onlar kırık demezler. Kalp derler. Demeyebilirler mi? Bunu biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün yine kırıktı kalbim. Aldım yarısını, verdim. Kırık bu, dedi. Evet, dedim. Ondan sana getirdim. Bir şey demedi. Açtım cebimi ve kırık kalpleri gösterdim. Bana veren çok olmuştu. Bazılarını hem ben kırmıştım. Hepsini aldım. Sonra kendi kırık kalbimin iki yarısını da o cebime attım. Ne oldu o cepte? Bilmiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyi bildiğimizi gel dökelim ortaya. Ben yoğurt yapmayı biliyorum. Yoğurt nasıl ekşi olur, onu biliyorum. Sen ne biliyorsun? Bilmediklerine üzülmeyi. Sahi üzülmeyi biliyor musun? Sana bir haberim var: Geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TJZ_Ei9NBLI/AAAAAAAAAgI/N1pmknr9t0A/s1600/DSCN0736.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TJZ_Ei9NBLI/AAAAAAAAAgI/N1pmknr9t0A/s400/DSCN0736.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;*Fotoğraf için Çiğdem çok yaşasın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3126214078973606143?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3126214078973606143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3126214078973606143&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3126214078973606143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3126214078973606143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/son-tangoyu-gectik.html' title='Son Tangoyu Geçtik'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TJZ_Ei9NBLI/AAAAAAAAAgI/N1pmknr9t0A/s72-c/DSCN0736.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-101920477444524081</id><published>2010-09-19T03:39:00.000+03:00</published><updated>2010-09-19T03:39:26.970+03:00</updated><title type='text'>Dünyanın en güzel keki</title><content type='html'>Kuaför, saçımı nasıl mahvedeceğini düşünürken ellerini kafamın üzerinde gezdiriyordu. Elbette bir şeylerden bahsetmesi gerekiyordu. Ne okudun, ne yaptın sorularının ardından herkes gibi konuya dair fikirlerini beyan etti. Bu 'herkes'in neredeyse tamamının söyledikleri&amp;nbsp;umurumda&amp;nbsp;değildi. Kuaförün de. Ben sadece dediğimi anladı mı acaba diye merak ediyordum. İstemesem de bir kısmını duyuyordum. Konuşmaya katılıyordum bile. Bazen evet bazen hıı diyerek. Bir iki cümle de kurdum; ama söyledikleriyle alakalı mıydı&amp;nbsp;emin değilim.&lt;br /&gt;Bir ara konuyu değiştirmişti. Duygulardan bahsediyordu. Ne çok duygumuz vardı ve bu ne güzel bir şeydi. Bir mutluyduk bir hüzünlü. Bir sinirli bir huzurlu. Hiçbirini de istemezlik edemezdi. Bazen birçok duyguyu bir anda yaşıyordu. Bu bir şölendi. Hayat böyle güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne bileyim ki haklıdır. Ne bileyim ki uçarız ve çakılırız. Bunun da garip bir tadı vardır. Değişim vardır. Neyse ki değişim vardır. En önemli göstergesi de sevdiğimbeyaz peynirleri ikinci kez yiyemememdir. Bu bile ihtimal dahilinde olabilir de aynı keki iki kez yapmam imkansızdır. Bu yüzden o kakaolu ve cevizli kek hayatımın geri kalanında hep hayalimde yaşayacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-101920477444524081?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/101920477444524081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=101920477444524081&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/101920477444524081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/101920477444524081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/dunyann-en-guzel-keki.html' title='Dünyanın en güzel keki'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3746637644621465067</id><published>2010-09-18T13:01:00.000+03:00</published><updated>2010-09-18T13:01:00.834+03:00</updated><title type='text'>Yeni Başlayanlar İçin Pazar</title><content type='html'>Geldikten iki gün sonra arkadaşımla gitmiştik pazara. Bana bir yandan Türkiye'de kibar olmamam gerektiğini öğütlerken bir yandan da kızgın pazarcılarla beni konuşturuyordu. Biliyordu ki bana hayır diyemiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün ben yine kumaş alıp da terziye gitme hayalleri kurarken bir arkadaşım müdahale etti:&lt;br /&gt;-Geçen sene o kadar para verdin de ne oldu? Zaten yanlış kumaşları alıyorsun. Aynısı var pazarda, beş kat fazla ödemeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, dedim. O, benimle gelemeyince tek başıma pazara gittim. Kumaşlar ne tarafta diye sorduğum kadının dertlerini dinledim. Bir kumaş tezgahının başına yanaştım ve kumaşlara bakmaya başladım. Tezgahın başında en fazla yirmi yaşında bir çocuk vardı. Telefonda konuşuyordu. Dolaştım durdum, bitirsin diye bekledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Abla, bulamadın mı?&lt;br /&gt;-Bir şey soracaktım da siz telefon görüşmenizi bitirin diye bekledim.&lt;br /&gt;-Öyle şey mi olur abla ya? Sen müşterisin. Kapat de kapatayım.&lt;br /&gt;-Yok olmaz öyle. Siz bitirdiyseniz sorayım.&lt;br /&gt;-Sen sor abla, sor.&lt;br /&gt;-Bunun metresi ne kadar? Bir de bunun?&lt;br /&gt;-Abla aslında yedi lira. Ama sana beşe veririm ben. Anne! (Orada bir kadına seslenir.) Gel bak, bu ablam da senin gibi kibar, güler yüzlü. Abla ne desem gülüyorsun ya. Sen hep mi böylesin?&lt;br /&gt;-Galiba. Ama sizin de etkiniz var.&lt;br /&gt;-Abla, sen almasan da gel her hafta pazara. Bak ben her gün başka pazara gidiyorum. Sakarya'dan Tekirdağ'a. Kimse böyle gülümsemiyor, abla. Sen gel. Benim adım Hüseyin abla. Tezgahı bulamazsan sorarsın gösterirler.&lt;br /&gt;-Olur Hüseyin, senin için gelirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ben pek sevdiğim Boston rozetini düşürdüm. Bir ucu elimde öyle bakakaldım. Biri geldi yanıma.&lt;br /&gt;-Bir şey mi düşürdünüz?&lt;br /&gt;-Evet, rozet gibi bir şey.&lt;br /&gt;-Ne vardı üstünde?&lt;br /&gt;-Boston yazıyordu.&lt;br /&gt;-Gelin bakalım geçtiğiniz yerlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam önde ben arkada yere bakarak yürüdük. Bu işte bir gariplik vardı.&lt;br /&gt;-Buraya kadar biliyorum. Bundan önce nereden geldiniz bilmiyorum.&lt;br /&gt;-Ama buraya kadar nasıl biliyorsunuz?&lt;br /&gt;-Size bakıyordum.&lt;br /&gt;-Nasıl? Bana? Neden? Niye? Burası ama uzak. Nasıl?&lt;br /&gt;-Siz öyle yabancı yabancı duruyordunuz, insanlara bakıyordunuz tezgah yerine. Dikkatimi çekti. Seyrettim öyle. Geleyim mi aramaya sizinle?&lt;br /&gt;-Yok, teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam olarak ne tezgahı olduğunu anlamadığım bir tezgahın başına gittim. Utandım, sıkıldım zahmet verip bir şeyleri açtıracağım diye. Sırf meraktan. Önce selam verdim, nasıl olduğunu sordum. Sonra da söyledim. Adam, tezgahta ne varsa açıp önüme yığdı. Bana hepsini tek tek anlattı. Durdurmaya çalıştım.&lt;br /&gt;-Senin gibi kibar müşteri gelmiyor ki hiç. Zahmet mahmet olmaz. Açarım hepsini, merak etme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, boynumu büktüğüm için 25 liradan 10 liraya inen taksiciler vardı. Yine boynumu büktüğüm için kapanan tren kapılarını açıp beni bindirenler vardı. Pek güler yüzlüyüm diye kötü kekleri vermeyen pastaneciler vardı. Beni doyurmayı amaç edinen garsonlar vardı. Yine de bu durumda garip bir şey vardı. Şu olana kadar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Oğlum, bak. (Aynı yaşlarda olduğumuz birine dönerek.) Bu ablan çok güler yüzlü. Göster ne istiyorsa.&lt;br /&gt;-Abla mı? Ablası mı?&lt;br /&gt;-Hee.&lt;br /&gt;-!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TJSMq0o8QhI/AAAAAAAAAgA/SIbzGLZxxz8/s1600/DSC01651.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TJSMq0o8QhI/AAAAAAAAAgA/SIbzGLZxxz8/s320/DSC01651.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Artık yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3746637644621465067?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3746637644621465067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3746637644621465067&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3746637644621465067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3746637644621465067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/yeni-baslayanlar-icin-pazar.html' title='Yeni Başlayanlar İçin Pazar'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TJSMq0o8QhI/AAAAAAAAAgA/SIbzGLZxxz8/s72-c/DSC01651.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-4563459540448260508</id><published>2010-09-16T03:32:00.000+03:00</published><updated>2010-09-16T03:32:13.380+03:00</updated><title type='text'>Ben nerede sen orada</title><content type='html'>İnmek istedim. Hangi durağa yaklaştığımızı bilmiyordum. Sadece inmek istedim. Ne yapacağımı da bilmiyordum. Bir süre amaçsızca yürüyüp tek başıma bir şeyler yiyebilirdim. Bir yerde oturup gelene, geçene bakabilirdim. Her birine dair hikayeler uydurabilirdim. Bunu yapabilmek için çok kalabalık sokaklardan kaçmam gerekir. Oysa kaçamıyorum. Her seferinde gitmem gereken yerlere gidiyorum. Durmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trenin kapısı açıktı. Tam yanında duruyordum ve yanımızdan ne zaman tren geçse sıçrıyordum. Ekspres geçtiğinde biraz ses de çıkarmış olabilirim. Kitaba çevirdiğimde yüzümü, daldığımda aniden gelen o ses ve esinti. Evet, ben kedi-köpek &amp;nbsp;gelse yanıma aynısını yapıyordum. Ani olan her şey ürkütücü. Taşınmak, ayrılmak, uzaklaşmak, yakınlaşmak, aşık olmak, nefret etmek. Birden olan ne varsa gözlerimi açar, bakarım sıçradıktan sonra. Ve belki kaçarım. Belki trende olduğu gibi kaçmak istedikçe ısrarla orada kalır, gözlerimi diker, bakarım. Öylece durur bakarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları temizliğe giden, akşamları temizlik yapmış yorgun argın evlerine dönen teyzeler olurdu. Belki hala var onlar. Portatif tabureleri olurdu. Kol altlarında taşıdıkları tabureyi açıp otururlardı. Sonra gelsin örgüler, gitsin danteller. Bir yandan konuşurdu bazıları. Evde temizlik, işte temizlik. Bunları başka yerde yapamıyorlarmış. Ben de başka yerde ayaklarımı sallayamıyorum rüzgara karşı. Açık kapının kenarına oturmak istedim. Uçup gitmesin ayakkabılarım. Çıkarıp yanıma koyayım. Siyah bir pantolonun kirlenmesi hiç mühim değil benim için. Sadece bana öyle bakmasınlar isterim. Vapurdan inerken yere koyduğu halıları, kilimleri sırtına alıp taşıyan amcaya da bakmasınlar. O halılar, kilimler eminim yeterince ağırdı. Önce omzu düştü. Sonra bakışları. Yine de durup baktılar ona. Ben bakmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son durağa kadar inmedim. Bu da yetmezmiş gibi herkes insin diye bekledim. Bekledim. Aniden olan her şeyi tekrar düşündüm. Bekledim. Sonra birden koşmaya başladım. Giden vapurun ardından öylece durup baktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyNTY5MTc4O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTI1NjkxNzgtNzdiIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg0NTk2Njk3O30=&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyNTY5MTc4O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTI1NjkxNzgtNzdiIjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxNzQ0NjQ0O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjg0NTk2Njk3O30=&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-4563459540448260508?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/4563459540448260508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=4563459540448260508&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4563459540448260508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/4563459540448260508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/ben-nerede-sen-orada.html' title='Ben nerede sen orada'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8349801003093757336</id><published>2010-09-15T01:17:00.001+03:00</published><updated>2010-09-15T01:18:22.201+03:00</updated><title type='text'>Asker yolu</title><content type='html'>Haberlerde gördüm. Askere gidecek olan oğluna, "kurban" olduğunu gösteren her şeyi yaptı. Üzerine kırmızı örtüler, parmağına kınalar, sırtına vurmalar... Davullar, zurnalar. Oynadılar, oynadılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam gördüm. Önce konvoy halinde arabalar geçti. Sonra müstakbel askeri trene bindirip marşlarla, şarkılarla devam ettiler. Söyleyecek bir şey bulamadıklarında kalabalık arasından bir kadın, "O şimdi asker" diye bir öneride bulundu. Şaşırdık. Şaşırmalarımıza birini daha ekledik aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam evimizin karşısında benzer şeyler yapıyorlardı. Sevinçlerini göstermek için çeşitli oynak şarkılar duyurdular. Sonra birisi ne kadar gururlu olduklarını anlattı. Bir de uydurma hadisler. İçinde vatan, sevgi, fedakarlık, peygamber, Allah geçen cümleler. Bir fatiha. Ama el-fatiha değil. Sonra Serdar Ortaç ve yine gururlarını anlatmak üzere silah sesleri. Saatlerce bütün pencereleri kapattığımız halde ağlamak isteyecek kadar rahatsız olmamız üzerine telefon ettik. Daha önce şikayet üzerine birini göndermişler. Baktım pencereden silahlardan korkarak. Üniformalı bir adamın yirmi yaş civarında gençlerle birlikte ne kadar eğlendiğini gördüm. Belindeki silahı kullanıp kullanmadığını merak ettim. Yine de perdeyi çektim.&lt;br /&gt;Tüm bunların bir açıklaması olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TI_vg5vFHXI/AAAAAAAAAfw/aBBcEBkcJx0/s1600/13092010340.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TI_vg5vFHXI/AAAAAAAAAfw/aBBcEBkcJx0/s400/13092010340.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Burada İstiklal Marşı okuyorlar giden askerin arkasından. Bir de uyumsuz okuyorlar ki sormayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8349801003093757336?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8349801003093757336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8349801003093757336&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8349801003093757336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8349801003093757336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/asker-yolu.html' title='Asker yolu'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TI_vg5vFHXI/AAAAAAAAAfw/aBBcEBkcJx0/s72-c/13092010340.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3402381229250157775</id><published>2010-09-14T02:05:00.001+03:00</published><updated>2010-09-14T02:06:02.116+03:00</updated><title type='text'>Bunları birbirinden ayıralım lütfen</title><content type='html'>Size dünyanın en güzel şeylerinden haber vereyim ister misiniz? Bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TI6p7tIkKPI/AAAAAAAAAfo/9BCMI59HisE/s1600/DSC00962.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TI6p7tIkKPI/AAAAAAAAAfo/9BCMI59HisE/s400/DSC00962.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bu en güzel şeylerden bazılarına çok para verebilirsiniz. Başka yerlerde bulamayacağınız şeyleri alabilirsiniz. Son kalanı almak için birilerine boynunuzu bükebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Sonra, anneniz, onları çocukları kitap okumaya teşvik etmek için dağıtabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Üzülürsünüz. Telaş eder. Yoksa siz cimri misiniz? Hayır. Sadece üzgünsünüz. Üstelik çocuklar hala kitap okumuyor. Daha çok üzülmelisiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3402381229250157775?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3402381229250157775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3402381229250157775&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3402381229250157775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3402381229250157775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/bunlar-birbirinden-ayralm-lutfen.html' title='Bunları birbirinden ayıralım lütfen'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TI6p7tIkKPI/AAAAAAAAAfo/9BCMI59HisE/s72-c/DSC00962.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1785257168345426053</id><published>2010-09-13T01:57:00.001+03:00</published><updated>2010-09-13T02:18:34.023+03:00</updated><title type='text'>İçinde fındık var</title><content type='html'>Üşümeye başladım birden. Nasıl güzel bir üşüme hem de.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eşyalarımın arasında küçük bir tüp diş macunu buldum. Onun neden orada olduğunu anlamaya çalışırken birden üşümeye başladım. Üstelik şişkin, kocaman kabanımı giymiştim. Mart ayıydı. Gece yarısıydı. Kütüphanede birden saatin kaç olduğunu fark edip koşmaya başlamıştım. Yine shuttle için telefon etmeyi unutmuştum. Tüm şirinliğimi kullanmak zorundaydım şoför beni alsın diye. Bu sonuncu idi. Yine dürüst davranmayı tercih edip aramadığımı söyledim. Ayakta dururum ben, dedim. Başımı sağa doğru eğdim. İnerken çok teşekkür ettim.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Waltham'den 70'e bindim. Watertown'da indikten sonra son 57'ye binmek için biraz beklemem gerekiyordu. CVS'te bekleyeyim dedim. İndirim var diye -yine- iki kutu Ferrero Rocher aldım. İi kutu da Rondnoir alsam mı diye düşündüm. Abartmamaya karar verdim.&amp;nbsp;Islak mendil aldım. Bir büyük bir küçük diş macunu aldım. Çıkarken ne kadar aç olduğumu hatırlayıp bir paket Ritz aldım. Soğuk havaya rağmen Ginger Ale görünce dayanamadım. Kasaya gidene kadar çikolatalardan bir kısmını yemiş olduğum için kasadaki kızla espriler yapıp güldük. Otobüs durağında yine o amca vardı. Belli ki yine orada yatacaktı. Benim kabanım vardı. Onun yoktu. Benim eldivenlerim vardı. Takmıyordum. Ellerimi kabanın kol kısmını uzatıp içine sokuyordum ve ya cebime koyuyordum. Üşüyordum. O daha çok üşüyordu. Öyle düşünüyordum. İkimiz de otobüsü bekliyorduk. Ben eve gidip uyumak için bekliyordum. O, orada uyumak için bekliyordu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çikolataları mı versem krakeri mi diye düşündüm. Ritz'i gülümseyerek uzattığım için geri çevirmedi. Yanında içeceği de vardı artık. Hem benim iki kutu çikolatam vardı. Pardon, bir buçuk. Bu açgözlülük niyeydi! Yalnız elleri çok kirliydi, silmesi gerekliydi. E bende mendil de vardı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diş macunları bana o geceden kalanların bir kısmıydı. Şimdi birini elimde tutuyorum. Ve içine saplanıp da bir türlü çıkamadığım her şeyin üzerine bir miktar sürüp fırçalamak istiyorum. Bir de üşüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1785257168345426053?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1785257168345426053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1785257168345426053&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1785257168345426053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1785257168345426053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/icinde-fndk-var.html' title='İçinde fındık var'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6970080794444666716</id><published>2010-09-09T02:18:00.000+03:00</published><updated>2010-09-09T02:18:15.162+03:00</updated><title type='text'>Kadınların Bütün Akşam Dertlendiklerinden</title><content type='html'>Size daha önce kadınların mühim dertlerinden olan pişmeyen fasulye ve barbunyadan bahsetmiştim. Şimdi, bu akşam yaptığım, daha doğrusu tekrarladığım, gözlemlere dayanarak diğer dertlerinden bahsetmek istiyorum. Elbette tamamı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Salamura yaprağın kötü çıkması (Tokat yaprağı diye almıştır oysa. Nasıl olur.)&lt;br /&gt;*Kocanın böreklik yerine ekmeklik un alması (Sen hep börek diye tuttur hem git bu unu al getir.)&lt;br /&gt;*Banyodaki sabun ve su lekeleri (Ne yapsam çıkmıyordu. Önce bu deterjanla sonra bunla yıkıyorum, şahane.)&lt;br /&gt;*Aspiratörün yağ tutması (Ay kızartma da yapmıyorum ki.)&lt;br /&gt;*Bardakların sararması (Çamaşır suyuna yatırıyorum.)&lt;br /&gt;*Bardakların bulaşık makinesinde çizilmesi (Ay artık bardakları koymuyorum ben.)&lt;br /&gt;*Çocukların hızla büyümesi (Daha dün gibi buna hamile kalışım. Çok kilo almıştım.)&lt;br /&gt;*Takılara yenilerinin istenen hızda eklenmemesi (Bunu alalı iki sene oldu. Tam turu aldıramadım daha.)&lt;br /&gt;*O kadar çabalandığı halde kocadan takdir görülmemesi (Bütün gün ev iş, yemek, çocuklar.)&lt;br /&gt;*Sarmaların pişerken açılması (O kadar da sıkı sardım, korkuyorum patlayacaklar pişerken diye.&lt;br /&gt;*Başkalarının çocuklarının çok kötü olup onların çocuklarının adeta birer melek olması (Aaa yok ben kızımı onlarla gezdirmem. Benim kızımı da kendilerine benzetecekler.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemeden geçemeyeceğim. Hâlâ,&amp;nbsp;2 yaşındaki bir çocuğa "Baba nereye gitti?" diye sorup da aldığı "Addaa" cevabına şaşırıp sevinenler var. Valla. (Ayyy, addaaa dedi. Canııımmm. Nasıl da biliyor.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6970080794444666716?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6970080794444666716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6970080794444666716&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6970080794444666716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6970080794444666716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/kadnlarn-butun-aksam-dertlendiklerinden.html' title='Kadınların Bütün Akşam Dertlendiklerinden'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7149137171758737420</id><published>2010-09-06T04:00:00.001+03:00</published><updated>2010-09-06T04:10:07.317+03:00</updated><title type='text'>Kalabalık tramvay</title><content type='html'>Kalabalık tramvayı gösteren adama dönüp "Yok abi, insanları sevmiyorum ben." demişti çocuk. Biz de gülmüştük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, trende, o adam binip bacağının çıkarılabilen kısmını pıt diye çıkardığında, "Kadir gecesi ama bu akşam" diye insanları zorladığında, yerde sürünerek gelip para vereyim diye bacağıma dokunduğunda ben de öyle dedim. İçimden. Davulcuya dışımdan da dedim; ama babam beni susturmakta ve bana kızmakta gecikmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen gülümsediğimi zannediyorum. Kendimi zorladığımı ve başardığımı düşünüyorum. Yapmıyormuşum. Oysa yapmak istediklerimin çok küçük bir kısmını yapıyorum. Uyum sağlamak için inanın kendimi parçalıyorum. Örnek bile veririm.&lt;br /&gt;Dolmuş şoförü iki kişiyi daha beklemeden hareket etti diye bizden fazla para aldığında ve bu kararını bize yola çıktıktan sonra söylediğinde, ona yol vermedi diye öndeki arabanın şoförüne tam beş dakika aralıksız küfrettiğinde kafasını cama çarpmak istedim. Yapmadım.&lt;br /&gt;Ambulansın arkasından açılan yola girmeye çabalayan ve başkası ondan önce girince sinirlenip kornaya yüklenenlerin hepsinin gidip kornalarını sökmek istedim. Yapmadım.&lt;br /&gt;Her ne kadar iki gün de olsa çalıştım. Hem para vermeyip hem de benimle "avans verelim hohoho" diye göbek hoplatarak dalga geçen patronun göbeğine tekme atmak istedim. Hayal ettim bunu. Bir müddet havada kalacaktım veee tekmeyi indirecektim. Yapmadım.&lt;br /&gt;Ben trenden, tramvaydan inerken binmek için beni itenlere hiç değilse tokat atmak istedim. Her seferinde. Hiç değilse diyorum çünkü bazılarını trenden atmak istedim.&lt;br /&gt;Bana nereye gittiğimi, nereden geldiğimi soran komşulara "sananeeeeee" diye bağırmak istedim. Perde arkasından geleni gideni izleyen kadına sapanla taş atmak istedim. Evimize gelip de, utanmadan, komşu kızlarının hallerini anlatan komşuyu ise kapıdan kovmak istedim. Yoo, aslında balkondan atmak istedim.&lt;br /&gt;Hiçbirini yapmadım. Gerçekten.&lt;br /&gt;Üstelik, kalbimi kıranlara &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=lJZYN1zLKJY"&gt;"kırdın"&lt;/a&gt;&amp;nbsp;bile demedim. Dünyanın en kaba insanına "öküz" demek istedim de demedim. Yeri geldi dinledim, yeri geldi gülümsedim, şöyle şeyler söyledim: olur, siz bilirsiniz, fark etmez, uyarım, tamam, tabii. Ben de bilirim "Yok abi, insanları sevmiyorum ben."&amp;nbsp;demesini. İnsandır. Diyemiyorum. Sadece &lt;a href="http://explodingdog.com/title/whatmakesyouhappy.html"&gt;bunu&lt;/a&gt; diyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7149137171758737420?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7149137171758737420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7149137171758737420&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7149137171758737420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7149137171758737420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/kalabalk-tramvay.html' title='Kalabalık tramvay'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2834994111894107657</id><published>2010-09-03T01:40:00.000+03:00</published><updated>2010-09-03T01:40:48.892+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bunalımımdan sıkılanlar için bu amaçsızlık'/><title type='text'>Taksim-Kadıköy</title><content type='html'>Merhaba. Size bu satırları Viennetta yiyerek yazıyorum. En son dokuz yıl önce yemiştim. Çıtır çikolata katlarını ayırmak hala zevkli. Ayaklarım üşüyor. Gidip de çorap alıp giymiyorum. Sırayla ayaklarımın üstüne oturarak kendi ısımla yetiniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşırmış olabilirsiniz bunalımlı, ağlak bir yazı değil diye. Öyleymiş yazılarım. Okurken sıkılıyor yine de merak edip okuyorlarmış. Ben de size bu sıralar bütün renklerini kaybetmiş hayatımdan biraz bahsedeyim dedim. Bugünün bir kısmı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksim'den bindiğim taksi-dolmuş, beni Kadıköy'e umduğumdan kırk beş dakika geç götürünce midem bulanmaya başlamıştı. Sonra bir mısırcı gördüm Haydarpaşa'ya yürürken. Annesiyle telefonda konuşuyordu ve ona "ana" diyordu. Hem de nasıl içten. Bir mısır aldım. Bol tuz istedim. Bana "kardeş" dedi verirken. Sonra, insan böyle sakin bir yolda, bir eliyle mısır bir eliyle yanağını kaşıyorsa neden mutlu olmaz ki, diye düşündüm. Mısır çok güzeldi. Bol tuzluydu.Yanaklarım kırmızı kırmızı idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstasyona vardığımda mısır bitmek üzereydi. Son kalan taneleri ağzıma aldığımda yanıma yaklaşan -sanırım- yirmi yaşındaki çocuk "Abla, bir şey sorabilir miyim?" dediğinde fark ettim ki o mısır tanelerinin hepsi dişlerime yapışmış. Kafamı "evet" anlamında salladım. Mısırı nereden aldığımı sorunca da elimle işaret ettim. "Uzak mı?" diye sorunca anlamasını umarak elimle "dört" yaptım baş parmağımı kıvırarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldiğimden beri hayatımın en heyecanlı anlarını bana yaşatan kurum: TCDD. Trenin hangi perondan kalkacağı konusu ise hepimizin merak ettiği şey. Hele insanları bir trene bindirip sonra karar değiştiriyorlar ya nasıl eğlenceli, anlatamam. Bu akşam daha heyecanlı bir şey vardı. Bir tane (1) yeni tren var. Ona bindim. Yeni tren şerefine balonlar asmışlar garda. Binen herkes bakıyor, dokunuyor. Sonra benim TCDD tarafından gönderildiğini düşündüğüm bir amca bize (yanında ver karşısında oturanlar) şöyle dedi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ne güzel oldu böyle yeni tren.&lt;br /&gt;-Medeniyet ne güzel şey.&lt;br /&gt;-Allah devlete, millete zeval vermesin.&lt;br /&gt;-Çok güzel olmuş değil mi?&lt;br /&gt;-Sessiz de hem.&lt;br /&gt;-Sallamıyor da sanki eskileri gibi değil mi?&lt;br /&gt;-Medeniyet başka şey canım.&lt;br /&gt;-Bunu nerede yapmışlar acaba?&lt;br /&gt;-Türkiye'de de yapsınlar artık.&lt;br /&gt;-Bu Kore yapımı gibi duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu son cümleden sonra amcayı dinlemeyişimin iki nedeni var:&lt;br /&gt;*Trene bakarak Kore'de yapıldığını yahut Korelilerin yaptığını anlayan bir adama duyduğum saygı.&lt;br /&gt;*Başımın dönmeye başlamış olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu baş dönmeleri çok acayip. Yanımda ilacım yokken başka alemlere geçişin ilk adımı. En son hatırladığım ayaklarıma bakıp hala yürüyor olmama nasıl şaşırdığım. Bakkalın önündeki sandalyeye oturmuşum. Dondurma dolabının yanına. Sonra birden yanıma gelen adamı görünce kendime geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Buyrun. Dondurma mı alacaktınız? Yardım edeyim.&lt;br /&gt;-Evet. Viennetta, lütfen.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2834994111894107657?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2834994111894107657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2834994111894107657&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2834994111894107657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2834994111894107657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/09/taksim-kadkoy.html' title='Taksim-Kadıköy'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-6481554553056057194</id><published>2010-08-31T02:20:00.000+03:00</published><updated>2010-08-31T02:20:02.055+03:00</updated><title type='text'>Bir şey mi unutuyoruz acaba?</title><content type='html'>Ben hafızamın kötülüğünden yakınıyordum. Okuduklarımı, öğrendiklerimi, söylediklerimi, bana söylenenleri, yaptıklarımı, bana yapılanları unutuyordum hep. Örnek vereyim. İlkokuldan beri çantamı okulda unuturum ara ara. Havaalanında kontrolden geçerken unutup bütün polisleri koştururum peşimden. Markette alışverişimi yaparım, cüzdanımı kasanın kenarına bırakır çıkarım. Bu olmazsa aldıklarımı unutup giderim.&lt;br /&gt;Tanıştığım insanları unuturum. Aynı evde kalırım, tanımam. Böyle alakasız örnekler veririm, anlatacaklarımı hatırlamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anladım ki nihayet, benimki endişelenilmesi gereken bir problem değilmiş. Ben bir tek kendi başımı yakıyorum. Şimdi bireyden başlayan örneklerimi "toplumun çekirdeği" aile ile genişleterek göstereceğim. Siz de anlayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem-babam. Yıllar sonra eve döndüğümde benim alışkanlıklarımı, nasıl yaşadığımı tamamen unutmuşlardı. Bir ara ben beş yaşındaymışım gibi davrandılar. Babam, eve erken gelmemi istedi. Hem de çok erken. Annem, "Kızım sen bunu seviyordun ama." cümleleri ile beni üzdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalabalık haliyle aile. Teyzem beni görmeye gelmiş kaç kere. Halam da. Evde bulamamışlar. Çok üzülmüşler. Hatta kızmışlar. Anneme söyledikleri yetmemiş. Arayıp bana söylediler. Sitem ettiler. Bütün yaz tatilleri geldi gözümün önüne. Kulağıma da her yıl tekrar eden o diyaloglar. Sustum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komşular. Her yıl, en az bir kez, bana gelen zarfların açılması ya da durdurulup nereye gittiğimin, nereden geldiğimin sorulması üzerine ben önce kötü kötü bakarım sonra da hoşlarına gitmeyecek şeyler söylerim. Unutuyorlar. Sıkılıyorum aynı şeyleri yapmaktan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalabalıklar. Ben çocukken bir askeri lojmana gittiğimizi hatırlıyorum. Ben, anneannem, iki teyzem. Teyzelerimden birinin başını diğeri gibi örtmesini istediler. Yaptı. Öyle girdik içeri. Sanırım yirmi yıl kadar önceydi. &lt;a href="http://www.stargazete.com/politika/chp-den-basortusune-saci-acik-cozum-onerisi-haber-288741.htm"&gt;Şimdi&lt;/a&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-6481554553056057194?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/6481554553056057194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=6481554553056057194&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6481554553056057194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/6481554553056057194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/bir-sey-mi-unutuyoruz-acaba.html' title='Bir şey mi unutuyoruz acaba?'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-9005339178211945748</id><published>2010-08-28T01:58:00.000+03:00</published><updated>2010-08-28T01:58:49.414+03:00</updated><title type='text'>Işıkları söndürdü, kapıyı kapattı</title><content type='html'>Tam olarak ne zaman oluyor bilmiyorum. Bunlardan birinde olabilir. Hepsinde birden olabilir. Daha fazlası olabilir. Bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marketteki amca, para isteyen kasiyere, yüzünde aynı-espriyi-üç-milyonuncu-kez-yapıyorum-ama-hala-gülüyorum ifadesi ile "Ramazan biliyorsun. Ne ücreti? Sevap işleyin biraz. Hahaha." derken göbeğini hoplatarak güldüğünde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annesini bekleyen ve telaşlanan çocuğa gülerek yaklaşıp "Ne oldu? Anneni kaçırırlar diye mi korktun? Annen hem yaşlı hem güzel değil; kimse kaçırmaz." diyen amca ve teyzeye cevaben çocuk, "Annemi kaçırırlarsa yemeği kim yapacak?" diye sorduğunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir adamdan, iyi bir adamdan bahsedilip de sonra "...ama Ermeni o." denildiğinde, derin bir sessizlik başladığında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadından, iyi bir kadından bahsedip iyiliğine şaşırarak "Kürt ama çok iyi hem çok temiz." dediklerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referandum için tartışanlar birbirlerini asla dinlemeyip, ondan farklı düşünenlere sinirlendiklerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve istediğim zaman gidebileceğimi&amp;nbsp;sanırken&amp;nbsp;birden saatime bakıp kalkmak zorunda olduğumu fark ettiğimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolmuşta yanlarına oturduğum çiftin erkek olanı mesleğiyle hava atarken, -bir tür asker anladığım kadarıyla- kadın olanı da ona "Hayatım, çok etkileyicisin." diyerek kendinden geçtiğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde deste deste parası olduğu halde bozuk vermediğim için beni bedava götürüyormuş gibi davranan dolmuş şoförü, beni dinlemeyip yanlış yerde indirmeye çalıştığında, inmek istemediğimde bana kızdığında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara dumanından uzaklaşmak için aralarına sığındığım iki kişiden sağımdaki, poposundaki kıl dönmesinden, geçirdiği ameliyattan, iltihaplarından bahsederken, solumdaki de ona sorular sorup kendi ameliyatından örnekler verirken ben ise -ben, burada her durumda anlatacak üç bin tane hikayesi bulunan bir insan anlamında kullanılmıştır- konuyu değiştirecek hiç bir şey bulamayıp ara ara nefesimi tutup sonra derin nefes aldığımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akbilimi tekrar tekrar kaybettiğimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece eve girerken apartmandakilerin beni görüp yine hakkımda konuşmalarından korktuğumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin bir vakti sütümü içip nasıl da yapacak hiçbir şeyim olmadığımı düşündüğümde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala geri dönme hayalleri kurduğumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbirinin gerçek olmayacağını çok iyi bildiğimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berbat bir hayatım olduğunu fark ediyorum. Sütümden bir yudum daha alıyorum. Ağlayınca başım ağrıyor. Sinüzit ne berbat şey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-9005339178211945748?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/9005339178211945748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=9005339178211945748&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9005339178211945748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/9005339178211945748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/isklar-sondurdu-kapy-kapatt.html' title='Işıkları söndürdü, kapıyı kapattı'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7735113395414513694</id><published>2010-08-26T17:12:00.000+03:00</published><updated>2010-08-26T17:12:23.645+03:00</updated><title type='text'>Uçan Eşek</title><content type='html'>&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: right;"&gt;"Fakat hayatının anlamı neydi, onu nerede bulacaktı? Bunu bilmiyordu. Üstelik ona yardım edecek birisi de yoktu. Tanrım! Hayatının anlamına arayan bir eşek için dünya ne kadar acımasızdı. Yine de yollara düşüp hayatının anlamını aramalı ve bulmalıydı...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: right;"&gt;Umutla aramaya başladı eşek. "&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bazı sabahlar uyanıp, henüz gözlerini açmadan, nerede olduğunu kestirmeye çalışıyordu. Çünkü diğer sabahlarda kendisini evinde zannediyordu. Gözlerini açınca yaşadığı hayal kırıklığını tahmin bile edemezsiniz. Birden her şey gerçekliğini yitiyordu. Artık ne yapsa bir rüyanın içinde geziniyor gibi olacaktı. Kendini biteceğine inandırarak. Uyumak istemiyordu. Gün bitmeden rüya bitmezse, asla kurtulamayacağını biliyordu.&amp;nbsp;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;"Nefis çayırların, buz gibi suların ve hatta özgürlüğün bile çekici bir yanı kalmamıştı."&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yatağın doğru tarafından kalkmayı bir türlü beceremiyordu. Sağa atıyordu ayağını, duvara çarpıyordu. Dünyaya yabancılığı bununla kalmıyordu. Musluğu buluyor, yüzünü yıkıyordu. Aynaya bir türlü bakamıyordu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;"Eşeklerin uçtuğu nerede görülmüş? Ama bunu gel de eşeğe anlat. Artık gece gündüz uçmayı düşünüyordu eşek. Hatta bazı geceler rüyasında kendisini kanatlanmış, uçarken görüyordu. Fakat sabahleyin uyanıp da yine dört ayak üzerinde olduğunu görünce çok üzülüyordu."&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Elini attığı hiçbir şey yerinde değildi. Elini atıp atmadığından da çok emin değildi. El dediğin zaten neydi ki. Bunu ciddi ciddi soruyordu. Sabah uyandığında, ellerinin olması gereken yere baktığında gördükleri hiç ele benzemiyordu. En azından onun değildi. Bundan emindi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Ben onu gördüğümde hala ellerine bakıyordu. Onların el olduğuna, onun olduğuna bir türlü inandıramadım onu. Ben onu tanıdığımdan beri elleri öyleydi ve onundu. Uyanamadığını söyledi. Kahve iç, dedim. Öyle değil, dedi. Bir eşekten bahsetti. Hiç anlamadım. Onu hiç anlamamışım. Öyle dedi. Yanıldığını söyledim. İnanmadı. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;"Bugün eşeklerden bazıları otada hiçbir şey olmadığı halde zaman zaman yürek paralayıcı bir şekilde anırıp dururlar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;Fakat kuşlar bu zavallı hayvana başlarını çevirip bakmazlar bile."&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7735113395414513694?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7735113395414513694/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7735113395414513694&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7735113395414513694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7735113395414513694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/ucan-esek.html' title='Uçan Eşek'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7597313653504707958</id><published>2010-08-18T13:13:00.000+03:00</published><updated>2010-08-18T13:13:47.443+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='her gidişin dönüşü de olmaz hem'/><title type='text'>Bazı gitmeler sadece gitmek değildir</title><content type='html'>Buzdolabını teklifsiz, izinsiz açabildiğimiz insanlar çok yakın hissettiğimiz, sevdiğimiz insanlardır.&lt;br /&gt;Yardıma ihtiyacımız olduğunu hissedip teklifsiz çıkıp gelenler de. Onlar ayrıca, bizi sevdiğini bildiğimiz insanlardır. Bazıları hayatınıza girdiği için o kadar mutlusunuzdur ki bu kadar olur. Hatta bu kadarı da olmaz artık! Ömrünüzce onları beklemişsinizdir. Unutmamanız gerekir ki onlar da gidecektir. Hem siz de gitmiştiniz. Bilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TGuw927Z9XI/AAAAAAAAAes/-qT7sUHcbkA/s1600/DSCN0450.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TGuw927Z9XI/AAAAAAAAAes/-qT7sUHcbkA/s320/DSCN0450.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7597313653504707958?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7597313653504707958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7597313653504707958&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7597313653504707958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7597313653504707958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/baz-gitmeler-sadece-gitmek-degildir.html' title='Bazı gitmeler sadece gitmek değildir'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TGuw927Z9XI/AAAAAAAAAes/-qT7sUHcbkA/s72-c/DSCN0450.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2573907997920118510</id><published>2010-08-18T02:44:00.001+03:00</published><updated>2010-08-18T02:46:16.599+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küçükken anlamamışım'/><title type='text'>Acı bir gerçekle burun buruna gelmek</title><content type='html'>Reşat Nuri Güntekin de seksistmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Anadolu'yu gezenlerin kahvelerden şikayet etmesi adet olmuştur:&lt;br /&gt;Bir kasabada on iki dükkan varsa, bundan mutlaka dördü, beşi kahvedir. Memlekette ne kadar tembel, işsiz, serseri varsa buralara dolar... Pislik burada, kumar burada, kavga, dedikodu, hasılı, ne kadar istemediğiniz şey varsa buradadır... Memleketin ilerlemesine engel olan bu miskin yurtlarına ne zaman paydos diyeceğiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;... Güzel amma burasını kapatırsan biz bu kadar kişi bu saatte nereye gideceğiz? Ben neyse ne... Bugün varsa yarın yok. Fakat ötekiler ne yapacaklar? Şu, neredeyse sobanın içine girecek başı, boynu sarılı ihtiyarın acaba evde ateşi var mı? Bekleyeni var mı? Karısının bu zamana kadar yaşamış olması şüpheli. Fakat sağsa bile her halde çekilmez bir acuze olmuştur, yahut da kötürüm filandır. Buraya evdeki çoluk çocuk kavgasından yahut neşesinden kaçmadığını, o gürültüden sonra bu tavla zarı şakırtılarını bir İspanyol dansözünün kantanyetlerini dinler gibi zevkle dinlemediğini ne biliyoruz? İhtiyar uykuları ne kadar kısaysa geceler o kadar uzun. &amp;nbsp;İçinde artık bulunmayan sıcak ve rahat köşeyi arar gibi durmadan döndüğü, kıpırdandığı yatağa şimdiden girerse sabahı nasıl bekliyecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..."Niye kitap okumuyorlar?" demek "Niye piyano çalmıyorlar?" demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumağa alıştırmak, parmakları piyano çalmağa alıştırmaktan kolay değildir. Ona göre yetişmek, hazırlanmak lazım gelirdi. Bu ta çocukluktan başlamış uzun itiyatlar ve egzersizler neticesidir. Ekseri zekalar işlemek için mütemadiyen dürtüşlenmeğe muhtaçtır; bu ise ancak konuşmalar, münakaşalar, şakalarla olur. Hatta o heyecanlar, ağız dalaşları içinde oynanan kağıt, tavla oyunlarına da pek hor bakmamak lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;... Eski zaman erkekleri, kahvede birbirleriyle dertleşeek yahut çatışacak yerde bayanlar, analar, büyük analar, süt ahret vesaire anaları arasında melekane ile sohbetleriyle gecelerini geçirseydiler zihnen daha mı çok açılacaklardı? Meşhur bir fıkrada denildiği gibi insan varsın biraz dedici koducu, terbiyesiz olsun da aptal olmasın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bunlar ilk kitabından Anadolu Notları'nın. İkincisinde tekrar bir kahve bahsi açılıyor ve Reşat Nuri Güntekin, kahveyi, yani kahvehaneyi, oranın sıcaklığını sosyetenin toplantılarına tercih ettiğini anlatıyor. &amp;nbsp;Yine de konumuz bu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial; font-size: small;"&gt;Kitaba dair tafsilat için &lt;a href="http://benbazenokuyorum.blogspot.com/2010/08/anadolu-notlar-resat-nuri-guntekin.html"&gt;buraya&lt;/a&gt; bakabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2573907997920118510?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2573907997920118510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2573907997920118510&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2573907997920118510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2573907997920118510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/ac-bir-gercekle-burun-buruna-gelmek.html' title='Acı bir gerçekle burun buruna gelmek'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8455337587663878563</id><published>2010-08-18T00:25:00.000+03:00</published><updated>2010-08-18T00:25:52.333+03:00</updated><title type='text'>Haddimizi bilmek, hem de ayn-el yakin ile</title><content type='html'>"Bu ne cür'et!" diyorum içimden. Ben utanıyorum, ne yapacağımı bilemiyorum da ondan içimden diyorum. Onlar çok rahat. Karşıma geçip fotoğrafımı çeken, arkamda duran ablasına gösteren adam mesela.&lt;br /&gt;Kulaklığım olmasına güvenip, benim güzel olup olmadığımı tartışmaları mesela.&lt;br /&gt;Başka bir adamın, yanında kendisinden yaklaşık yirmi yaş küçük kadına bir ahtapot gibi sarılıp, ağzından akan sularla bakarken başka konu bulamayıp, benim kıyafetlerim hakkında yorum yapması mesela.&lt;br /&gt;"Akşam akşam nereye gidiyorsun?" ve "Gece vakti nereden geliyorsun?" dışında cümleleri nadiren kuran komşular mesela.&lt;br /&gt;Hiç kimse çekinmiyor. Utanmıyor. Duymuyormuş gibi davranmak zorunda kalan hep ben oluyorum. Söylesenize kuzum, ne oluyor?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8455337587663878563?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8455337587663878563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8455337587663878563&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8455337587663878563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8455337587663878563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/haddimizi-bilmek-hem-de-ayn-el-yakin.html' title='Haddimizi bilmek, hem de ayn-el yakin ile'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-1273341987936294821</id><published>2010-08-15T23:22:00.000+03:00</published><updated>2010-08-15T23:22:22.729+03:00</updated><title type='text'>"Nen var, niçin susuyorsun?"</title><content type='html'>&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;"Felaketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Anneler anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur: Çocuklarının felaketini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıstıraplarını çocuklarına fazlasiyle iade ederler; böylece keder, anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Kırlara çıktım.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Şehir bana kendini unutturacak kadar geride kaldı."&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Bu sayfaları okuduktan sonra mutfağa gidiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;"Bu tencereleri senin için almıştım. Gelince İzmir'e yerleşeceksin diye, evin için. Bir de yemek takımı alacaktım. İyi ki almamışım."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-1273341987936294821?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/1273341987936294821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=1273341987936294821&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1273341987936294821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/1273341987936294821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/nen-var-nicin-susuyorsun.html' title='&quot;Nen var, niçin susuyorsun?&quot;'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3648221095369000392</id><published>2010-08-13T01:32:00.000+03:00</published><updated>2010-08-13T01:32:28.304+03:00</updated><title type='text'>Şurada bir ışık gördüm sanki</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Sanki sular kesiliyor. Kesilmiyor da çekiliyor. Tek tek musluklardan, depolardan sonra da barajlardan. Öyle bir kuruluk. Öyle bir susuzluk. Gözümüzün feri sönüyor. Bilmiyoruz ki feneri nerede söndürdük. Aradım; ama bulamadım. Öyle karanlık. Feneri bile bulamıyorum.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Sular çekildi dedim ya. Bazen damarlarından kanı da çekiliyor insanın. Ayaklardan başlıyormuş, öyle diyorlar. Ayaklarıma bakıyorum. Daha başlamamış.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Gökyüzüne bakıyorum. Evet, başlamış.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TGR2Sarv2bI/AAAAAAAAAek/P31mzl1Swfo/s1600/DSC01953.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TGR2Sarv2bI/AAAAAAAAAek/P31mzl1Swfo/s320/DSC01953.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3648221095369000392?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3648221095369000392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3648221095369000392&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3648221095369000392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3648221095369000392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/surada-bir-sk-gordum-sanki.html' title='Şurada bir ışık gördüm sanki'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/TGR2Sarv2bI/AAAAAAAAAek/P31mzl1Swfo/s72-c/DSC01953.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3780874547137036062</id><published>2010-08-11T23:13:00.001+03:00</published><updated>2010-08-11T23:20:32.409+03:00</updated><title type='text'>"emosun işte emooo"*</title><content type='html'>Önce, unutulabilecek her şey evde unutulmalıdır. İlk kuralı budur şaşkınlığın. O kadar ki iş görüşmesine elinizde bir "özgeçmiş" olmadan gidersiniz. Akbilinizdeki son parayla trene biner ve birden cüzdanınızı almadığını anlarsınız. Geri dönersiniz tabii. Başka ne yapacaksınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaşıma geldim, hala ben işleri geciktirdikçe zamanın daha yavaş ilerlediğini düşünüyorum. Hatta ilerlemeyeceğini ve olacakların asla gerçeğe dönüşmeyeceğini. Otobüs gelmese, diyordum; gidip o haberi almayacağım. Tren gelmese, dedim; insanlardan gidip bir şey istemek zorunda kalmayacağım. Bir şey derken işi kastediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıya eşlik etmek istiyorum. Bazı kadınlar yüzüme bakıyor gözlerini hiç ayırmadan. Anlamıyorum. Benden umudu kesip başkalarına bakıyorlar ve onları kaldırıp yerine oturuyorlar. Şimdi anlıyorum. Birinin bana bakması demek benden bir şey istemesi demek. Üstelik hiç çekinmeden. Hakkını elinden almışım gibi belki. Oturmasam bana bakmazdı öyle, diyorum. Onu bir şey istemekten, kendimi vermemekten kurtarırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıya elbet eşlik ediyorum. Artık az kişi var hem trende. Converse ayakkabılarda, sadece internet sitesinden kendi ayakkabını yaptığında kullanılabilecek bir renk vardı. Çok güzeldi. Arkasına soyadımı yazdıracak kadar da ergen olduğuma göre yaptırmalıydım. O renkten başka birinde göreceğimi hiç düşünmezdim. Sanırım yirmi yaşında olan bu çocuğu ikinci kez görüyordum. Ayaklarımla tempo tutarken kıpırdayan dudaklarıma bakıp gülmüştü. Ben de ayakkabılarına bakıp güldüm. Yine de bir şey diyemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sürü insanla görüştüm. Aynı şeyleri söyledim hepsine. Yüzüme yapışıp kalan o sırıtma nasıl yordu beni bilseniz. Bir de hep tetikte olma. Ben alışık değilim buna. Çalışmaya alışık olmadığım kadar. Şimdi tedirgin bir merakla yarını bekliyorum. İlk iş günümde kaçabilecek olmam beni korkutuyor. Sanırım artık bir yerden başlamam gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kes ağlanmayı şikayetlerinden sonra bir de &lt;a href="http://mehmethayrizan.blogspot.com/"&gt;no drama pls&lt;/a&gt; isteği geldi. Başlık tam olarak beni anlatıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3780874547137036062?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3780874547137036062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3780874547137036062&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3780874547137036062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3780874547137036062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/emosun-iste-emooo.html' title='&quot;emosun işte emooo&quot;*'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-2788671755073315786</id><published>2010-08-10T05:06:00.000+03:00</published><updated>2010-08-10T05:06:01.567+03:00</updated><title type='text'>Hem uyurum hem rüya görürüm</title><content type='html'>Her şeyi bırakıp gitmek... En sevdiğim yemek sofrada iken benim kalkmak zorunda kalmam gibi. Tadına bakmışım bir lokma almışım da ne bileyim belki misafir gelmiş, bir şeyler olmuş bırakıp kalkmışım gibi. Hem de yemeği ben yapmışım gibi. Evde hiçbir şey yokmuş, önce alışveriş yapmışım, sonra saatlerce ocak başında durmuşum, yorulmuşum gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnım aç. Beni sofradan kaldıranlara kızgınım. Yorulmuşum çok, dinlenmek istiyorum. Dönüp, o sofranın başına oturmak istiyorum. Bırakıp geldiğim yere dönmek istiyorum. Bırakıp geldiğim hayata. Şimdi ellerimde tuttuğum, muvakkaten buradaymış hissini veriyor. Acele ediyorum geri döneceğim diye. Çok acele ettim gelirken, şimdi hevesle döneceğim diye. Yarım bıraktığım tüm işleri bitireceğim diye. Hoşçakal diyemediğim insanları göreceğim diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplarım, bir bodrum katınca plastik bir kutunun içinde. Yerlerini bilmek güven veriyor. Onca hayali nereye koydum şimdi hiç bilmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-2788671755073315786?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/2788671755073315786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=2788671755073315786&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2788671755073315786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/2788671755073315786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/hem-uyurum-hem-ruya-gorurum.html' title='Hem uyurum hem rüya görürüm'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-5239574151356069646</id><published>2010-08-07T03:57:00.000+03:00</published><updated>2010-08-07T03:57:47.702+03:00</updated><title type='text'>Sevgi ölçme aracı olarak pırlanta</title><content type='html'>Evlenmek istediğini söyleyenlere, arabası-evi var mı diye soruluyor. Evlenmeye de gerek yok aslında. Ne zaman birileri, birilerinden bahsetse yakışıklı mı/güzel mi ve zengin mi diye geliyor ilk sorular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar birbirlerine kocalarının aldıkları yüzükleri, kolyeleri gösteriyor. Kocalar, çeşitli yıl dönümlerinde ve kadınlar üzüldüklerinde, kızdıklarında alıyorlar bu hediyeleri. Ankara'dan İstanbul'a taşınma hediyesi pırlanta yüzük mesela. Bir başka kadın, o yüzüğü kendi kocasına gösteriyor. Çok ucuzmuş. Üç bin dolarcık. O da hak ediyormuş, iyi bir eşmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, sadece tek taşlısını biliyordum. Bir de üçlüsü, beşlisi, tam turu varmış. Elmas için yapılanlar bir yana sevginin, ilginin böyle ölçülmesini anlayamıyorum. Mesela bu reklam:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="385" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/g0CFuHabBbc&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/g0CFuHabBbc&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce de korkunç değil mi? Üzülmüyor musunuz siz de?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-5239574151356069646?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/5239574151356069646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=5239574151356069646&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5239574151356069646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/5239574151356069646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/sevgi-olcme-arac-olarak-prlanta.html' title='Sevgi ölçme aracı olarak pırlanta'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-7168341040463464706</id><published>2010-08-04T03:28:00.000+03:00</published><updated>2010-08-04T03:28:33.738+03:00</updated><title type='text'>Sibel Arna'nın çocuklarının dadısı gibiyim</title><content type='html'>Altıncı yaşına girmesine az kalan yeğenim, doğum gününden bir gün önce teknede bir parti yapılmasını istiyor. Adı "Mavi Gece" olacakmış. Hem denizde olunacağı için hem de herkesin mavi giymesini istediği için. Doğum günü ise adını hatırlamadığım bir otelde kutlanmalıymış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cümlelere sadece ben üzüldüm. Herkes gülümserken şöyle diyenler oldu: "Bu yaşta bu vizyon, tebrikler!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-7168341040463464706?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/7168341040463464706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=7168341040463464706&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7168341040463464706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/7168341040463464706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/08/sibel-arnann-cocuklarnn-dads-gibiyim.html' title='Sibel Arna&apos;nın çocuklarının dadısı gibiyim'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8486026798484617454</id><published>2010-07-30T16:49:00.000+03:00</published><updated>2010-07-30T16:49:20.112+03:00</updated><title type='text'>Bir pişirimlik fasulye</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;F&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;asulyenin iki saat kaynatılıp pişmediğinden yakınan bir sürü kadın var. Bu bir insanlık problemi resmen. Ne için bir yerde duruyor, bekliyor olsam, kadınların pişmeyen fasulye, barbunya yakınmalarını dinliyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de simsiyah saçlarını sarıya boyayan kadınlar var, diplerini asla gizleyemeyen. Onları şöyle görüyorum genelde: Parlak kıyafetlerinin altına pullu ayakkabı giyen bu kadınların boyu da uzun oluyor. Yanlarında da kısa boylu ve muhakkak altın kolyeli, altın saatli adamlar oluyor. Bu adamların ağzından neredeyse sular akıyor. Kadınlar kahkaha attıkça adamların çehresi değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de dolmuşta telefonda konuşurken dinlediğim kız var:&lt;br /&gt;-Parası var mı parası?&lt;br /&gt;-...&lt;br /&gt;-Geçindirecek kadar olsun yeter canım. Arabası, evi olsun tabii. Var mı?&lt;br /&gt;-...&lt;br /&gt;-Hee. İyi.&lt;br /&gt;-...&lt;br /&gt;-Hiç içmiyorsa o da kötü. İnsan başka şeyler düşünüyor. Neden hiç içmez ki insan?&lt;br /&gt;-...&lt;br /&gt;-Politik görüşü ne?&lt;br /&gt;-...&lt;br /&gt;-Ne olduğu önemli değil de iktidarcı olmasın yeter. Onun için sordum ben. Yoksa önemli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8486026798484617454?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8486026798484617454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8486026798484617454&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8486026798484617454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8486026798484617454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/07/bir-pisirimlik-fasulye.html' title='Bir pişirimlik fasulye'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-158729356184690466</id><published>2010-07-30T00:54:00.000+03:00</published><updated>2010-07-30T00:54:07.105+03:00</updated><title type='text'>Burası kimin evi?</title><content type='html'>Sekiz yıldır ailemden ayrıyım. Ayrıydım. Her şey ne güzel böyle iken. Özlüyorsunuz, özleniyorsunuz. Anneniz en sevdiğiniz yemekleri yapıyor, börekler açıyor. Bunu biliyorsunuzdur, bir çoğunuz en azından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, yirmi altı yaşında iken hem de az değil, eliniz boş dönüyorsunuz eve. Boş dediğim, iyi bir şey getirmiyorsunuz. Yoksa önünüzü göremeyeceğiniz kadar yüklüsünüz. Birden her şey değişiyor. Geldiğiniz yerin kendi eviniz olmadığı çok açık. Anneniz bunu net bir şekilde söylüyor. Bunu bilmiyorsunuzdur. Benim anlattıklarım dışında bilmeyin de zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneler çocuklarını sever. Ne olursa olsun. Bu bilgiyi bir köşede tutmak işe yarıyor bazen. Çıkarıp bakıyorum. Sabah, sevdiğim o biberli şeyden yaparken bunun üstüne ekliyorum mesela. Sonra, ne olduğu mühim olmayan bir şeyle başlayıp canımı acıttığında kıyamıyorum silmeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlıyorum da onu. İkimiz de onun kızına çok kızgınız mesela. Ben daha insaflıyım. Elimden bir şey gelmediği çok açık. Bu biraz hafifletiyor. Annem ise bunu bilmiyor. Görmüyor diyelim ya da. Benim o çok sevdiğim dondurmayı neden elimden bıraktığımı anlamıyor. Soruyor, soruyor. Onun sözleriyle birlikte boğazımdan geçmediğini görmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneler çocuklarını sever; ama üzebilir. Çocuklarının onları üzdüğü kadar bile olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-158729356184690466?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/158729356184690466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=158729356184690466&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/158729356184690466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/158729356184690466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/07/buras-kimin-evi.html' title='Burası kimin evi?'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-3229987995495108387</id><published>2010-07-23T16:47:00.000+03:00</published><updated>2010-07-23T16:47:46.429+03:00</updated><title type='text'>Türkiye'yi özledin mi?</title><content type='html'>Yoo. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle deyince çok tepki alıyorum. Vatanı satmış oluyorum. Boston'dan istemeden ayrılmama sebep olan o olaya kadar özlemiştim oysa. Ailemi, kebabı falan. Bilirsiniz.&amp;nbsp;Hiç başka bir yerde yaşamayıp da "Türkiye cennet, cennet!" vaazları verenleri de bilirsiniz. "Ay ben buraların insanı değilim." tiplerini de bilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllar Amerika'da yaşayanlar Almanya'daki Türkler gibi davranmaya başlıyor. Memleketim de memleketim diye dillerinden düşürmüyorlar. M., yedi yıldır oradaydı ve daha iki yılı vardı. Yüzüne gülenlerden çok sıkılmıştı. Aslında neler düşündüklerini, konuştuklarını biliyorduç&lt;br /&gt;G. de öyle. O, yirmi dört yılını geçirmişti burada. Amerikalı kocasını ikna etmeye çalışıyordu dönmek için. On sekiz yıldır aynı evde oturup da sadece bir komşusuyla görüşüyor olmasından şikayetçi idi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ise o noktaya gelmemiştim henüz. Hem gelenler, gidenler olsa da hep arkadaşlarım vardı. Bunlar bir yana, kendi isteğimle dönmüyordum. Dönmek istemiyordum. Henüz değil. Türkiye cennet vatan, demiyordum. Kendimi buradan ayrı tutan beyaz Türklerden de değildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz yine de her dakika bana burayı neden özlememem gerektiğini hatırlatmak zorunda&amp;nbsp;değilsiniz bence. İki gün oldu daha. Biraz rahat bıraksanız, biraz nefes alsam. Bir de üstüne soruyorsunuz ya, komik oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-3229987995495108387?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/3229987995495108387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=3229987995495108387&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3229987995495108387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/3229987995495108387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/07/turkiyeyi-ozledin-mi.html' title='Türkiye&apos;yi özledin mi?'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7195405513753887379.post-8585267247234005568</id><published>2010-07-23T16:08:00.000+03:00</published><updated>2010-07-23T16:08:43.587+03:00</updated><title type='text'>Meraklı insanlar</title><content type='html'>Arkadaşımın iş yerindeyim. Türkiye gözlemlerime buradan devam etmekteyim.&amp;nbsp; Boston'dan iki arkadaşımın yanına geldim buraya. Hem de evden sadece arkadaşıma PSP vermek üzere, uyanır uyanmaz ve en paspal halimle çıkmışken. Türkiye'de yapmazdım böyle şeyler. Paçalarım da kıvrık hala üstelik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar merakla bakıyorlar. Nerede bir kadın ve bir erkek konuşsa meraklı bakışlar yoğunlaşıyor. İki arkadaşım ellerinde PSP uğraşıyorlardı. Biri kadın biri erkek olduğu için ve yakın durdukları için&amp;nbsp;koridordan geçen iki adam "Ne yapıyorlar bunlar?" deyip, birkaç adım geri atıp tekrar baktılar. "Hee, hesap kitapmış." deyip gittiler sonra. Benim de neden burada olduğumu fena halde merak ettiklerimi görebiliyorum. Koridordan geçerken kafasını çevirip de her defasında bakıyor hepsi. Her biriyle en az beşer kez göz göze geldim. Merakları geçmedi. Bizim mahalle gibi işte her yer. Bizim meraklı komşulardan farklı değiller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunalıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7195405513753887379-8585267247234005568?l=seyyarat.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyyarat.blogspot.com/feeds/8585267247234005568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7195405513753887379&amp;postID=8585267247234005568&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8585267247234005568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7195405513753887379/posts/default/8585267247234005568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyyarat.blogspot.com/2010/07/merakl-insanlar.html' title='Meraklı insanlar'/><author><name>seyyarat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02269173430210683002</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_X3QSGKqkMuA/S1VHX72wVoI/AAAAAAAAAQQ/MgJGj-1egAk/S220/DSC01329..JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
